Kredi kartıyla ödeme yapan tüketicilerin karşısına çıkarılan ek ücretler tartışma konusu olmaya devam ediyor. “Kart farkı”, “POS komisyonu”, “hizmet bedeli” veya farklı isimler altında tüketiciden yüzde 5, yüzde 10 hatta yüzde 12’ye varan oranlarda ek ödeme talep edilmesine tepki gösteren TÜKONFED Başkan Vekili Av. İbrahim Güllü, kart kullanımından kaynaklanan maliyetin tüketiciye yüklenemeyeceğini söyledi. Güllü, özellikle taksilerde karşılaşılan uygulamalara dikkat çekerek, hukuka aykırı tahsilatların denetlenmesi çağrısında bulundu. Av. İbrahim Güllü, kredi kartıyla yapılan tek çekim ödemelerde, kart kullanıldığı gerekçesiyle tüketiciden ayrıca komisyon veya benzeri bir bedel talep edilmesinin hukuka aykırı olduğunu ifade etti. Güllü, işletmelerin bankalarla yaptıkları POS anlaşmalarından doğan maliyetlerin tüketiciye yansıtılamayacağını belirterek, “İşletmenin bankayla yaptığı anlaşma başka, tüketiciden haksız bedel tahsil etmesi bambaşka bir konudur” dedi. Güllü, kredi kartı veya banka kartıyla ödeme yapan tüketicinin, yalnızca kart kullandığı için ürün ya da hizmet bedelinin üzerine ayrıca bir ücret eklenmesini kabul etmek zorunda olmadığını vurguladı.

‘10 bin liralık alışverişte bin lira fark’

Kart komisyonlarının tüketici açısından ciddi bir ek maliyet oluşturduğuna dikkat çeken Güllü, yüksek oranların özellikle yüksek tutarlı alışverişlerde vatandaşın bütçesini doğrudan etkilediğini söyledi. Güllü, 10 bin liralık bir alışverişte yüzde 10 kart farkı alınması halinde tüketicinin 1.000 lira, yüzde 12 fark alınması halinde ise 1.200 lira fazladan ödeme yapmak zorunda kalacağını belirtti. Güllü, “Bankanın maliyetini tüketici ödemek zorunda değildir” diyerek, POS cihazı nedeniyle oluşan işletme maliyetinin tüketiciye farklı adlar altında fatura edilmesinin kabul edilemeyeceğini dile getirdi.

‘Komisyon tüketiciye yansıtılamaz’

Uygulamanın hukuki boyutuna da dikkat çeken Güllü, 5464 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu’nun 17’nci maddesine işaret etti. Söz konusu düzenlemenin üye işyerlerinin kart kullanılması nedeniyle tüketiciden komisyon veya benzeri bir isim altında ilave ödeme istemesine engel olduğunu belirten Güllü, “POS cihazının komisyonu yüksek” gerekçesinin tüketiciye ek fatura çıkarılmasının gerekçesi olamayacağını söyledi. Güllü, ödeme kuruluşları ile satıcı veya hizmet sağlayıcı arasında uygulanan komisyonların tüketiciye yansıtılmasının hukuki açıdan ayrı bir sorun oluşturduğunu vurguladı. Güllü, kartlı ödemelerde komisyon alınmasına ilişkin değerlendirmesinde, belirli alanlarda farklı uygulamaların söz konusu olabildiğine dikkat çekti. Kıymetli madenler, döviz işlemleri, borsada işlem gören hisse senetleri ve fiyatı anlık değişebilen emtia piyasaları gibi alanların özel düzenlemelere tabi olduğunu belirten Güllü, bunların dışında kart kullanımı nedeniyle tüketiciden ek ücret alınmasının hukuka aykırı olduğunu ifade etti.

‘Taksilerde kart farkı tartışması’

Kart komisyonu tartışmasının en çok gündeme geldiği alanlardan birinin de taksiler olduğunu belirten Güllü, ulaşım hizmetlerinde tüketicilerin, “bozuk param yok”, “POS çekmiyor” veya “kartla ödersen komisyon var” gibi gerekçelerle karşı karşıya bırakılmaması gerektiğini söyledi. Taksilerde ödeme kuruluşlarının uyguladığı komisyonların tüketiciden talep edilmesinin doğru olmadığını belirten Güllü, işletme ile ödeme kuruluşu arasındaki ticari ilişkinin tüketicinin sorumluluğunda olmadığını vurguladı. Güllü, taksilerde Yeni Taksi Mali Cihaz sistemiyle taksimetre tutarının sisteme aktarılması, yolculuğun kayıt altına alınması ve kartla ödeme imkânının sağlanmasının amaçlandığını hatırlattı. Sistemin uygulanmasının ertelenmesinin ise tüketiciden haksız kart farkı alınmasına herhangi bir şekilde hukuki dayanak oluşturmayacağını belirtti. Güllü, sistemin uygulanmasına ilişkin teknik veya idari sorunların tüketicinin üzerine yüklenemeyeceğini ifade etti.

‘Tüketiciler hakkını aramalı’

Kredi kartıyla ödeme sırasında haksız bir bedel talep edilen tüketicilere de çağrıda bulunan Güllü, vatandaşların yaptıkları alışverişe ilişkin belgeleri saklamasının önemine dikkat çekti. Tüketicilerin fiş, fatura ve POS sliplerini muhafaza etmesi, mümkünse kart farkının talep edildiğini gösteren belge veya kayıtları da saklaması gerektiğini belirten Güllü, haksız bedel ödeyen tüketicilerin yasal haklarını kullanabileceğini söyledi. Güllü, 2026 yılı itibarıyla 186 bin liranın altındaki tüketici uyuşmazlıklarında Tüketici Hakem Heyetlerine başvuru yolunun açık olduğunu belirterek, tüketicilerin ödedikleri haksız farkın iadesini talep edebileceklerini ifade etti. Denetim kurumlarına da çağrıda bulunan Güllü, Ticaret Bakanlığı, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK), Gelir İdaresi Başkanlığı ve ilgili denetim kuruluşlarının uygulamaları sahada denetlemesi gerektiğini söyledi. Güllü, “Hizmet bedeli”, “kart kullanım bedeli” veya “POS farkı” gibi farklı isimlerle yapılan tahsilatların mercek altına alınmasını istedi. İşletmelerin kart komisyonlarını tüketiciden tahsil edip etmediğinin yerinde denetlenmesi gerektiğini belirten Güllü, yalnızca masa başında yapılan kontrollerin yeterli olmayacağını vurguladı.

‘Kart kullanmak suç değil’

Bankalara da çağrıda bulunan Güllü, kanuna aykırı şekilde kart farkı alan üye işyerlerinin görmezden gelinmemesi gerektiğini söyledi. Güllü, burada meselenin yalnızca birkaç yüz liralık ek ödeme olmadığını, tüketicinin kartla ödeme hakkının cezalandırılması anlamına geldiğini ifade etti.

ATB COP31 öncesi 'su'yu gündeme getirecek
ATB COP31 öncesi 'su'yu gündeme getirecek
İçeriği Görüntüle

Tüketicilerin yüksek fiyatlar nedeniyle zaten ekonomik baskı altında olduğunu belirten Güllü, alışverişin sonunda bir de kart kullanıldığı gerekçesiyle ek ücret çıkarılmasının kabul edilemeyeceğini söyledi. Güllü, “Kart kullanmak suç değildir. POS komisyonu tüketicinin borcu değildir. Hizmet bedeli adı değiştirilmiş bir kart komisyonunu meşrulaştıramaz” diyerek açıklamasını tamamladı.

Muhabir: Esra ALTUNKES