Birleşik Kamu-İş Konfederasyonu KAMU-AR’ın Eylül 2026 araştırması, Türkiye’de geçim tablosunun ağırlaştığını ortaya koydu. Dört kişilik ailenin açlık sınırı 38 bin 698 liraya, yoksulluk sınırı ise 123 bin 465 liraya yükseldi. Birleşik Kamu-İş Antalya İl Başkanı Sadık Acar, “Ücretler temel ihtiyaçlar karşısında her ay biraz daha eriyor. İnsanlar artık sadece geçinmeye değil, ayakta kalmaya çalışıyor. Birleşik Kamu-İş Konfederasyonu Ar-Ge birimi KAMU-AR’ın Eylül 2026 Açlık ve Yoksulluk Sınırı Araştırması açıklandı. Araştırmaya göre dört kişilik bir ailenin dengeli ve sağlıklı beslenebilmesi için yapması gereken aylık gıda harcaması, ağustos ayına göre 380 lira artarak 38 bin 698 liraya çıktı. Gıda dışındaki ihtiyaçlar için yapılması gereken harcama ise bir ayda 2 bin 49 lira artarak 84 bin 767 liraya yükseldi. Böylece gıda ve gıda dışı harcamaların toplamından oluşan yoksulluk sınırı, ağustos ayına göre 2 bin 429 lira artarak 123 bin 465 liraya ulaştı” dedi.
‘Maaşlar daha ay bitmeden tükeniyor’
Başkan Sadık Acar, açıklanan rakamların çalışanların ve emeklilerin yaşadığı geçim sıkıntısının boyutunu gösterdiğini söyledi. Acar, açlık sınırının 38 bin 698 liraya yükselmesine karşın asgari ücretin 28 bin 75 lirada kaldığına dikkat çekerek, aradaki farkın çalışanların temel gıda ihtiyaçlarını karşılamasını dahi zorlaştırdığını ifade etti. Acar, “Bugün dört kişilik bir ailenin sadece sağlıklı beslenebilmesi için 38 bin 698 liraya ihtiyacı var. Asgari ücret ise bunun 10 bin 623 lira altında. Bu tablo, milyonlarca çalışanın neden ay sonunu getiremediğini açıkça gösteriyor. Maaşlar daha ay bitmeden tükeniyor” dedi. En düşük emekli aylığının da açlık sınırının oldukça gerisinde kaldığını belirten Acar, 23 bin 552 liralık en düşük emekli aylığının 38 bin 698 liralık açlık sınırının 15 bin 146 lira altında bulunduğunu hatırlatarak. “En düşük emekli aylığıyla dört kişilik bir ailenin geçimini sağlamak mümkün değil. İnsanlar temel gıda maddelerini bile almakta zorlanıyor. Emekliler yıllarca çalışıp prim ödüyor ancak emeklilik dönemlerinde insanca yaşam mücadelesi veriyor” diye konuştu.
‘Dört asgari ücret bile yoksulluk sınırını aşamıyor’
KAMU-AR araştırmasındaki dikkat çekici verilerden birinin de dört asgari ücretin toplam gelirinin dahi yoksulluk sınırını karşılayamaması olduğunu belirten Acar, bunun ücret politikalarının geldiği noktayı söyledi. Dört asgari ücretin toplamının 112 bin 300 lirada kaldığını hatırlatan Acar, 123 bin 465 liralık yoksulluk sınırı karşısında 11 bin 165 liralık açık bulunduğunu belirtti. Acar, “Bir evde dört kişi çalışıyor, dört ayrı asgari ücret haneye giriyor ama aile yine yoksulluk sınırını aşamıyor. Bu, tek başına rakamların ne kadar ağır bir tablo ortaya koyduğunu gösteriyor” dedi.

‘Barınma gideri 25 bin lirayı aştı’
Yoksulluk sınırının yalnızca gıda harcamalarından oluşmadığını vurgulayan Acar, vatandaşın kira, ulaşım, eğitim, sağlık, giyim ve diğer zorunlu ihtiyaçlarının da gelir üzerinde büyük bir yük oluşturduğunu ifade ederek., “KAMU-AR verilerine göre dört kişilik bir ailenin aylık barınma gideri, kira dahil 25 bin 346 liraya ulaştı. Ulaştırma gideri 20 bin 468 lira, ev eşyası harcamaları 8 bin 513 lira, giyim ve ayakkabı harcamaları ise 6 bin 648 lira olarak hesaplandı. Bir ailenin bütçesi daha markete gitmeden kirayla, ulaşımla ve faturalarla eriyor. Çalışanların aldığı ücretin önemli bölümü zorunlu giderlere gidiyor. Geriye insan onuruna yaraşır bir yaşam için yeterli kaynak kalmıyor” diye konuştu.
“Geçim maliyeti her ay biraz daha yükseliyor”
Araştırmanın yıllık değişimlerine de dikkat çeken Acar, son bir yılda açlık sınırının 9 bin 308 lira, gıda dışındaki ihtiyaçlar için yapılması gereken harcamanın 24 bin 301 lira, yoksulluk sınırının ise 33 bin 609 lira arttığını söyledi. Acar, “Bir yıl içerisinde yoksulluk sınırı 33 bin 609 lira yükselmiş. Buna karşılık çalışanların ve emeklilerin gelirlerindeki artışlar bu hayat pahalılığını karşılayamıyor. Aradaki makas her geçen ay biraz daha açılıyor” dedi.
“Bu tablo sürdürülemez”
Asgari ücretin eylül ayında açlık sınırının ancak yüzde 72,5’ini karşılayabildiğine dikkat çeken Acar, ücretlerin yalnızca açlık sınırına göre değil, insanların barınma, eğitim, ulaşım ve sağlık gibi temel ihtiyaçlarını da karşılayabilecek düzeyde belirlenmesi gerektiğini söyledi. Acar, “İnsanca yaşamak yalnızca karnını doyurabilmek değildir. İnsanların barınmaya, eğitime, sağlığa, ulaşıma ve sosyal yaşama da hakkı var. Ücret politikaları bu gerçek üzerinden ele alınmalıdır” dedi. Acar, açıklanan rakamların ekonomik tablonun vatandaşın günlük yaşamına nasıl yansıdığını belirterek, çalışanların ve emeklilerin gelirlerinin gerçek yaşam maliyetleri dikkate alınarak artırılması gerektiğini söyledi. Acar, “Rakamlar ortada. Açlık sınırı 38 bin 698 lira, yoksulluk sınırı 123 bin 465 lira. Bu rakamlar artık sadece bir araştırmanın verisi değil, milyonlarca insanın günlük hayatındaki geçim mücadelesinin karşılığıdır. Çalışanların ve emeklilerin geçim derdinden kurtulacağı, insanca yaşayabileceği bir gelir düzeni oluşturulmalıdır” diye konuştu.



