Toplumda sıkça dile getirilen ‘dili boğazına kaçtı’veya ‘dilini yuttu’ ifadelerinin tıbben hiçbir karşılığı olmadığını belirten Acil İlk Yardım Eğitim Merkezi Mesul Müdürü ve İlk Yardım Eğitmeni Halit Özdemir, nöbet veya bilinç kaybı anında dilin biyolojik olarak boğaza kaçamayacağını vurguladı. Özdemir, insan vücudunda en çok kas barındıran organlardan biri olan dilin, bilinç kaybı durumunda tonusunu kaybetmesi nedeniyle geriye doğru yığılarak hava yolunu tıkadığını ve bu durumun müdahale edilmediğinde dakikalar içinde hayatı tehdit ettiğini ifade ediyor. Konuyla ilgili merak edilen soruları yanıtlayan İlk Yardım Eğitmeni Halit Özdemir, doğru ve hayat kurtaran müdahale adımlarını paylaştı.

Solunum yolu nasıl açılmalı?
Bilinçsiz bir hastada hava yolu tıkanıklığını önlemenin ilk adımının ağız içi kontrolü olduğunu vurgulayan Özdemir, “Ağızda yabancı bir cisim yoksa vakit kaybetmeden ‘Baş Geri-Çene Yukarı’ manevrası uygulanmalıdır. Bir el hastanın alnına yerleştirilip 4 parmakla baş geriye itilirken, diğer elin iki parmak ucuyla çene kemiği tutularak başa 90 derecelik açı verilir. Bu basit hareket, dil kökünü yukarı kaldırarak soluk borusunu açar” diye açıkladı. Darbe veya travma sonrası omurga yaralanması şüphesi bulunan kişilere müdahale ederken azami hassasiyet gösterilmesine dikkat çeken İlk Yardım Eğitmeni Özdemir, Baş sağa veya sola döndürülmeden, eksen korunarak yine son derece dikkatli bir şekilde Baş Geri-Çene Yukarı pozisyonu verilmelidir. Sağlık profesyonelleri tarafından bu tür travmalarda omuriliği korumak adına ‘Çene İtme’ manevrası tercih edilse de, ilk yardım standartlarında başı eksenden sapmadan sabitlemek temel esastır” dedi.

‘Derlenme’ pozisyonu önemli
Bilinci kapalı ancak nefes alan kişilere uygulanan Derlenme (Sabit Yan Yatış) pozisyonunun hayati rolüne vurgu yapan Eğitmen Halit Özdemir, bu durumda yapılması gerekenleri şöyle aktardı: “Dilin yerçekimi etkisiyle öne ve yana kaymasını sağlayarak hava yolunu açık tutar. Bu pozisyon, aynı zamanda hastanın kusması durumunda rahat nefes almasını sağlayarak boğulma riskini ortadan kaldırır. Nöbet geçiren birinin ağzını zorla açmaya çalışmak, içeriye kaşık veya parmak sokmak son derece tehlikelidir. Bu tür müdahaleler hastanın dişlerinin kırılıp nefes borusuna kaçmasına veya ilk yardımcının ciddi yaralanmalarına yol açabilir. Soğan koklatmak veya hastayı zapt etmeye çalışmak yerine; çevredeki tehlikeli nesneler uzaklaştırılmalı, başın altına yumuşak bir destek konmalı ve atağın bitmesi beklenmelidir. Nöbet sonrasında bilinç kapalı ve solunum varsa hasta derlenme pozisyonuna alınmalıdır.”

Dikkat edilmesi gerekenler
İlk yardım esnasında dikkat edilmesi gereken diğer unsurlara da değinen İlk Yardım Eğitmeni Halit Özdemir, şunları kaydetti: “Elle dili tutmaya çalışmayın. Dili elle tutmaya çalışmak hava yolunu açmayacağı gibi hastanın refleksle elinizi ısırmasına veya enfeksiyon riskine neden olur. Belirtileri doğru okuyun. Hava yolunun dille tıkandığı durumlar hırıltılı solunum ve yüzde morarma ile kendini gösterir. Pozisyon verildiği an hava yolu açılır. Süreyi iyi ayarlayın. Hava yolu açıldıktan sonra solunumun devam edip etmediği ‘Bak-Dinle-Hisset’ yöntemiyle en az 5, en fazla 10 saniye süreyle kontrol edilmelidir. Tıbbi malzemeleri eğitiminiz yoksa kullanmayın. Medikal müdahalelerde kullanılan Airway (hava yolu tüpü) gibi araç gereçler ilk yardım eğitimi almamış kişilerce kullanılmamalı, sadece sağlık personeline bırakılmalıdır.” Ilk Yardım Eğitmeni Özdemir, profesyonel ekipler adrese ulaşana kadar izlenmesi gereken adımları şöyle özetliyor: “Öncelikle çevre ve can güvenliği sağlanmalıdır. Bilinci açık hastaya kesinlikle su verilmemeli, sakinleştirilerek yalnız bırakılmamalıdır. Solunumu duran kişide 4-6 dakika içinde beyin ölümü başlama riski bulunduğundan, nefes almayan hastada vakit kaybetmeden Temel Yaşam Desteğine başlanmalıdır.”




