Antalyaspor’da Aziz Çetin ve Sabri Gülel’in başkanlık dönemlerinde yönetim kurulu üyeliği yapan Abdülkadir Satıcı, Sinan Boztepe’nin göreve gelmesinin ardından da yaklaşık 15 gün yönetimde yer almış, daha sonra görevinden ayrılmıştı. Kırmızı-beyazlı kulüpte farklı yönetim dönemlerini yakından takip eden Satıcı, Akdeniz Manşet’e özel açıklamalarda bulundu. Antalyaspor’un bugün bulunduğu noktanın sahip olduğu potansiyelle örtüşmediğini söyleyen Satıcı, Antalya’nın tesisleri, ekonomik yapısı ve şehir dinamikleriyle çok daha üst seviyeleri hedeflemesi gerektiğini belirterek, “Antalyaspor hepimize bir güvenilirlik ve itibar sağlıyor. Bunu iyi kullanmamız lazım. Kulübe zarar vermeden, kulübün yararına olacak her şeyi yapmak gerekiyor. Antalya dünyanın en güzel şehirlerinden biri. Tesislerimiz çok iyi, Süper Lig’de hatta Avrupa’da birçok takımda olmayan tesislere sahibiz. Burada sadece iyi yönetilmeye ve iyi oyunculara ihtiyaç var. Antalyaspor’un her lirası benim için değerlidir. Bu kulüpte görev yapan herkesin şerefiyle, haysiyetiyle ve itibarıyla görev yapması gerekiyor. Antalyaspor’un bir lira hakkını yiyen kim varsa en sevdiklerinden çıksın. Antalyaspor’dan borç alan, kredi alan kişiler varsa da o borçlarını geri ödesin” dedi.
‘En önemlisi doğru scouting’
Antalyaspor’un transfer politikasında güçlü ve bağımsız bir scouting yapılanmasına ihtiyaç duyduğunu söyleyen Satıcı, kulübün Türkiye’nin yanı sıra dünyanın farklı bölgelerinde oyuncu takibi yapması gerektiğini belirtti. Satıcı, “İyi oyuncular bulmak için en önemli şey scouting. Türkiye’nin her tarafını en iyi şekilde taramak gerekiyor. Aynı şekilde yurt dışındaki futbolcuları da iyi araştırıp scout edeceksiniz. Özellikle Antalya gibi bir kulübe başarıya aç, genç Güney Amerikalı futbolcular getirilebilir. Brezilya, Paraguay, Arjantin ve Venezuela gibi ülkelerde çok ciddi oyuncu potansiyeli var. Antalya zaten futbolcuların gelip yaşamak ve futbol oynamak isteyeceği bir şehir. 24 saat yaşayan, Türkiye’nin yaşanabilecek en güzel şehirlerinden bir tanesi. Bu avantajı doğru scouting sistemiyle birleştirirseniz hem uygun maliyetli hem de gelecekte kulübe para kazandırabilecek oyuncular bulabilirsiniz” diye konuştu.
‘Menajerleri saf dışı bırakmamız lazım’
Transfer çalışmalarında menajerlere bağımlı hale gelinmesinin kulübün maliyetlerini önemli ölçüde artırdığını savunan Satıcı, Antalyaspor’un oyuncusunu kendi profesyonelleri aracılığıyla bulması gerektiğini söyledi. Satıcı, “Kesinlikle menajerlerin kulüp üzerindeki etkisinin azaltılması gerekiyor. Kulübün scoutuyla bulduğunuz futbolcunun pazarlığını bir yönetici veya kulübün profesyoneli yaparsa 100 bin dolarlık oyuncuyu gerçekten 100 bin dolara yakın bir rakama getirebilirsiniz. Ama menajer üzerinden geldiği zaman oradaki menajer payını alıyor, buradaki menajer kendi payını alıyor, başka komisyonlar devreye giriyor. Sonunda 100 bin dolarlık futbolcu kulübe 300-500 bin dolara mal olabiliyor. Antalyaspor’un parasını korumak zorundayız. Menajerin önümüze koyduğu futbolculardan birini seçmek yerine, oyuncuyu bizim bulduğumuz bir sisteme geçmemiz gerekiyor” ifadelerini kullandı.
‘Harcadığınız para Antalyaspor’un parası’
Transfer edilmesi planlanan futbolcuların sadece video ve internet görüntüleri üzerinden değerlendirilmesine karşı çıkan Satıcı, “Oyuncu kesinlikle sadece videodan veya internetten bakılarak seçilmemeli. Rakip takım atağa kalktığında aldığı pozisyonu, kendi mevkisini nasıl doldurduğunu, takım topa sahip olduğunda nerede durduğunu göreceksiniz. Futbol komplike bir takım oyunudur. Bir kişi yerini kaybettiği zaman takım içerisinde iki-üç kişilik açık verebilirsiniz. Bunları görebilmenin yolu oyuncuyu sahada çıplak gözle izlemektir. Daha sonra o futbolcuyla daha önce çalışan insanları arayacaksınız. Adam geçmişte iyi oyuncudur ama takımın huzurunu bozuyordur. Bir futbolcuya 500 bin Euro, 1 milyon Euro veya 2 milyon Euro verecekseniz bunları araştırmak zorundasınız. Yazık, günah, harcadığınız para Antalyaspor’un parası” dedi.
‘Karaktere de bakmak gerekiyor’
Futbolcunun teknik özellikleri kadar karakterinin ve profesyonel yaşantısının da araştırılması gerektiğini vurgulayan Satıcı, “Oyuncunun yapısını araştıracaksınız. Başarıya aç mı, havaya girmiş mi, profesyonel mi, takım içerisinde problem çıkarır mı, bunların hepsini bilmeniz gerekiyor. Antalya’da gelen birçok oyuncunun çok çabuk havaya girdiğini ve şehrin sosyal hayatına hızlı şekilde ayak uydurduğunu gördüm. Oyuncu geliyor, birisi onu alıp nargileye götürüyor, kafeye götürüyor ve futbolundan uzaklaştırabiliyor. Dünyanın en iyi gelecek vadeden oyuncusunu da getirseniz, takım içerisinde onu yanlış yönlendiren insanlar varsa istediğiniz verimi alamazsınız. Disiplin, kolej havası, takımdaşlık ve en önemlisi aidiyet duygusu olması lazım” diye konuştu.
‘Personelin maaşını geciktirmeyeceksiniz’
Kulübün geçmiş yıllarda ödeme problemleri nedeniyle ciddi ekonomik bedeller ödediğini belirten Satıcı, “İlk önce kulüp personelinin maaşını gününde ödeyeceksiniz ve içeride huzuru sağlayacaksınız. İkinci olarak futbolcuların, özellikle yabancı oyuncuların parasını gününde vereceksiniz. Yıllık 500 bin Euro’ya futbolcu getirmeyelim, 200 bin Euro’ya getirelim ama o parayı gününde ödeyelim. Çünkü 500 bin Euro’luk oyuncuyu getirip parasını ödemezseniz dava açtığında o dosya size 700-800 bin Euro veya daha farklı rakamlara mal olabiliyor. Genç ve iyi bir oyuncuya yatırım yapıp ödemelerini düzenli gerçekleştirdiğiniz zaman futbolcu tutarsa hem sahada katkı alırsınız hem de daha sonraki satışından kulübe para kazandırabilirsiniz” dedi.
Adriano’nun Wright’a katkısına değindi
Kadro yapılanmasında satış potansiyeli bulunan genç futbolculara ağırlık verilmesi gerektiğini ifade eden Satıcı, Haji Wright üzerinden Antalyaspor’un geçmişte doğru transferden önemli bir gelir elde ettiğini hatırlattı. Satıcı, “Haji Wright’ın yaklaşık 9 milyon Euro kazandırmasında birçok futbolseverin kaçırdığı önemli bir etken olduğunu düşünüyorum, o da Luis Adriano. Luis Adriano iyi bir oyuncuydu, iyi karakterli ve vasıflı bir futbolcuydu. Dönüşleri, pozisyon alışı ve saha içerisindeki birçok konuda Haji Wright’a katkı sağladı. Fernando da bizim dönemimizde risk alınarak transfer edildi ve takıma çok önemli katkılar yaptı. Sadece genç oyuncudan oluşan takım da olmaz. İki-üç tane tecrübeli, gençlere abilik yapabilecek futbolcu olacak. Ancak ana yapıyı gelecek vadeden, başarıya aç ve daha sonra Antalyaspor’a para kazandırabilecek oyuncular üzerine kurmak gerekiyor” ifadelerini kullandı.
‘Emeklilerden kurtulmamız lazım’
Mevcut kadrodaki bazı tecrübeli isimleri de eleştiren Satıcı, Antalyaspor’un artık daha genç ve dinamik bir kadro yapılanmasına gitmesi gerektiğini savundu. Satıcı, “Antalyaspor olarak artık bu emeklilerden kurtulmamız lazım. Güray Vural, Veysel Sarı, Doğukan Sinik, artık Bünyamin Balcı... Bunların birçoğuna teşekkür edilip gönderilmesi gerektiğini düşünüyorum. Yerlerine gelecek vadeden iyi oyuncuların getirilmesi lazım. Gerek altyapıdan, gerek Türkiye liglerinden, 1. Lig’den, 2. Lig’den, gerekse Güney Amerika’dan uygun maliyetli futbolcular bulunabilir. Antalyaspor’un bu emekli oyuncu anlayışından bir an önce arınması gerekiyor. Özellikle kadro mühendisliği doğru yapılmalı. Kaleci konusunda yaşadığımız sıkıntılar bize ciddi zarar verdi. Aynı şekilde forvette de gerekli ve isabetli transferleri maalesef tam anlamıyla yapamadık” dedi.
‘Altyapı en önemli husus’
Antalyaspor’un geleceğinin altyapıda aranması gerektiğini söyleyen Satıcı, Antalya’nın sahip olduğu nüfus yapısının kulüp açısından büyük bir oyuncu havuzu oluşturduğunu belirtti. Satıcı, “Antalyaspor’un altyapı imkânları çok iyi. Tesisleri, sahası, yeme içmesi, odaları ve birçok imkânı var. Antalya’ya şehir dışından ve yurt dışından çok fazla aile geliyor. Ukraynalı, Rus, Kazak ailelerin çocuklarından faydalanabilirsiniz. Gurbetçi Türklerin çocuklarından, Antepli, Maraşlı, Trabzonlu ailelerin çocuklarından yararlanabilirsiniz. Antalya birçok şehirden göç alan bir yer. Ama altyapıda iyi seçmeler yapılacak ve hak eden çocuk oynayacak. Maddi durumu iyi olan velinin çocuğuna veya birilerinin yakınına öncelik verilmemeli. Hak eden formayı alacak, hak eden süre alacak. Yarın Antalyaspor A Takımı’na oyuncu kazandırmak istiyorsanız bunun yolu doğru çalışan bir altyapı sisteminden geçiyor” diye konuştu.
‘Osmair Goebel’i istemediler’
Antalyaspor’un Güney Amerika’da aktif olarak oyuncu takip edecek profesyonellere ihtiyacı olduğunu dile getiren Satıcı, geçmişte Osmair Goebel’i kırmızı-beyazlı kulübün scouting yapılanmasına dahil etmek istediğini söyledi. Satıcı, “Osmair Goebel yıllarca Güney Amerika futbolunun içerisinde bulundu ve Gaziantepspor’a oyuncu kazandıran yapının önemli isimlerinden biriydi. Gaziantepspor bu sistem sayesinde çok iyi oyuncular getirdi ve ciddi paralar kazandı. Ben yöneticilik yaptığım dönemde Aziz Çetin başkanla görüşerek Osmair Goebel’i Antalyaspor’da işe başlatmak istedim. Antalya’ya geldi, burada kaldı, tesislerimizi ve imkânlarımızı gördü. Ancak bazı arkadaşların karşı çıkması nedeniyle görev alamadı. Böyle insanları bulup Antalyaspor’a kazandırmanız gerekiyor. Ofiste oturup bilgisayardan oyuncu bakmakla scouting olmaz. Paraguay Ligi gibi pazarları yerinde izleyeceksiniz. Hem çok uygun maliyetli hem de kaliteli futbolcular bulabilirsiniz” ifadelerini kullandı.
‘Yöneticinin mutlaka katkısı olmalı’
Antalyaspor yönetiminde görev yapacak kişilerin kulübe somut katkı sağlaması gerektiğini belirten Satıcı, “Antalyaspor yöneticiliği insana ekstra bir güvenilirlik katıyor, ekstra bir statü veriyor. Antalyaspor yöneticisi olduğunuz zaman birçok mevki, makam ve kurumsal yerle daha rahat görüşebiliyorsunuz. Bunun size sağladığı bir kolaylık ve konfor var. O zaman siz de bulunduğunuz yere değer katacaksınız. Ben yöneticilik yaptığım dönemde bağış yaptım, takımın bazı deplasman masraflarını karşıladım, farklı ihtiyaçlara destek sağladım ve hâlâ içeride alacaklı olduğum para var. Bana göre yöneticiliğin bir bedeli olmalı. Kulübe para verip bir ay sonra hemen geri almak üzerine bir anlayış olmamalı. Yönetici olacak insan bilgisiyle, ekonomik gücüyle veya bağlantılarıyla Antalyaspor’a katkı sağlayacak” dedi.
‘İnsanlar Antalyaspor’dan uzaklaştırıldı’
Antalyaspor’un içinde bulunduğu sorunların sadece kulüp başkanının veya birkaç yöneticinin çabasıyla çözülemeyeceğini ifade eden Satıcı, “Eskiden yönetimde bir sistem vardı. Deplasmanlar yöneticiler arasında paylaşılırdı. Her hafta ‘Uçak parasını nasıl bulacağız, otel parasını nasıl ödeyeceğiz?’ diye düşünülmezdi. O deplasmandan sorumlu yönetici gereken katkıyı sağlar, konu kapanırdı. Bugün de yönetime gelen insan ya çok iyi bilgili ve donanımlı olacak ya da ekonomik olarak Antalyaspor’a destek verecek. Antalya’da bu kulübe ciddi katkı sağlayabilecek çok fazla insan var fakat zaman içerisinde bazı insanlar Antalyaspor’dan uzaklaştı. Başarı olmadığı zaman kimse kulübe sahip çıkmak istemiyor. Oysa Antalyaspor’a asıl böyle dönemlerde sahip çıkılması gerekiyor” diye konuştu.
‘Sabri başkanın arkasında durulmadı’
Antalyaspor’un yakın geçmişindeki yönetimleri değerlendiren Satıcı, Sabri Gülel döneminde özellikle futbolcu satışları ve oyuncularla yolların ayrılması konusunda doğru işler yapıldığını düşündüğünü belirtti. Satıcı, “Bana göre son dönemlerde en iyi başkanlıklardan bir tanesini Sabri Gülel yaptı. Sabri Gülel döneminde kulüp tarihinin en önemli ve en yüksek miktarlı oyuncu satışlarından biri yaklaşık 9 milyon Euro’yla gerçekleşti. O dönemde gönderilen birçok futbolcuyla konuşularak ve anlaşılarak yollar ayrıldı. Birçok oyuncu alacağının bir bölümünden feragat ederek gitti. Bazı futbolcular da küçük miktarlarda dahi olsa bonservis getirerek kulübe katkı sağladı. Sabri Gülel döneminde Antalyaspor’un hem finansal olarak hem de kulüp yapısı bakımından doğru yönetildiğini düşünüyorum. Ancak Sabri Gülel’in başkanlık dönemi uzun olmadı ve şehir de gerektiği kadar arkasında durmadı” dedi.
‘Muhittin Böcek köstek oldu’
Sabri Gülel döneminde Antalyaspor’un şehirden beklediği desteği göremediğini savunan Abdülkadir Satıcı, dönemin Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek’in kulübün önünü açmak yerine sürece olumsuz etki ettiğini öne sürdü. Satıcı, “Antalyaspor’un maalesef bugünlere gelmesindeki en büyük sebeplerden bir tanesinin de Muhittin Böcek olduğunu düşünüyorum. Özellikle Sabri Gülel başkanlığı döneminde gerekli desteği vermedi, kulübe uzak kaldı. Şehirde Antalyaspor’a ciddi destek sağlayabilecek insanlar vardı ancak zaman içerisinde bu insanlar kulüpten soğudu ve geri çekildi. Sabri Gülel döneminde kulüp hem finansal olarak hem de yapısal anlamda doğru yönetiliyordu ancak şehir gerektiği gibi arkasında durmadı. Antalyaspor’un yeniden ayağa kalkabilmesi için güçlü bir yönetimin yanında şehrin önde gelenlerinin de maddi ve manevi olarak kulübe sahip çıkması gerekiyor” dedi.
‘Her türlü desteğe hazırım’
Antalyaspor’un şehir, tesis ve ekonomik yapı bakımından bugün bulunduğu sportif seviyenin çok üzerinde bir potansiyele sahip olduğunu söyleyen Satıcı, doğru yönetim ve şehir desteğiyle kırmızı-beyazlıların yeniden büyük hedeflerin peşinden koşabileceğini vurguladı. Satıcı, “Antalyaspor bizim kanayan yaramız. İnşallah bir an önce düzelir. Gönül ister ki bugün Samsunspor’un bulunduğu yerde Antalyaspor olsun, Göztepe’nin bulunduğu yerde Antalyaspor olsun, hatta onlardan daha iyi yerlerde olsun. Her yıl Avrupa kupalarına katılmayı kovalasın, 3-5 yıl sonra şampiyonluğa aday takımlardan bir tanesi olsun. Antalyaspor’u düzlüğe çıkaracak olan güçlü ve dirayetli bir yönetimdir ama başkan tek başına yeterli olmaz. Şehrin önde gelenlerinin tamamının maddi ve manevi olarak destek vermesi gerekiyor. Antalyaspor ancak böyle yeniden eski günlerine döner ve küllerinden doğar. Ben de bu şehirde yaşayan ve hayatımı burada kazanan biri olarak Antalyaspor için gerek oyuncu konusunda gerek başka konularda elimden gelen her türlü desteği vermeye hazırım” diye konuştu.





