?İspat etmeyen haysiyetsizdir? başlıklı yazım üzerine telefonlarım susmadı. Kimi ?Ağır yazmışsın? dedi, kimi ?Bunları muhatap almak sana yakışmıyor. İşine bak? dedi. Kimi dostlar ve okurlar da, az bile yazdığımı ifade etti. Bir çok kişi de yazımda kimleri kast ettiğimi sordu.
Sevgili okurlar.
İnsanlar hakkında durmadan iftira atmak, yalan söylemek, ispatı mümkün olmayan ithamlarda bulunmanın karşılığı nedir? Bunu yapanlara ne söylemek gerekir? Kendi yediği nanelerden hiç kimsenin haberi olmadığını sanarak, ortada hiçbir suç unsuru olmadığı halde bir buçuk yılı aşkın zamandır başkaları hakkında durmadan dedikodu yapanlara nasıl bir karşılık vermek gerekir?
Ben dünkü yazıda içimden geçen ve hiç çekinmeden muhataplarının yüzüne haykırabileceğim sözlerin yüzde birini ancak dile getirdim. Yine de bir köşe yazısında yer almaması gereken ve okuyanları rahatsız eden kelimeler varsa, rahatsız olan okurlarımdan özür dilerim. Ancak muhataplarından asla!..
Bunlar bizi sessiz kalacak mı sanıyor? Gün gelip, yaptıklarının karşılığı bir şekilde verilmeyecek mi sanıyor? ?Vur abalıya? diyebilirler. Ancak karşılarında, sessiz, güçsüz, hırpalanmanın hür türlüsüne tepkisiz, hakkının çiğnenmesine laf söylemeyen kişiler olmadığını bilmeleri gerekiyor. Bugüne kadarki sessizliğimiz, bu meselelerin yüce yargıya intikal ettirilmesindendir. Ancak bunun da bir sınırı var.
Ben şimdi oturduğum yerden bu işleri yapanlar hakkında canım sıkıldıkça dilekçe hazırlasam, Cumhuriyet Savcılıklarına durmadan içi boş suç duyuruları yapsam, her başvurum sonuçsuz kaldığı halde onlar hakkında yeni yollar denesem nasıl olur?
Doğru olmaz değil mi?
Benimki doğru olmazsa, onlarınki de değil.
Yapılan suç duyurularından hiçbir sonuç çıkmayacağını adım gibi biliyorum. Bu anlamda bir buçuk yıldır aynı şeyleri söyledim. Yine söylüyorum. İnsanların günahına girmekten başka, kirli siyaset yapmaktan başka hiçbir şey değil bu çabalar. Çünkü; Kendimi ve o dosyalarda adı geçenleri biliyorum. Yalan, iftira dolu ithamlardan ne çıkabilir ki?
Ancak her ne kadar kendimi bilsem de, bir insan olarak o iftiraların çirkinliği karşısında artık sessiz kalmayacağımın bilinmesini istiyorum. Sabır bir yere kadar.
Bir insanın hakkındaki iddialar karşısında hiçbir çekincesi olmadığı halde, gülüp, geçmesi bir yere kadar. Sonuçta; Şahsıma, bana göre çok ağır iftiralar atılıyor.
Kimleri yazdığım meselesine gelince..
Bu iftiraların hazırlığını her kim yaptıysa, her kim içeriğinin boş olduğunu bildiği halde sırf siyaset olsun diye bizlerin de onuru ile oynamaya kalktıysa, muhatap onlardır.
Dün de yazdığım gibi. O iddialarını ispat etmekle mükellefler. Etmedikleri güne kadar haysiyetsiz, onursuzdurlar.
Antalya
Güncel
Asayiş
İlçeler
Spor
Özel
Az bile yazdım
Murat Çiçek
Yorumlar
Trend Haberler
Antalya'da elektrik kesintileri: 29 Ağustos
Korkuteli’nde şenlik coşkusu
Antalya'nın yollarında COP31 hazırlığı
Fatih Altaylı duyurdu: Antalya’nın simgesi 7 Mehmet kapanıyor mu?
‘Görev değişir duruş değişmez’
Antalya’da hafta sonu hava durumu belli oldu: Antalya'da 29-30 Ağustos hava durumu nasıl olacak?