Konut sahibi olan vatandaşların dikkat etmesi gereken en önemli yükümlülüklerden biri olan emlak vergisi bildirimi, çoğu zaman gözden kaçıyor. Oysa bu işlem hem kanunen zorunlu hem de ilerleyen süreçte ortaya çıkabilecek idari para cezalarının önüne geçilmesi açısından büyük önem taşıyor. Mevzuata göre, bir taşınmaz satın alan kişi, satın alma işleminin gerçekleştiği yılın sonuna kadar, taşınmazın bulunduğu ilçe belediyesine başvurarak Emlak Vergisi Bildirimi yapmakla yükümlü. Bildirim yapılmadığı takdirde, gecikme faizi ve usulsüzlük cezası uygulanabiliyor. Öte yandan, evi yılın son aylarında, özellikle aralık ayında satın alanlar için farklı bir uygulama bulunuyor. Bu durumda vatandaşlara, satın alma tarihinden itibaren 3 ay içinde bildirimde bulunma hakkı tanınıyor. Bu süre içerisinde yapılan başvurular yasal kabul ediliyor.
Belgeler ve dijital başvuru
Emlak vergisi bildirimi için istenen belgeler ise oldukça sınırlı. Başvuru sırasında tapu fotokopisi, nüfus cüzdanı ve emlak bildirim formu yeterli oluyor. Bildirim formu, ilgili belediyeden temin edilebiliyor. Teknolojinin sunduğu imkânlarla birlikte, vatandaşlara büyük kolaylık sağlayan bir diğer uygulama ise e-Devlet sistemi. Artık birçok belediye, emlak vergisi bildirimlerini e-Devlet üzerinden kabul ediyor. Vatandaşlar, “Emlak Vergisi Bildirim Sureti Oluşturma” ekranı üzerinden başvurularını kontrol edebiliyor ve işlemlerini dijital ortamda tamamlayabiliyor. Uzmanlar, ev satın alan vatandaşların taşınma ve yerleşme sürecinde bu yükümlülüğü unutmamaları gerektiğine dikkat çekerek, zamanında yapılan emlak vergisi bildiriminin hem maddi kayıpların hem de hukuki sorunların önüne geçtiğini vurguluyor.




