TES-İŞ Sendikası Antalya Şube Başkanı Abdullah Kayser, Orta Doğu’da son dönemde artan gerilim ve çatışma riskine ilişkin yazılı bir açıklama yaptı. Bölgedeki gelişmelerin yalnızca Orta Doğu’yu değil tüm dünyayı etkileyen bir noktaya geldiğini belirten Kayser, savaşların ve çatışmaların insanlık adına büyük bir yıkıma yol açtığını ifade ederek barışın ve dayanışmanın önemine dikkat çekti.

Savaşlar bölgesel istikrarı tehdit ediyor

Ortadoğu’da özellikle İran’a yönelik gerçekleştirilen saldırıların bölgede zaten kırılgan olan barış ve istikrar ortamını daha da tehlikeli bir noktaya sürüklediğini vurgulayan Kayser, her geçen gün büyüyen savaş ve çatışma riskinin bölge ülkelerini doğrudan etkilediğini söyledi. Kayser, bu gerilimin yalnızca bölgesel değil küresel ölçekte de ciddi sonuçlar doğurabileceğine dikkat çekti.

Gazipaşa'da VOR krizi: Hukuk mücadelesi başlattılar
Gazipaşa'da VOR krizi: Hukuk mücadelesi başlattılar
İçeriği Görüntüle

Savaşların en ağır bedelini siviller ödüyor

Savaş ve çatışmaların en büyük bedelini her zaman masum sivillerin ödediğini belirten Kayser, özellikle kadınlar ve çocukların hedef alınmasının insanlık vicdanını derinden yaraladığını dile getirdi. Kayser açıklamasında, nerede ve kim tarafından yapılırsa yapılsın sivillere yönelik saldırıları en güçlü şekilde kınadıklarını ifade etti.

‘Ortadoğu’yu kana bulayanları kınıyoruz’

TES-İŞ Antalya Şube Başkanı Abdullah Kayser, siyasi ve ekonomik çıkarlar uğruna bölgeyi savaşın içine sürükleyen tüm güçleri eleştirerek, “Kadınları, çocukları ve masum sivilleri katledenleri; siyasi ve ekonomik çıkarları uğruna Orta Doğu’yu kana bulayan İsrail ve ABD’yi en güçlü şekilde kınıyoruz. Savaşları, çatışmaları ve şiddeti teşvik eden ve yaşanan katliamlara sessiz kalan herkes bu acıların sorumluluğunu taşımaktadır” ifadelerini kullandı.

‘Savaşlar emeğin kazanımlarını da yok ediyor’

Bombaların yalnızca şehirleri değil insanların umutlarını ve geleceklerini de yok ettiğini vurgulayan Kayser, savaşların ekonomik ve sosyal hayatı da büyük ölçüde tahrip ettiğini söyledi. Yıkılan şehirlerle birlikte işyerlerinin, fabrikaların ve üretim alanlarının da ortadan kalktığını ifade eden Kayser, yıllar süren emekle kazanılan ekonomik ve sendikal hakların da savaş ortamında yok edildiğini belirtti.

‘Sorunların çözümü savaş değil diplomasi’

Savaşların ve askeri müdahalelerin hiçbir sorunu çözmediğini dile getiren Kayser, aksine halkların acılarını ve düşmanlıkları büyüttüğünü ifade etti. Uluslararası ilişkilerde savaş yerine barışın, çatışma yerine diyalog ve diplomasinin hâkim olması gerektiğini belirten Kayser, kalıcı çözümün ancak barışçıl yollarla sağlanabileceğini söyledi.

Atatürk’ün barış ilkesi

Açıklamasında Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün “Yurtta sulh, cihanda sulh” ilkesine de değinen Kayser, bu anlayışın bugün de hem bölgesel hem de küresel barış için en güçlü rehberlerden biri olduğunu ifade etti. Kayser, bu ilkenin yalnızca bir dış politika yaklaşımı değil aynı zamanda halkların huzur içinde yaşayabilmesi için evrensel bir barış çağrısı olduğunu söyledi.

‘Türkiye’nin diplomasi çabaları destekleniyor’

Türkiye’nin uluslararası krizlerde sağduyulu bir yaklaşım sergilediğini belirten Kayser, gerilimi artıran adımlar yerine diplomasi ve barışçıl çözümlerin ön plana çıkarılmasının büyük önem taşıdığını ifade etti. Türkiye’nin farklı coğrafyalarda barışın tesisi için yürüttüğü diplomatik girişimleri desteklediklerini dile getiren Kayser, bu çabaların bölgesel istikrar açısından hayati olduğunu vurguladı.

Muhabir: Esra ALTUNKES