Antalya Büyükşehir Belediyesi'ne bağlı Antalya Su ve Atıksu İdaresi (ASAT) Su Arıza Birimi’nde 26 Şubat 2016 tarihinde resmi giriş yaparak şoför olarak göreve başlayan Mustafa Demiral, mesai sırasında yaşadığı iş kazası sonrası mağdur edildiğini ileri sürdü. Hukuki mücadelesini sürdüren Demiral, Kazım Mahallesi 6571 Sokak'ta yeni su hattı döşeme çalışmaları sırasında ağır boruları taşırken sakatlandığını ifade etti. 3,5 yıldır işsiz olduğunu ve ciddi geçim sıkıntısı çektiğini dile getiren Mustafa Demiral, olay gününü şöyle aktardı: “Kadrolu iki usta boru çekme hususunda tartışarak bölgeden ayrıldı. Alandaki kepçenin de hidrolik arızası yapması üzerine iş yarım kaldı. Emniyet şeridi çekilerek kapatılması gereken alan kapatılmadı ve benden 110'luk siyah kangal boruların elle çekilmesi istendi. Usta bana, 'Gel Mustafa, bunu tut' dedi. 'Abi bu ağır boru, elle çekilecek boru değil' dememe rağmen boruyu çekmeye başladık. Yaklaşık 100 metre geri geri boruyu çekerken iki omzumda ve sağ dirseklerimde şiddetli bir yırtılma ve ağrı hissettim. Ağrıyla boruyu bırakmak zorunda kaldım."

‘112 ve raporlar dikkate alınmadı’

Olayın ardından 112 Acil Çağrı Merkezi'ni aradıklarını fakat görevlilerin o anki durum için ambulans gönderemeyeceğini ifade ettiklerini belirten Mustafa Demiral, akşam saatlerinde SSK Hastanesi'ne gittiğini söyledi. Acilde yapılan ilk müdahalede güçlü ağrı kesiciler vurulduğunu ve ertesi gün ortopedi servisine yönlendirildiğini kaydeden Demiral, polis müdahalesi ve süreçte yaşanan usulsüzlük iddialarına ilişkin şunları söyledi: "Hastanedeyken polis geldi, iş kazası bildirimi yapılıp yapılmayacağını sordu. O sırada ustalar telaşla sağa sola telefon açıyordu. Bana 'Şuraya bir imza at' dediler. İş kazasının ne olduğunu, prosedürü bilmediğim için imzayı attım. Meğer attırılan imza iş kazası tutanağı değilmiş." Geçirdiği rahatsızlıklar nedeniyle sağ ve sol omuz ile dirseklerinden toplam 3 kez ameliyat geçirdiğini, omuzuna platin takıldığını ve uzun süre fizik tedavi gördüğünü aktaran Demiral; hastane raporlarına, fizik tedavi süreçlerine ve CİMER başvurularına rağmen işverenin durumu SGK’ya iş kazası olarak bildirmediğini savundu.

Savaşlardan zindana uzanan taş duvarlar
Savaşlardan zindana uzanan taş duvarlar
İçeriği Görüntüle

‘Hem işimi hem sağlığımı kaybettim’

2018 yılında kadroya geçtiğini ancak 2021 yılında pandemi dönemi işten çıkarma yasağının sona ermesinin ardından raporlu olduğu süreçte işine son verildiğini iddia eden Demiral, tazminatının ve mesai ücretlerinin eksik ödendiğini ileri sürdü. Mahkeme sürecinde işverenin ‘giriş-çıkış saatleri belli değil’ şeklinde beyanda bulunduğunu ifade eden Demiral, duruma tepki şöyle gösterdi: "Sabah 6’da göreve gidip gece 3’te döndüğüm günler oldu. Kart sistemine geçilmeden önceki yılların mesaisi yok sayılıyor. Ben hırsızlık yapmadım, yüz kızartıcı bir suç işlemedim. Çalışırken sakat kaldım. Şimdi yüzde 20 engelli raporum var, omuzumdaki platin nedeniyle ağır iş yapamadığımdan makam şoförlüğü dahil hiçbir işe kabul edilmiyorum."

‘Adalet ve destek bekliyorum’

İstinaf Mahkemesi'nde iş kazası tespiti davasının devam ettiğini, ancak delillerin yetersiz görüldüğünü ve bürokratik engellerle karşılaştığını belirten Demiral, Antalya’daki duyarlı iş insanlarına, baro mensuplarına ve hukukçulara şu şekilde seslendi: "3,5 yıldır işsizim. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ile sosyal yardımlarla, 18 bin liralık ev kiramı ve ailemin geçimini sağlamaya çalışıyorum. Davama sahip çıkacak, iş kazası hukukunu iyi bilen tecrübeli bir avukatın ve yetkililerin sesimi duymasını istiyorum."

Muhabir: Arzu YAVUZ