Bugün..
Bizim cenaha biraz girmek istiyorum..
Bazı gelişmeler, benim de bazı hatırlatmalar yapmamı gerekli kılıyor..
?
Duyuyorsunuz..
Hurşit Güneş ve Süheyl Batum un ardından..
CHP nin genel kurulunda Parti Meclisi ne seçilen bir köşe yazarı daha gazetedeki yazılarına son verdi..
Evet..
Akşam yazarı Hüseyin Yıldız da artık gazetede yazı yazmayacak..
Mesleğimizin etiği de, işimizin ahlakı da bunu gerektirir zaten..
?
Genelde bu etik ve ahlak anlayışa sahip gazetecileri veya yazarları çokça görüyoruz..
Bu sadece Antalya?da olmuyor nedense..
Bir köşe kapan..
Veya o köşenin sahibi olan..
Çalakalem devam ediyor yazmaya..
Oysa..
Bırakın bir partinin yetkili bir kurulunda görev almayı..
Hatta meclis üyesi seçilmeyi..
Bir siyasi partinin ?resmen? üyesi olmak bile, bir gazete ile ilişkinin kesilmesini gerektirir..
?
Niye?
Anlatayım..
İşi ağırlıklı olarak toplumu izlemek olan gazetecilerin politikayla ilgilenmesinde şaşılacak yan yok..
Ama..
Kim olursa olsun..
Bir partinin üyesi olduğu andan itibaren, artık ?parti disiplini?ne uymak zorundadır..
Asli görevi topluma tarafsız bilgi vermek olan gazeteci, üyesi olduğu partinin görüşleri dışına çıkamaz..
Görüş bildiremez..
Yorum yapamaz..
Kendi partisinin yanlışını eleştiremez..
Yani..
?Gazeteci? özelliğini yitirir..
?
Peki..
Siyasi partilerin ?fanatik? yanlısı olan gazetecilere ne demeli?
Bakın, bu ?sapla-saman? gibidir..
Birbirine karıştırmayın..
Taraftar olmak, ?bağlayıcı? değildir..
İstediği anda döner gider, bir şey de kaybetmez..
Ama..
Üye olmak, ?bağlayıcı?dır..
Dönmek istediğinde (meclis üyeliği, yetkili kurul üyeliği, parti üyeliği gibi) kaybedecekleri vardır..
?
Burada, Akşam?ın genel yayın müdürü İsmail Küçükkaya?ya biraz kulak verelim istiyorum..
Aynı konuda o da şunları söylüyor:
?Türk siyaset ve devlet hayatının en kritik dönem lerinden birine girildi ve bu olağanüstülük havası kendini ilk önce medyadaki bölünmüşlükte hissettirmeye başladı..
Gündemde siyasetteki yenilenme kadar gazetecilikteki yandaşlık-sırdaşlık-yoldaşlık etiketlenmesinin izleri belirginleşiyor..
Mesleğimizin saygınlığı ve çalıştığımız kurumların itibarı söz konusu olduğu için elbette bize düşen sorumluluklar var..
Şu anda medya kompozisyonuna baktığımızda AKP iktidardan gitsin diye çalışan gazeteciler olduğu gibi, Mutlaka iktidarda AK Parti kalmalı diye çabalayan meslektaşlar da görüyoruz..
Gönül verdikleri senaryonun dışındaki gelişmeler için her iki kesim panik yaşıyor..
Çünkü zihinsel angajman içindeler..
Gelişmeleri okumaya çalışmak yerine kendi gönlünden geçeni haber ve yorum olarak halka empoze etme çabasındalar..
O halde sorumlulukta aslan payı gazetecilerindir..
Gazeteci..
Eleştiri gücünü yitirdiği sürece en büyük zararı desteklediği siyasi düşünce ve yapıya verir..
Halk gözünde inandırıcılığını yitirdiği gibi mesleğine karşı körlük yaşar..
Kitlelerle kurduğu ilişki, üzerine yapışan etiket nedeniyle sakatlanır..?
?
Sevgili İsmail ne güzel anlatmış değil mi?
Biz anlatıyoruz da..
Anlamayanlar var..
Ya kafaları basmıyor..
Ya da ?çıkar?ları anlamalarına engel oluyor..
Olsun..
Biz bir kez daha durumu siyasetçilere de, meslektaşlarımıza da bir hatırlatalım dedim..
?
İyi haftasonları diliyorum..
Antalya
Güncel
Asayiş
İlçeler
Özel
Çevre
Bölge
Sevgili İsmail ne güzel anlatmış..
Ali Tongülüs
Yorumlar
Trend Haberler
Hatice Öz’den güçlü mesaj: Antalya’nın hakkı güçlü ATSO
Bursaspor’dan Rey Manaj bombası! Anlaşma çok yakın
Bülent Korkmaz’dan Mardin yenilgisi sonrası öz eleştiri: Mağlubiyeti hak ettik
İl içi tayinlerde takvim tepkisi
YKS tercih sonuçları ne zaman açıklanacak?
Antalya trafiğine nefes: Uncalı ve Kocayatak tamamlandı, sıra Duraliler’de