Kırık cam teorisi, 1960’ların sonunda New York’ta yapılmış bir deneyden ilham alınarak geliştirilmiştir. Bu deneyde aynı model ve renkteki iki araçtan birisi çok yoksul ikincisi de çok zengin bir muhite yerleştirilmiş ve bir hafta boyunca gizli kamera ile izlenmiştir. Araçların plakası yoktur ve kaputları kalkıktır.
Yoksul semtteki araç üç günde talan edilmiş, zengin beyazların yaşadığı semttekine ise bir hafta boyunca kimse dokunmamıştır. Ta ki deneyi yapanlar aracın kelebek camını kırana dek. İşte zengin ve eğitimli beyazlar üç saat içinde aracı tanınmaz hale getirmişlerdir. Demek ki suçun eğitimle de bir alakası yok.
İşte kırık cam teorisi der ki, bir yerde başlayan bir düzensizlik insanların beyninde orada bir otorite boşluğu olduğu fikrini uyandırır ve düzensizlik zincirleme olarak gelişir. Tüm camları sağlam bir binanın camlarını kimse kırmak istemez. Ama camlardan biri kırılırsa kısa sürede insanlar tüm camları indirirler. Çünkü onu tamir edecek veya kıranı cezalandıracak bir otoritenin var olmadığını düşünürler.
Bunu niye anlattım? Emniyet teşkilatımızda son yıllarda çok ciddi bir değişim ve ilerleme var. Yeni polisler artık daha eğitimli, daha güler yüzlü. Çekirdekten yetişme, alaylı polisler çoktan emekli oldular.
Antalya’da da emniyet güzel çalışmalar yapıyor. Bir kere kentimizin asayiş ile ilgili bir sıkıntısı yok. Karakollarımız yenileniyor, çağa uygun hale getiriliyor. Önleyici devriye hizmetlerini ayrıca takdir ediyorum. Yaya öncelikli kent projesi de yerinde bir adım.
Ancak bana göre polisimizin önem vermesi gereken birinci konu trafikte yaşanan kural ihlalleri ile mücadeledir. Kendimize şunu sormalıyız. İnsanlar polisi ilgilendiren konuları en çok nerede görüyorlar? Tabi ki trafikte. Evinize hırsız girmediyse, bir suça karışmadıysanız ya da siz bir suç işlemediyseniz polisle yüz yüze gelmezsiniz. Bu doğaldır. Ama trafikte her gün binlerce insan polisin görev alanına giren olayları ve ihlalleri görüyor. O yüzden, kural ihlali yapanların cezalandırılması ibret-i alem için önemlidir.
Yenikapı Polis Karakolu’nun girişinde bir yazı vardı. “Herkesin polisi kendi vicdanıdır. Polis, vicdanı olmayanlar içindir.” Çok doğru bir söz. Ve konumuza tam uyuyor. Vicdanlı insanlar trafikte düzgün hareket ediyor. Ama kendini bilmez vicdansız insanların yaptıkları da bazen yanlarına kar kalıyor. İşte, polis o insanlar için lazım.
Aynen kırık cam teorisindeki gibi. Cezasız kalan bir ihlal diğer insanlara da örnek olur. Hatta özendirici olur. Çünkü insanlar bilinçaltlarında orada düzeni sağlayan bir otoritenin olmadığını düşünürler.
Hatta denilebilir ki, trafik denetimleri sadece trafik konusunda değil tüm suçlarda önleyicidir. İnsanlar polisi nerede çok görüyorlarsa oradaki duruma göre hareket edeceklerdir. Bu itibarla polisimizin en birinci görevi trafikte yaşanan kural ihlallerini takip etmek olmalıdır ki diğer suçlara meyilli olanların da gözü korksun.
Bu vesileyle emniyet teşkilatımızın değerli üyelerine çalışmalarında başarılar diliyor, daha güvenli ve yaşanabilir bir Antalya için verdikleri emekten dolayı teşekkür ediyorum.