Antalya Gazeteciler Cemiyeti (AGC), toplumsal duyarlılığı artırmak ve basında etik standartları güçlendirmek amacıyla önemli bir projeye imza attı. Antalya İl Sağlık Müdürlüğü, Akdeniz Üniversitesi ve Konyaaltı Belediyesi’nin katkılarıyla düzenlenen 'Haber Dili Hayat Kurtarır – İntihar Haberlerinde Doğru Medya Dili' eğitim ve paneli, Nazım Hikmet Kongre Merkezi'nde gerçekleştirildi. Etkinlikte, intihar haberlerinin sunumunda etik ilkelerin önemi ve medyanın toplum üzerindeki etkileri detaylarıyla ele alındı.
'Öncelik toplumsal fayda'
Panelin açılış konuşmasını gerçekleştiren AGC Başkanı İdris Taş; kurul üyelerine, sağlık müdürlerine, bürokratlara ve basın mensuplarına teşekkür etti. Gazetecilerin kamuoyunu bilgilendirirken etik kurallardan taviz veremeyeceğini vurgulayan Taş, şu ifadeleri kullandı: "Sunulan bilgi objektif, tarafsız, net ve şeffaf olmalıdır. Haber ve etik kurallar ayrılmaz bir bütündür; gazeteciler intihar haberlerini verirken son derece dikkatli davranmalıdır. Bu tür haberlerde birinci öncelik toplumsal fayda olmalı, haberler dramatik bir dille sunulmamalı, fotoğraf ve videolar net bir şekilde verilmemelidir. İntihar asla bir 'son kurtuluş' veya 'son çare' gibi gösterilmemelidir." Konyaaltı Belediye Başkanı Cem Kotan ise yerel yönetimlerin sadece fiziki altyapı çalışmalarından sorumlu olmadığını belirterek, toplumsal dayanışmanın önemine dikkat çekti. Kotan, "Toplumun yalnızlığını gidermek, sosyal hizmetlerde bulunmak ve dertleşebilecek bir kucak açmak belediye başkanlarının en önemli görevlerinden biridir. Bu tür konularda duyarlı olmak ve gerekli lojistik desteği sağlamak toplumsal bir sorumluluktur" diyerek organizasyona katkı sağlamaktan memnuniyet duyduklarını dile getirdi.

Uzmanlardan hayati uyarılar
Panelin eğitim bölümünde uzman isimler, intihar olgusuna ilişkin bilimsel verileri ve medya haberlerindeki doğru dil kullanımını aktardı. İl Sağlık Müdürlüğü Bulaşıcı Olmayan Hastalıklar Birimi Psikoloğu Müşerref Sağlam, 'İntiharda Risk Faktörleri (Bütüncül Yaklaşım)' başlıklı sunumunda, olaylara tek bir nedene bağlı kalmadan bütüncül bakılması gerektiğini belirtti. İntihar sonucu ölüm oranının erkeklerde kadınlara kıyasla daha yüksek olduğunu (yaklaşık yüzde 75 erkek, yüzde 25 kadın) belirten Sağlam, kadınlarda ise yardım kaynaklarına daha esnek ulaşılabilmesi ve yöntem farkı nedeniyle girişim oranının daha fazla olduğunu vurguladı. Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre intiharın gençler ve 70 yaş üzeri bireylerde yüksek olduğunu belirten Psikolog Sağlam; TÜİK verilerine göre Türkiye'de 20–35 yaş grubunun belirgin risk grubu olarak öne çıktığını aktardı. Ayrıca boşanmış, dul ve bekar bireylerde sosyal destek eksikliği ve izolasyon nedeniyle riskin daha yüksek olduğunu ifade etti.
'Werther etkisi ve medyanın rolü'
Akdeniz Üniversitesi Dr. Öğretim Üyesi Mustafa Nogay Coşkun, basının vakalar üzerindeki tetikleyici etkisine vurgu yaparak 'Werther Etkisi' (bulaşıcı/taklitçi intihar davranışı) fenomene dikkat çekti. Dünya genelinde her yıl 700 bin ile 800 bin kişinin intihar nedeniyle yaşamını kaybettiğini hatırlatan Coşkun, medyanın etik ilkelere uymasının hayati önem taşıdığını belirtti. Dr. Coşkun, Türkiye'de yapılan araştırmaların acı bir tabloyu ortaya koyduğunu ifade ederek, istatistikleri şu şekilde paylaştı: "2016–2017 Araştırması (115 Haber); haberlerin yüzde 80'inde yönteme detaylıca yer verildiği, yüzde 94'ünde 'intihar' kelimesinin manşetten kullanıldığı ve sadece yüzde 0,9'unda yardım kanallarının gösterildiği tespit edildi." 2022–2024 Araştırması (456 Haber); pandemi sonrası dönemde etik ihlallerin arttığını vurgulayan Dr. Nogay Coşkun, 456 haberden yalnızca 1 tanesinde (yüzde 0,2) kriz anındaki bireyler için destek hattı paylaşıldığını söyledi.

Doğru yayıncılık ilkeleri
Panelde, basında sansürün değil 'etik yayıncılığın' hedeflendiği vurgulanarak gazetecilerin dikkat etmesi gereken kurallar şöyle sıralandı: "Nötr Dil Kullanımı; 'Canına kıymak' veya 'kendini kurban etmek' gibi romantize eden veya olumlu anlamlar yükleyebilecek ifadeler yerine 'hayatını kaybetti' gibi nötr ifadeler tercih edilmelidir. Dramatizasyondan Kaçınma; sansasyonel, yöntem ve duygu sömürüsü öne çıkaran başlıklar yerine; soruna (mobbing, psikolojik baskı vb.) dikkat çeken ve yardım kanallarını gösteren yapıcı başlıklar atılmalıdır. Yöntem, mekân detayları verilmemeli; fotoğraf ve videolar açık bir şekilde paylaşılmamalıdır.
Haberlerde olayın detayları yerine uzman görüşlerine, yalnızlık hissini kıracak umut verici örneklere ve kriz destek hatlarına yer verilmelidir."





