Termometrelerin rekor seviyelere ulaştığı yaz aylarında, insan vücudu iç dengesini koruyabilmek için olağanüstü bir çaba harcıyor. Artan hava sıcaklıklarıyla birlikte hızlanan terleme mekanizması, sadece su kaybına değil, aynı zamanda vücut için vazgeçilmez olan minerallerin de tükenmesine yol açıyor. Uzmanlar, bu dönemde su içmenin basit bir alışkanlığın ötesinde, vücudun savunma mekanizmasını ayakta tutan hayati bir kalkan olduğunun altını çiziyor. Yüksek sıcaklıklar karşısında vücudun serinleme çabası, gerekli sıvı takviyesi yapılmadığında tıpta dehidrasyon olarak bilinen tehlikeli tabloyu ortaya çıkarabiliyor. Kaybolan sıvının zamanında yerine konmaması durumunda; kronik baş ağrıları, derin bir halsizlik, odaklanma sorunları, ciltte hızlanan kuruluk, sindirim sisteminde yavaşlama ve koyu renkli idrar gibi metabolik sinyaller baş gösteriyor.

Hayati bir kalkan

Su; terleme yoluyla vücut ısısının dengelenmesini sağlarken, beyin, kalp ve böbrekler gibi hayati organların kusursuz çalışması için de birincil şart. Özellikle böbreklerin zararlı toksinleri süzerek vücuttan uzaklaştırması doğrudan yeterli hidrasyona bağlı. Yaz güneşinin zararlı etkilerine karşı cildin esnekliğini koruması ve metabolizmanın hızlı çalışması da yine su tüketimiyle doğrudan ilişkili. Dahası, beyin bazen susuzluk sinyallerini açlık olarak algılayabildiği için düzenli su içmek gereksiz kalori alımının da önüne geçiyor.

Güne dengeli yayın

Uzmanlar, yaz aylarında sağlıklı kalabilmek adına şu pratik adımların atılmasını öneriyor: “Susama hissinin gelmesi kesinlikle beklenmemeli, su tüketimi günün bütününe dengeli bir şekilde yayılmalıdır. Yetişkin bir bireyin yaz döneminde ortalama 2.5 ila 3 litre su tüketmesi şarttır ve bu miktar fiziksel aktiviteye göre artırılmalıdır. Çay ve kahve gibi kafeinli içecekler asla suyun yerini tutmaz; aksine idrar söktürücü etkileriyle vücuttaki su kaybını hızlandırabilir. Sade su tüketmekte zorlanan kişiler, suyun içine limon dilimleri, taze nane yaprakları veya salatalık ilave ederek içimi kolaylaştırabilir. Karpuz, kavun, salatalık ve domates gibi su oranı yüksek gıdalar beslenme düzenine eklenerek sıvı ihtiyacı güçlü bir şekilde desteklenebilir.”

Akdeniz Üniversitesi, 2. İletişim Şurası'nda yerel medya çalışmalarına katkı sundu
Akdeniz Üniversitesi, 2. İletişim Şurası'nda yerel medya çalışmalarına katkı sundu
İçeriği Görüntüle

Muhabir: Serpil METİN