Türkiye İşçi Parti’li (TİP) kadınlar, tarafından yapılan yazılı açıklamada, belediyelerin yalnızca altyapı, ulaşım ve çevre hizmetleri sunan kurumlar olmadığı belirtilerek, kadınların, çocukların ve toplumun kırılgan kesimlerinin güvenliğini ve eşitliğini gözeten sosyal politikaların da belediyelerin sorumluluğunda olduğu ifade edildi. Açıklamada, Antalya Büyükşehir Belediyesi ve Gençlik Merkezi bünyesinde bulunan ya da çalışan kadınların çalışma koşulları ile karşı karşıya kaldıkları öne sürülen taciz ve mağduriyet iddialarının yaklaşık iki yıldır takip edildiği belirtildi. Açıklamanın tamamında şu ifadelere yer verildi: “Büyükşehir Belediyesi’ne çağrımızdır! Belediyelerin görevi yalnızca yol yapmak, park düzenlemek ya da altyapı hizmeti sunmak değildir. Belediyeler aynı zamanda kadınların, çocukların ve toplumun en kırılgan kesimlerinin güvenliğini, eşitliğini ve yaşam hakkını önceleyen sosyal politikalar üretmekle yükümlüdür.”
‘İki yıldır takip ediyoruz’
“Türkiye İşçi Partili kadınlar olarak, Antalya Büyükşehir Belediyesi ve Gençlik Merkezi bünyesinde bulunan ya da çalışan kadınların güvenliğini, çalışma hayatında karşı karşıya kaldıkları taciz ve mağduriyet iddialarını iki yıldır takip ediyoruz. Taciz iddialarıyla gündeme gelen Antalya Büyükşehir Belediyesi Ulaştırma Daire Başkanlığı çağrı merkezinde yönetici olarak çalışan O.Ş.K’nin, uzun süredir takipçisi olduğumuz bu dosya kapsamında gözaltına alınmasını önemli bir gelişme olarak değerlendiriyoruz. Ancak bizim açımızdan mesele yalnızca bir kişinin gözaltına alınması değildir. Asıl sorumluluk; Büyükşehir Belediyesi bünyesinde ya da gençlik merkezi gibi sosyal alanlarda kadınların, çocukların ve tüm çalışanların kendilerini güvende hissedecekleri çalışma ortamlarının oluşturulması, iddiaların üzerinin örtülmemesi, yaşanan taciz, istismar ve şiddet olayları karşısında gerekli idari ve hukuki mekanizmaların eksiksiz olarak işletilmesidir.”

‘Çürüyen düzeni gösteriyor’
“Kamuoyuna yansıyan ve Antalya Büyükşehir Belediyesi bünyesindeki gençlik merkeziyle ilgili yürütülen soruşturmada dile getirilen iddialar, yeni değil; uzun süredir gündeme getirilen konulardır. Bugün yaşananlar Büyükşehir Belediyesi’nde denetim mekanizmalarının işletilmediğini, liyakatsizlik ve hesap vermezliğin ayyuka çıktığını, çürüyen düzeni göstermektedir. Özellikle kamu hizmeti yürüten kurumların, kendilerine bağlı birimler ve bünyelerinde çalışan kişiler hakkında ortaya çıkan ciddi iddialar karşısında korumacı, sessiz veya görmezden gelen bir tutum içerisinde olmaları kabul edilemez. Kadın haklarını savunduğunu söyleyen, son günlerde gündeme getirdikleri ‘Kadın şehri Antalya’ projesiyle övünen, aynı zamanda hukukçu sıfatı taşıyan Antalya Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Büşra Özdemir’in, kadınların güvenliğini ilgilendiren bu tür toplumsal olaylar karşısında açık ve kararlı bir tutum ortaya koymaması, sessiz kalması dikkat çekicidir. Bu sessizlik aklımızdaki soru işaretlerini güçlendirmiş, aynı zamanda vatandaş ve kadın olarak belediyeye olan güvenimizi sarsmıştır.”
‘Yakalarını bırakmayacağız’
“Bizler; kadınların yaşam hakkını, çocukların güvenliğini ve halkın sağlıklı bir kentte yaşama talebini savunurken, çocuklarımızın geleceğini karartanların, kamusal kurumları suç ağlarının gölgesine teslim edenlerin, denetim görevini yerine getirmeyenlerin ve bu düzeni ayakta tutanların yakasını bırakmayacak ve mutlaka hesap soracağız! Eşit, özgür ve güvenli bir kent; ancak kadınların, çocukların ve emekçilerin haklarını önceleyen, halktan yana sosyal belediyecilik anlayışıyla mümkündür. Çocuklarımızın ve gençlerimizin geleceğinin karartılmasına izin vermeyeceğiz. Hiçbir makam, hiçbir görev ve hiçbir kurumsal yapı; kadınların maruz kaldığı taciz ve şiddet iddialarının önüne geçmemelidir. Bizler, mağdurun kim olduğuna, hangi konumda bulunduğuna veya karşısında kimin olduğuna bakmaksızın, mağdurların yanında olduğumuzu bir kez daha açıkça ifade ediyoruz.”
‘Hiçbir kız kardeşimiz yalnız değil’
“TİP’li kadınlar olarak Antalya Büyükşehir Belediyesi’ne çağrımızdır: Toplumun vicdanını yaralayan çocuklarımızı ve gençlerimizi karanlığa sürükleyen olaylar karşısında sessizlik yerine açık, net ve ilkeli bir duruş sergileyerek bu konuya açıklık getirin. Bu süreçte; sorumluluğu bulunan kişiler hakkında gerekli idari ve hukuki işlemlerin yapılmasını, kurumların kamuoyuna karşı şeffaf davranmasını, kadınların ve çocukların güvenliğini merkeze alan somut politikaların hayata geçirilmesini talep ediyoruz. Bu dosyanın ve bundan sonraki sürecin takipçisi olacağımızı kamuoyuna açıkça ilan ediyoruz. Hiçbir kız kardeşimiz yalnız değildir. Tacizin, şiddetin, istismarın, mağdurun yalnızlaştırılmasının karşısında; adaletin, hukukun ve mağdurların yanında olmaya devam edeceğiz. Çocuklarımızın ve gençlerimizin geleceğinin karartılmasına izin vermeyeceğiz.”





