Büyük Birlik Partisi Antalya İl Başkanı Mustafa Yılmaz, Suriye’de yaşanan gelişmeler ve ülkede yeni bir idari yapılanma oluşturulmasına yönelik tartışmalar üzerinden Türkmenlerin durumuna dikkat çekti. BBP Genel Başkanı Mustafa Destici’nin basın toplantısında ortaya koyduğu görüşlere destek veren Yılmaz, Suriye’nin geleceğinin şekillendirilmesinde Türkmenlerin yok sayılmaması gerektiğini vurguladı. Yılmaz, Suriye’de yeni bir idari düzen kurulması sürecinin yalnızca güvenlik ve toprak kontrolü üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini belirterek, ülkenin tarihî ve toplumsal yapısında Türkmenlerin önemli bir yere sahip olduğunu ifade etti. Suriye’nin kadim unsurlarından biri olan Türkmenlerin yeni siyasi ve idari mekanizmalarda yeterli düzeyde temsil edilmesinin önemine işaret eden Yılmaz, Türkiye’nin de bu süreci yakından takip etmesi gerektiğini kaydetti. Mustafa Yılmaz, Türkmenlerin siyasi temsilinin yanı sıra Türkçe eğitim ve kültürel haklar konusunun da önem taşıdığını belirtti. Türkmenlerin dil ve kültür bağlarının zayıflatılmasına yönelik gelişmelerin yalnızca kültürel bir mesele olarak değerlendirilmemesi gerektiğini savunan Yılmaz, söz konusu gelişmelerin Türkiye açısından stratejik ve millî güvenlik boyutlarının da bulunduğunu ifade etti. Yılmaz, Genel Başkan Mustafa Destici’nin yaklaşımının da bu noktaya dikkat çektiğini belirterek, Türkiye’nin Suriye’nin toprak bütünlüğünü ve ülkedeki bütün halkların meşru taleplerini savunurken Türkmenlerin varlığına, haklarına ve siyasi temsiline daha güçlü şekilde sahip çıkması gerektiğini söyledi.

Antalya'da hafta sonu hava nasıl olacak? 12 Eylül Cumartesi-13 Eylül Pazar
Antalya'da hafta sonu hava nasıl olacak? 12 Eylül Cumartesi-13 Eylül Pazar
İçeriği Görüntüle

‘Suriye’nin geleceği kapsayıcı olmalı’

Suriye’nin geleceğine ilişkin oluşturulacak herhangi bir siyasi veya idari mekanizmanın toplumun bütün kesimlerini kapsaması gerektiğini dile getiren Yılmaz, Türkmenlerin sürecin dışında bırakılmasının bölgedeki dengeler açısından yeni sorunlara yol açabileceği değerlendirmesinde bulundu. Türkmenlerin herhangi bir siyasi pazarlığın konusu veya geçici siyasi hesapların tali unsuru olarak görülmemesi gerektiğini belirten Yılmaz, Suriye’deki yeni yapılanmaların ülkenin asli toplumsal unsurlarından biri olan Türkmenlerin iradesi ve temsili dikkate alınarak oluşturulması gerektiğini ifade etti. Mustafa Yılmaz, Suriye’de Türkçenin kullanım alanının daraltılması, Türkmenlerin yalnızlaştırılması ve siyasi temsil haklarının görmezden gelinmesine yönelik gelişmelere karşı sessiz kalınmaması gerektiğini savundu. Bu konudaki gelişmelerin yalnızca Suriye’de yaşayan Türkmenleri ilgilendiren bir mesele olmadığını belirten Yılmaz, Türkiye’nin sınır güvenliği ve bölgedeki millî menfaatleri açısından da konunun önem taşıdığını dile getirdi. Yılmaz, bugün atılacak adımların gelecekte Türkiye’nin bölgedeki gelişmelere yönelik politikalarını ve güvenlik perspektifini de etkileyebileceğini kaydetti.

‘Kalıcı barış adil düzenle mümkün’

BBP Antalya İl Başkanı Mustafa Yılmaz, partileri olarak Genel Başkan Mustafa Destici’nin Türkmenlerin haklarına ilişkin ortaya koyduğu yaklaşımı desteklediklerini belirtti. Suriye’de kalıcı barış ve istikrarın ancak toplumun farklı kesimlerinin kimliğine, diline, kültürüne ve siyasi temsil hakkına saygı gösteren kapsayıcı bir düzenle sağlanabileceğini ifade eden Yılmaz, Araplar, Türkmenler, Kürtler ve diğer toplulukların haklarının gözetilmesi gerektiğini söyleyerek, “Büyük Birlik Partisi olarak, Genel Başkanımız Sayın Mustafa Destici’nin ortaya koyduğu bu kararlı duruşun yanında olduğumuzu bir kez daha ifade ediyoruz. Suriye’de kalıcı barış ve istikrar ancak Arapların, Türkmenlerin, Kürtlerin ve diğer tüm toplulukların kimliğine, diline, kültürüne ve siyasi temsil hakkına saygı gösterilen adil ve kapsayıcı bir düzenle mümkündür” dedi. Türkmenlerin haklarının korunmasının yalnızca tarihî ve kültürel bağlar açısından ele alınamayacağını belirten Yılmaz, bunun aynı zamanda Türkiye’nin bölgesel sorumluluklarıyla da bağlantılı olduğunu ifade etti. Mustafa Yılmaz, “Türkmenlerin hakkını savunmak, sadece kardeşlik hukukunun değil; tarihimizin, millî davamızın ve stratejik sorumluluğumuzun da gereğidir” sözleriyle açıklamasını tamamladı.

Muhabir: Esra ALTUNKES