Şimdi yazacaklarım Antalya?nın bir çok belediyesinde yaşanmaktadır. Dolayısıyla üstüne alınmak isteyen her belediye başkanı alınabilir. Benim için hiç sakıncası yok. Ancak yazacaklarımı inkar edemez. Varsa öyle babayiğit, ?hodri meydan? diyorum.
Son yıllarda belediyelerimiz başta temizlik, güvenlik olmak üzere bir çok hizmeti ihale yolu ile özel şirketlere vermeye başladı. Böylece kendilerince bu hizmetleri daha ekonomik ve makul düzeye indirdi. İlk bakışta doğru görünen bir tercih. Çünkü; Normal şartlarda belediyeler bir işçiye ayda 3-4 bin lirayı bulan harcama yaparken, özel şirketler bu işi asgari ücretle çözüyor. Belediye işçileri arasında işi savsaklama fazlayken, özel şirketler buna izin vermiyor. Belediyede sadece ?fazla mesai ücretleri? kimi zaman, özel şirketin çalıştırdığı işçinin maaşını geçebiliyor. Daha bunun gibi bir çok örnek, ilk bakışta belediyelerin haklı bir tercih yaptığını gösteriyor.
Buraya kadar yazdıklarım ilk bakıştı. Bu hizmetlerin özel şirketlere verilmeye başlandığı ilk yıllarda durum aynen böyleydi. Kabul etmek gerekirki belediyeler bütçelerinde ciddi rahatlamalar sağladı. Ancak günümüzde kazın ayağı öyle değil. Çünkü; Maalesef bu işlerede zamanla kurnazlık, hile ve avantacılık bulaştı. Kimi zamanda çaresizlik bu ihalelerin adamın başını yakacak noktaya ulaşmasını sağladı.
Bunların neler olduğunu kamuoyu çok fazla bilmez. Ancak işin içerisinde olanlar, ?Çok doğru yazmış? diyecektir. O doğrular nedir?
Bir Belediye Başkanı düşünün. Seçim döneminde onlarca, yüzlerce, hatta binlerce kişiye iş vaadinde bulunuyor. Ancak iş başına gelince, değil binlerce, yüzlerce kişiye bile normal şartlarda iş imkanı sağlamasının imkansızlığını görüyor. Sonra da kapısını aşındıran seçmenlere ne diyeceğini şaşırıyor. Bu durum belediyelerin belki de yüzde 50?sinde yaşanıyor. Belediye başkanı en azından çok yakınları veya kesinlikle kıramayacakları için farklı yollara başvurmaya başlıyor. İşte bu noktada devreye o özel firmalar sokuluyor.
Nasıl mı?
İhale yapılırken bir temizlik firmasının, sorumluluğunu aldığı bölgeyi 100 işçi ile temizlemesi mümkünken, rakam şartnameye örnek veriyorum 200 olarak yazılıyor. Veya bir özel güvenlik firması için gerekli eleman sayısı 50 ise, bu rakam 100 olarak yazılıyor. Yada daha da kötüsü normal sayı yazılıyor. Ancak ihale sonrası o normal sayıdaki işçinin sadece yarısı gerçekte çalışıyor. Diğerleri firmaya veya bankamatiğe sadece maaş günleri uğruyor. Böylece o belediye başkanı seçim öncesi söz verdiği kesimlerin en azından bir kısmını bu firmalarda işe aldırıyor. Parti teşkilatlarında seçim zamanı kendisi için yırtınan bazı insanları, hiç çalışmadan bu firmalarda gösterip, maaş almasını sağlıyor. Yani belediyeden direk yapamadığını, temizlik firmasına aktararak gerçekleştiriyor.
Bu bir örnektir. Meselenin daha da vahim tarafları vardır. Bu tür ihalelerde rakamlar gereğinden fazla gösterilip, belediye başkanlarının bir çok özel harcaması bu firmalar tarafından karşılanıyor. Yada direk ?cukka? yapılıyor. O ?cukka?nın çeşitliliği o kadar fazlaki, madde madde bir köşe yazısına sığdırılması imkansızdır. İşin burasını siz değerli okurların, hayal gücüne bırakıyorum. Sınırsız hayal edin. Ama düşündüğünüz her şeyin, bu ihaleler kapsamında imkansız olmadığını bilin. Karı, kız, araba, yat, kat ve daha aklınıza ne gelirse.. Bu arada bazı belediye başkanlarının da, kendi çıkarı için değil, mecbur kaldığı ancak belediye bütçesinden çözemediği bazı harcamalar için bu yolu seçtiğini biliyoruz. Yani bu yolu seçenlerin hepsine ?Kendine götürüyor? demek haksızlık olur. Elbet de bu tercih de yanlıştır. Ancak bilinmesinde fayda vardır.
Gündem
Antalya
Kültür-
İlçeler
Ekonomi
Güncel
Asayiş
Turizm
Belediyelerin ?yamuk? halleri
Murat Çiçek
Yorumlar
Trend Haberler
Hatice Öz’den güçlü mesaj: Antalya’nın hakkı güçlü ATSO
Bülent Korkmaz’dan Mardin yenilgisi sonrası öz eleştiri: Mağlubiyeti hak ettik
Bursaspor’dan Rey Manaj bombası! Anlaşma çok yakın
YKS tercih sonuçları ne zaman açıklanacak?
İl içi tayinlerde takvim tepkisi
Antalya trafiğine nefes: Uncalı ve Kocayatak tamamlandı, sıra Duraliler’de