Antalya, bir “akıllı kart masalı”yla daha karşı karşıya..
Büyükşehir Başkanı Mustafa Akaydın, “Halkkart fiyaskosu”nun ardından şimdi de “KENTKART”ı Antalya’nın hayatına sokmaya çalışıyor..
Üstelik, “anlaşmalar” yapılmış bile..
Kimsenin haberi olmadan, gizlice, sinsice..
Antalya Antalya olalı böyle zulüm görmemiştir..

Neden böyle dediğimi anlamanız için filmi biraz başa saralım şimdi..

2007 yılında Menderes Türel’in başkanlığı sırasında bir “akıllı kart” ihalesi yapıldı..
Bu ihaleye E-Kent, Kentkart, KDE-Albayraklar, Aysu, Antkart ve Ölçsan adlı firmalar katıldı..
İhale şartnamesine göre..
İstekliler yüzde 11+KDV komisyon karşılığı bir gelir elde edecekler, bunun 2+KDV’sini belediyeye devredecekler ve buna ilaveten yılda 100.000 TL+KDV’den az olmamak kaydı ile bir de sabit bedel önereceklerdi..
Kentkart teşekkür ederek katılmaktan vazgeçmiş, teklifleri çok düşük olan Aysu ve Ölçsan firmaları elenmiş ve kalan 3 firma arasında yaşanan kıyasıya rekabet sonrası yıllık sabit bedel 2.540.000+KDV ile işi Antkart almıştı..
O dönemde hatırlanırsa Yıldıray Sapan bu ihalenin Türel tarafından arkadaşlarına hediye(!) ettiğini söylemiş ve daha ilk günden Kentkart lehine propaganda yapmaya başlamıştı..
Muhammen bedelin 25 katına alınan ihale nasıl hediye oluyor, bunun mantığını da siz çözün artık..
O günlerdeki iddialarından bir tanesi, “Kentkart’ın aynı işi İzmir’de binde 8 komisyonla yaptığı” idi..
CHP’nin bu iddiasının doğru olmadığı sonra ortaya çıktı..
Gerçek rakam yüzde 8 civarındaydı ve üstelik Kentkart cihazları belediyeye satmıştı..
Durum bu şekilde ortaya çıktı çıkmasına da, bu bir iftira olarak Belediyenin ve Antkart’ın üstüne yapıştırıldı..
Sonrası malum..
Akaydın geldi..
Yönetime, temyiz edebileceği bir idare mahkemesi kararını bahane ederek Antkart’ı (üstelik yüzbinlerce vatandaşın cebinde kartları varken) bir gecede fesih etti..
O an itibariyle Antkart’ın sisteminden ihale şartnamesi gereği belediyenin kasasına giren yüzde 2 ve sabit bedellerin toplamı neredeyse 5 milyon TL’yi bulmuştu..
Yani Antalya karttan bu kadar para kazanmıştı..
Ama..
Bunu ne o zaman, ne şimdi hiçbir CHP’li dostumuzdan duymadık..
Sadece yüzde 11+KDV’yi konuşanlar, belediyenin, yani kamunun aslında bu işten ne kadar fayda sağladığını ısrarla görmezden geldiler..

Sonra, “biz daha iyisini yaparız” diyerek 21 günlük bir firmaya bu akıllı kart (Halkkart) işini emanet ettiler..
Çok yazdık çizdik, burada bir daha tek tek detayları anlatmaya gerek yok..
Ama..
Firma kontrolsüz bir şekilde, üstelik şartnameye uyulmadığı iddialarına rağmen..
Dahası, mahkeme kararı ile iptal edilip sözleşmesi belediyece fesih edilmesine rağmen..
2 senedir sistemi çalıştırıyor..
Başkan dahil herkes çok mutluydu..
Hatta CHP’li belediyemizin iddialarına göre, bu süpersonik sistemin eşi benzeri dünyada yoktu, Antalya’da bir devrim yapılmıştı..
Oysa ortada çok vahim iddialar vardı ve bir önceki ihaleye göre belediyenin geliri neredeyse sıfırlanmıştı..
Yani, Antalya Halkkart’tan hiç para kazanamamıştı..
Firmanın üzerinden ne kadar dolum cirosu geçtiği, ne kadar kullan-at bilet satıldığı gibi “kamuya açık olması gereken bilgilere” bir türlü ulaşılamıyor..
Ve hala bu konudaki sorularımız yanıtsız kalıyor..

Ve dün itibarıyla 3. perde açıldı..
Halk Otobüsleri Odası Kentkart’la anlaştı..
Artık belediye ortada yok..
(Oysa toplu taşıma ile ilgili her konuda tek yetkili belediye olmasına rağmen ortada yok..)
Üstelik kuracakları sistem belediye araçlarında da geçerli olacak..
Sanki konu tüm Antalya’yı ilgilendiren bir konu değilmiş gibi, önceki gün bir iftar yemeğinin ardından apar topar bir basın sunumu yapıldı..
Ve hooop, 5 senede 3. kart karşımızda..

Peki..
Antkart’a karşı bağırıp çağıranlar veya A-Kent için kendini siper edenler nerede?
Gören var mı?
Bu kadar önemli bir konu Kentkart’ın yapacağı bir sunumla Antalya’ya servis edildiği ile mi kalacak?
Üstelik sunumdan görebildiğim kadarı ile 5 sene önce renkli LCD ekranlar olarak kurulan ve hatta giden en az 10 aracı gösteren akıllı duraklar yerine, tramvaydaki gibi 2 satırlık bir led ekran gelmiş..
Açıklamadan anladığımız kadarı ile bugüne kadar Kentkart’ın kurduğu bütün sistemlerden daha farklı ve üstün bir sistem kurulacakmış..
Anlaşılan A-Kent’in deneyleri yetmedi, şimdi de Kentkart’a laboratuvar olacağız..
Bakmayın siz kartların bedava değişecek dendiğine..
Halkkart da ücretsiz olacaktı, ne oldu?
10’ar liraya satılmadı mı?

Günü geldiğinde ve ortalık Arap saçına döndüğünde bu konuya da tekrar değineceğiz elbet.. Kısacası..
Antalya, yine kuyruklarda kart peşinde koşmaya hazırlansa iyi olur..
Oysa olay ne kadar basitti..
Antkart’ta, sisteminin işleyişi ile ilgili belediye ve UKOME’ce belirlenmiş olan ve hoşa gitmeyen noktalar değiştirilir, yola devam edilebilirdi..
Böylece iki kartın soygun yapmasına ve Antalya halkına eziyet çektirmesine gerek kalmazdı..
Üstelik..
Öz be öz Antalya sermayesi bir şirkete de çelme takılmamış olunurdu..
Ama olmadı, hazmedemedik..
Sonunda zarar gören Antalya halkı oldu ve tüm STK’lar da bu işi seyretti sadece..
Hala da seyrediyor..
Bakalım bu KENTKART olayından sonra ne diyecekler..
Merak ediyorum..
Antalya halkı, bunu da yutacak mı acaba?