Toplum olarak..
“Kof kahramanlar”a düşkünlüğümüz meşhurdur..
Birkaç saat içinde “kahraman” yaratacak kadar becerikliyiz..
Onları kısa sürede bir “kült” haline sokarız..
Sonra?
Gerçeği fark ederiz..
Ve..
Bakışımız değişir..
Çabucak “miadı”nı doldurduğunu görünce..
Aynı hızda “tu kaka” ilan ederiz..
Tıpkı..
Büyükşehir Başkanı Akaydın Hoca’da olduğu gibi..

8 yıl rektör yardımcılığı ve 4 yıl da rektörlük yaptı..
Üniversite için ürettiği bir projesi bile yok..
Ama..
Adamı hemen “kahraman” yaptık..
O kadar “kült”leştirdik ki..
Getirdik, Antalya’yı 5 yıl kendisine teslim ettik..
Aradan henüz 4.5 ay geçti..
Ve gerçeği fark ettik..
Bakışımız değişti..
“I-ıh, yanlış adam seçmişiz” demeye başladık..

Şimdi ne olacak?
Hoca hiçbir şey yapmadan 5 yıl oturacak mı?
Tabii ki oturmayacak..
Hep söylüyorum, Hoca “cin”dir diye..
Göz boyamayı da, lafla peynir gemisi yürütmeyi de çok iyi bilir..
Kendisi üretemiyor..
Üretecek bir kadro da oluşturamadı..
Bunu da biliyor..
Geriye ne kalıyor?
Başka kuruluşlar tarafından Antalya ile ilgili üretilen projelere sarılmak..

Sanırım dikkatinizi çekmiştir..
Hoca’nın son günlerde dillendirdiği konuların hepsi başka yerlerden..
Örneğin ATSO’dan..
Çetin Osman Budak, sürekli üreten biri..
Bu nedenle geçtiğimiz günlerde Antalya ile ilgili çok önemli projeleri hayata geçireceklerini açıkladı..
Sonra ne oldu?
Aynı söylemleri Akaydın konuşmaya başladı..
Duyan, “bravo hocaya” falan diyor..
Ardından..
Suna-İnan Kıraç Akdeniz Medeniyetleri Müzesi'nde bir toplantı yapıldı..
Yine ATSO organize etti..
Konu, Kaleiçi’nin bir cazibe merkezi olması..
Toplantıda, yine Akaydın aldı sazı eline ve başladı söylemeye:
“Kaleiçi Yat Limanı Koruma Amaçlı Planı hazırdııııııııırrrr..
Kaleiçi Antalya'nın kültür belleğidiiiiiiirrrr..
Burayı yeniden kazanmalııııı ve ayağa kaldırmalıyııııııızzzz..”

Oysa..
Kaleiçi zaten Türel zamanında “çiçek” gibi yapıldı..
Tinercilerden keşlerden temizlendi..
Sonrasında yapacakları için zamanı doldu, seçilemedi..
Bunu dile getirse, teşekkür etse..
Ve..
“Kalan yerden devam edeceğiz, burayı canlandırma görevini de biz üstleniyoruz” dese..
Gönüllere taht kuracak..
Ama..
Demez, diyemez..
Çünkü, “nasıl bir kahraman” olduğunu kendisi de biliyor..

Diyeceğim o ki..
Akaydın hoca, bu kent için bir şey üretmeyecek..
Üretenlerin ürettiklerini sahiplenerek 5 yılını doldurmaya bakacak..
Eskiyi kötüleyecek..
Basit işleri cilalayıp parlatacak..
ATSO Başkanı Budak’a tavsiyem şu:
“Projelerine sahip çık..
Bellek yoksunu bir toplumda..
İnsanlar yanıldıklarını er geç anlayacaklardır..
Bu arada sen güme gitme bari..”

NOT: Bu yazının yazıldığı tarih 14 Ağustos 2009.. Üzerinden 4 yıla yakın bir zaman geçti.. Hafızanızı biraz tazeleyin istedim.. “Bellek yoksulu” olup-olmadığınızı görün istedim.. Şimdi şöyle bir düşünün ve cavap verin lütfen: Bu kadar süre içinde Akaydın’da, Akaydın’la ilgili görüşlerde ve Antalya’da yazdıklarımdan farklı bir şey görebiliyor musunuz? Neler kaybetmiş Antalya, değil mi?