Beyaz Saray Basın Sözcüsü Karoline Leavitt, Beyaz Saray’da basın mensuplarının sorularını yanıtladı. Taraflar arasında ilan edilen tarihi ateşkese ilişkin Leavitt, "Bu ABD için bir zaferdir. Bunu mümkün kılan ABD Başkanı ve inanılmaz ordumuzdur" ifadelerini kullandı.
Trump’ın savaşın takvimini en baştan 4 ila 6 hafta olarak belirlediğini söyleyen Leavitt, "ABD, savaşçılarının olağanüstü kabiliyetleri sayesinde Başkan tarafından belirlenen askeri hedeflere sadece 38 gün içinde ulaşmış, hatta bunların ötesine geçmiştir" dedi.
Leavitt, İran genelinde 13 binden fazla hedefin vurulduğu saldırılarda İran’ın savunma sanayi altyapısının imha edildiğini ve İran’ın altı hafta öncesine göre yıllarca geriye itildiğini savundu. Leavitt, "İran’ın terör vekillerini finanse etme ve destekleme kabiliyeti de büyük ölçüde azalmıştır. Bu noktada İran artık bölgedeki vekillerine silah dağıtamayacak durumda. En önemlisi de, İran’ın nükleer silah elde edemeyecek olması" şeklinde konuştu.
"Dünya, tarihe geçecek kadar hızlı ve başarılı bir askeri zafere tanık oldu"
İran’ın eski dini lideri Ali Hamaney dahil olmak üzere üst düzey liderlerinin öldürüldüğünü ve geriye kalan liderlerin "korkudan felç olmuş durumda" olduklarını söyleyen Beyaz Saray Basın Sözcüsü Leavitt, "Başkomutan Trump’ın talimatları ve savaşçılarımızın eşsiz başarısı sayesinde dünya, tarihe geçecek kadar hızlı ve başarılı bir askeri zafere tanık oldu. Başkan Trump, ‘Epic Fury’ (Destansı Öfke) Operasyonunu belirli askeri stratejik hedeflerle başlattı ve ABD bu hedeflere açıkça ulaştı" dedi.
ABD’nin baskı politikası ve askeri başarılarıyla İran’ın ateşkes talep etmeye ve nihayetinde ABD’nin ateşkes önerisini kabul etmeye zorladığını söyleyen Leavitt, "İran, Hürmüz Boğazı’nı açmayı kabul etti ve Başkan’ın da söylediği gibi, İranlılardan müzakere için uygulanabilir bir temel olarak değerlendirilen bir teklif aldık" dedi.
"Trump yeni ve değiştirilmiş planı müzakereye uygun bir temel olarak gördü"
Beyaz Saray Sözcüsü Karoline Leavitt, İran'ın önerdiği ilk ateşkes maddelerini reddettiklerini ancak, daha sonra sunulan maddelerin ABD'nin teklif ettiği 15 madde ile uyumlu olduğunu söyledi. Leavitt, "Bugün medyada bu müzakereler ve planlar hakkında çok sayıda hatalı haber gördüm. Bu yüzden açık bir şekilde kayıtlara geçsin istiyorum. İranlılar başlangıçta 10 maddelik bir plan sundu ve bu plan, temel olarak ciddiyetsiz ve kabul edilemezdi. Tamamı reddedildi ve Trump ve müzakere ekibi tarafından adeta çöpe atıldı. Bu salondaki birçok medya kuruluşu, ABD’nin bu planı kabul ettiği şeklinde haber yaptı. Bu doğru değildir. Başkanın belirlediği son tarih hızla yaklaşırken ve ABD ordusu İran’ı saatler ilerledikçe giderek daha fazla zayıflatırken, rejim durumu kabul etti ve müzakere ekibine daha makul, tamamen farklı ve daha kısa bir plan sundu. Başkan Trump ve ekibi, bu yeni ve değiştirilmiş planı müzakereye uygun bir temel olarak gördü ve kendi 15 maddelik teklifimize uyumlu hale getirmeye karar verdi" dedi.
Leavitt, Başkan Trump’ın İran’ın uranyum zenginleştirmesine ilişkin kırmızı çizgilerinin değişmediğini ve İran’ın "istek listesinin" bir anlaşma olarak kabul edildiği iddialarının saçma olduğunu söyledi.
"Başkan, yalnızca ABD’nin menfaatlerine hizmet eden bir anlaşmayı kabul edecektir"
Beyaz Saray Basın Sözcüsü, "Başkan yalnızca ABD’nin menfaatlerine hizmet eden bir anlaşmayı kabul edecektir ve müzakere ekibi, Hürmüz Boğazı herhangi bir kısıtlama ve gecikme olmaksızın açık kaldığı sürece önümüzdeki iki hafta boyunca bu çabaya odaklanacaktır" ifadelerini kullandı.
"Bir sonraki aşamaya geçiyoruz"
Basın toplantısında ABD Başkanı’nın İran’a yönelik saldırılar ile neyin başarıldığı konusunda Amerikan halkına mesajının ne olduğu sorusuna Leavitt, "İran’ın oluşturduğu yakın tehdit artık büyük ölçüde ortadan kalkmıştır. Donanmaları, füzeleri, savunma sanayi altyapıları imha edilmiş ve artık ülke içinde nükleer bomba geliştirme arzu ve planları mümkün değildir. Son 38 gün boyunca Destansı Öfke Operasyonu’nun olağanüstü başarısı sayesinde bu hedef kesinlikle gerçekleşmiştir" şeklinde cevap verdi.
Leavitt, "Şimdi bir sonraki aşamaya geçiyoruz. Bu da bazı ince ayrıntıları netleştirmek ve umarız Orta Doğu’da uzun vadeli bir barış sağlayabilecek bir anlaşmaya aracılık etmek için müzakere dönemidir" dedi.
"Bugün Hürmüz Boğazı’nda gemi trafiğinde artış gözlemledik"
İran’ın Lübnan’a saldırılar nedeniyle bugün Hürmüz Boğazı’nı yeniden kapatmasına yorumu sorulan Leavitt, "Bugün Hürmüz Boğazı’nda gemi trafiğinde artış gözlemledik ve Başkanın beklentisi ve talebi, Hürmüz Boğazı'nın derhal hızlı ve güvenli bir şekilde yeniden açılmasıdır" dedi.
"Geri adım atan İranlılar oldu, Başkan Trump değil"
ABD Başkanı Donald Trump’ın uluslararası ilişkilerde kaba bir dil kullanmasına ilişkin bir soruya Leavitt, "Başkanın en çok önemsediği şey sonuç almaktır. Bugün hepinizin tanık olduğu sonuçlara yol açan da onun sert söylemleri ve sert müzakere tarzıdır" şeklinde cevap verdi.
Leavitt, "İran dün gece açıkça ABD ile ateşkesi kabul ettiğini ya da istediğini açıkladı. Çünkü artık güçlü ve ölümcül ordumuz tarafından bombalanmaya tahammül edemiyorlardı ve Hürmüz Boğazı’nı yeniden açma taahhüdünde bulundular" dedi.
Dünyanın Trump’ın sözlerini ciddiye alması gerektiğini söyleyen Leavitt, "Başkan en çok sonuçlarla ilgilenir. Geri adım atan İranlılar oldu, Başkan Trump değil. Dün gece saat (ABD Doğu Saati ile) 20.00’a kadar Hürmüz Boğazı’nı yeniden açmayı kabul etmezlerse çok ağır sonuçlarla karşılaşacakları söylendi. Peki dün gece ne yaptılar? Hürmüz Boğazı’nı yeniden açmayı kabul ettiler" dedi.
"Medeniyetin ortadan kaldırılması" tehdidinin boş bir tehdit olmadığını söyledi
Beyaz Saray Sözcüsü Karoline Leavitt, ABD'nin İran'a yönelik "Bir medeniyetin ortadan kaldırılması" yönündeki tehdidine ilişkin, "Bu tehdit, İran rejiminin diz çökmesine, ateşkes istemesine ve Hürmüz Boğazı’nı yeniden açmayı kabul etmesine yol açtı. Bu, sonuç veren güçlü bir tehditti. Bu hiçbir şekilde boş bir tehdit değildi. Pentagon'un dün gece uygulanmaya hazır bir hedef listesi vardı" dedi.
"Lübnan ateşkesin bir parçası değil"
İsrail’in Lübnan’a yönelik saldırılarına ilişkin bir soruya Leavitt, "Lübnan ateşkesin bir parçası değil. Bu durum ilgili tüm taraflara iletilmiştir. İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu bildiğiniz üzere dün gece ateşkesi ve ABD’nin çabalarını desteklediğini belirten bir açıklama yaptı ve önümüzdeki iki hafta boyunca yararlı bir ortak olmaya devam edecekleri konusunda Başkan’a güvence verdi" dedi.
"Vance, Witkoff ve Kushner İslamabad’a gidecek"
ABD’nin Cuma günü İran’la yapılacak görüşmelere katılıp katılmayacağı sorusuna Leavitt, "Başkan Trump’ın, Başkan Yardımcısı James David Vance, Orta Doğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff ve Sayın Jared Kushner’in liderlik ettiği müzakere ekibini, bu hafta sonu yapılacak görüşmeler için İslamabad’a gönderiyor olduğunu duyurabilirim. Görüşmelerin ilk turu, Cumartesi sabahı gerçekleştirilecek" cevabını verdi.
"Ateşkes, Hürmüz Boğazı’nın güvenli biçimde yeniden açılmasına bağlı"
ABD’nin durumu yakından izlemeye devam edeceğini ifade eden Beyaz Saray Basın Sözcüsü, "Başkan’ın dün geceki açıklamasında söylediği üzere, bu ateşkes Hürmüz Boğazı’nın güvenli biçimde yeniden açılmasına bağlı. Bu daha dün gece kararlaştırıldı. İşlerin zaman almasını anlıyoruz ama Başkan’ın beklentisi bu" şeklinde konuştu.
ABD’nin İran medeniyetini ortadan kaldırma tehdidinin ahlaki açıdan oluşturduğu imaja ilişkin bir soru alan Leavitt, "Başkan, İran’ın terör rejimi karşısında mutlak bir ahlaki üstünlüğe sahiptir. Bunun aksini ima etmeniz, açıkçası hakarettir" ifadelerini kullandı.
İran ile ateşkes sağlanmasında Çin’in rolü soruldu
İran ile ateşkes sağlanmasında Çin’in rolüne ilişkin bir soruya Leavitt, "Hükümetimizin en üst düzeyi ile Çin hükümetinin en üst düzey kesimi arasında görüşmeler oldu. Başkan, Çin Devlet Başkanı Xi Jinping’e büyük saygı duyuyor; onunla ve ülkesiyle iyi bir çalışma ilişkisine sahip. Birkaç hafta içinde Çin’i ziyaret etmeyi dört gözle bekliyor" ifadeleriyle cevap verdi.
İran’ın Hürmüz Boğazı’ndan geçiş ücreti almasına karşı olmadıklarını söyledi
Leavitt, ABD ve İran’ın Hürmüz Boğazı’ndan geçiş ücreti alma ihtimallerine ilişkin olarak, "Bu, önümüzdeki iki hafta boyunca görüşülmeye devam edilecek bir konu. Ama Başkan’ın önceliği, ücretlendirme olsun ya da olmasın, Boğaz’ın hiçbir sınırlama olmaksızın yeniden açılmasıdır" dedi.
ABD’nin neden Hürmüz Boğazı’ndan geçiş ücreti toplamasına izin vereceği sorusuna Leavitt, "Bu uzun yıllar karşı çıktığımız bir şey değil. Yine de bunu kesin olarak kabul ettiğimizi söylemedik. Ortak girişim, Başkan’ın ortaya attığı bir şeydi. Fakat dün gece çok açık konuştu. Boğazın derhal ve hiçbir kısıtlama olmaksızın yeniden açıldığını görmek istiyor" dedi.
"NATO’nun ABD halkına sırt çevirmiş olması oldukça üzücü"
NATO müttefiklerinin yayınladığı bir ortak açıklamayla Hürmüz Boğazı’nın açılmasına katkıda bulunmak istediklerini ilan etmelerine Beyaz Saray’ın yorumunun ne olduğu sorusuna Leavitt, "ABD Başkanı’nın NATO hakkında yaptığı bir açıklamasını alıntılamak istiyorum: Test edildiler ve başarısız oldular" cevabını verdi. Leavitt, "NATO’nun son altı hafta boyunca ABD halkına sırt çevirmiş olması oldukça üzücü. Oysa Amerikan halkı onların savunmasını finanse ediyor. Bildiğiniz gibi Başkan Trump, birkaç saat içinde Beyaz Saray’da NATO Genel Sekreteri Rutte ile görüşecek. Kendisiyle çok açık ve dürüst bir görüşme yapmayı sabırsızlıkla bekliyor" dedi.
ABD Başkanı Trump’ın NATO’den çekilmeyi hala düşünüp düşünmediği sorusuna Leavitt, "Bu Başkanın konuştuğu bir konu ve birkaç saat içinde NATO Genel Sekreteri Rutte ile de konuşacağı bir konu. Belki bugün öğleden sonra o görüşmenin ardından bunu doğrudan Başkanın ağzından duyarsınız" ifadeleriyle cevap verdi.





