Samsun’un Terme ilçesinde yaşayan 58 yaşındaki Abdullah Aslan’a, aynı kentte ikamet eden ve görüşmediği kızının borçları nedeniyle tebligat geldi. İcra ve İflas Kanunu’nun 89. maddesinin 1. fıkrasını ifade eden 89/1 ve 89/2 tebligatlar muhtardan kendisine ulaşmayan Aslan, aldığı 3’üncü tebligatı ise sinirlenerek yırtıp attı. Bu tebligatlara itiraz etmediği için kızının borçlarından sorumlu tutulan Abdullah Aslan’ın hesaplarındaki paralara ve mal varlığına bloke konuldu.

Kazada şehit olan uzman çavuş, son yolculuğuna uğurlandı
Kazada şehit olan uzman çavuş, son yolculuğuna uğurlandı
İçeriği Görüntüle

"Blokelerimin kaldırılmasını ve mağduriyetimin giderilmesini talep ediyorum"

Yaşadığı mağduriyeti anlatan baba Aslan, "Borç kızımın borcu, benim olsa öderim. 15 Haziran’da arsadaki hissemi yeğenime sattım ve o parayla evimin çatısını yaptırmayı planladım. Zaten yüzde 70 engelliyim, her gün 4 saat makineye bağlı yaşıyorum, aksi halde yoğun bakıma düşüyorum. Bana birkaç kez tebligat geldi ancak kızımla uzun süredir görüşmüyorum, gelen evraklara da bu nedenle yanıt vermedim. 17 Haziran’da bankaya gittiğimde hesabıma bloke konulduğunu öğrendim, şoke oldum, cinnet geçirdim. Avukatlarla görüşmeye çalıştık ama anlaşma sağlanamadı, kızımın borcunu ödemeden blokenin kalkmayacağını söylediler. Benim borcum olsa öderim ama bu borç bana ait değil. Kızımın adresi ve iş yeri belli, oradan tahsil edilsin. Ben sadece sesimi duyurmak istiyorum, benim TC kimlik numaram bana aittir, kimseye ait değildir. Böyle bir işlemi kabul etmiyorum, blokelerimin kaldırılmasını ve mağduriyetimin giderilmesini talep ediyorum" dedi.

"Borç benim borcum, babamın değil"

Kendi borçlarının babasına gitmesinin yanlış olduğunu ifade eden 29 yaşındaki Zübeyde Aslan ise, "Kendi borçlarım nedeniyle babamın mağdur edilmesi yanlış. Bankada bir borcum var, yetkili avukat beni arayıp ödeme talep etti, ben de çalıştığımı ve maaşımdan kesinti yapılabileceğini söyledim. Buna rağmen ailemin evine hacze gidildi, babam kısa süre önce arsa satmıştı ve o parayla Terme’deki evinin çatısını yaptıracaktı ancak babamın hesabına tedbir konuldu. Babam engelli, ilkokul mezunu, annem okuryazar değil. Borçlarım nedeniyle ailemle aram açıktı ve görüşmüyorduk, bu yüzden babama gelen tebligatlarla ilgilenilmedi. Babama 89/1, 89/2 ve 89/3 tebligatları gönderilmiş, sonuncusunda durumdan haberdar olduk. Bu süreçte tüm hesaplara ve mal varlıklarına bloke konuldu. Babamın kişisel verilerine nasıl ulaşıldı, Kişisel Verilerin Korunması Kanunu var, biz de adli mercilere başvurduk. Borç benim borcum, bunu kabul ediyorum ama bu borç aileme nasıl yüklenir? İnsanlar okuryazar değil, köyde yaşıyor diye bunun üzerinden işlem mi yapılıyor?" ifadelerini kullandı.

"İtiraz etmezseniz borç sizin sayılır"

Olayın hukuki boyutunu değerlendiren Avukat Haluk Köksoy ise, İcra ve İflas Kanunu’nun (İİK) 89. maddesine dikkat çekti. Normal şartlarda kimsenin başkasının borcundan sorumlu olmadığını belirten Köksoy, resmi tebligatların asla ihmal edilmemesi gerektiğinin altını çizdi. Avukat Köksoy, sürecin işleyişini şu sözlerle özetledi:

"Alacaklı taraf, borçlunun üçüncü bir kişide alacağı olduğunu iddia ederse, icra müdürlüğü o üçüncü kişiye ’89/1 birinci haciz ihbarnamesi gönderir. Bu ihbarnameyi alan kişi, eğer borçluya bir borcu yoksa 7 gün içinde itiraz etmek zorundadır. ’Nasıl olsa benim borcum değil’ mantığıyla bu evraklar dikkate alınmaz veya yırtılıp atılırsa, hukuk o borcun sizde olduğunu varsayar. İkinci ihbarda da süreç aynıdır. Üçüncü ihbarnameden sonra ise doğrudan itiraz hakkı biter ve kişinin kurtulmak için 15 gün içinde mahkemede ’menfi tespit davası’ açması gerekir. Eğer bu da yapılmazsa, asıl borçlu siz olmasanız bile o borcu ödemek zorunda kalırsınız."

"Akraba olma zorunluluğu yok, herkese gelebilir"

Bu uygulamanın sadece aile bireylerini kapsamadığını belirten Köksoy, "Bu ihbarname borçlunun ticaret yaptığı bir ortağına, çalıştığı iş yerine veya herhangi bir üçüncü şahsa da gönderilebilir. Vatandaşlarımızın e-Devlet üzerinden adlarına açılmış bir icra dosyası olup olmadığını düzenli olarak kontrol etmesi ve muhtara bırakılan tebligatları mutlaka takip etmesi hayati önem taşımaktadır" uyarısında bulundu.

Kaynak: İHA