Manchester kentinde yaşayan ve evli, üç çocuk ve altı torun sahibi olan Stuart Reginald Windsor, uzun süre farkında olmadan birkaç kez kalp krizi geçirdi. Son olarak nefes darlığı ve göğsünde ağrı şikayetiyle bir hastaneye başvuran Windsor, ileri kalp yetmezliği ile iki koroner damarında ciddi tıkanıklık, üçüncü damarda ise darlık tespit edildi. Windsor, bunun üzerine daha önce bacağı ve dişi için tedavi gördüğü Memorial Antalya Hastanesi'ne başvurdu.

Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Doç. Dr. Cemal Kemaloğlu tarafından kontrolleri yapılan Windsor için acil ameliyat kararı alındı. Kalp kasılma oranı yüzde 24-25 bandına kadar düşen Windsor, kritik ama başarılı bir operasyon geçirerek sağlığına kavuştu.

Türkiye'ye gezi amacıyla geldiğini anlatan Windsor, göğsündeki ağrıların dayanılmaz hale gelmesi üzerine hastaneye başvurduğunu söyledi.

'En fazla 12 ay yaşarsın'

Windsor, yapılan tetkiklerin ardından aldığı teşhisin kendisini derinden etkilediğini belirterek, 'Doktorlar bana sadece bir arter damarımın açık kaldığını ve bu durumun çok ciddi olduğunu söylediler. Ben şok oldum. Bana 12 ay yaşayabilirsin dediler. İngiltere'de bir sonraki randevuya 3 ayım vardı. Eşim de yanımdaydı. İkimiz de büyük bir şok yaşadık' ifadelerini kullandı.

10 Haziran'da kendisine durumunun ciddiyetinin anlatıldığını ve aynı gün anjiyo yapıldığını aktaran Windsor, 'Detayları öğrenmek istemedim. Bana bunun büyük bir operasyon olduğu söylendi ve çok korktum. İngiltere'de bir söz vardır; 'Ne kadar az bilirsen o kadar iyidir.' Ben de sadece ameliyatın başarılı geçmesine odaklandım' dedi.

Ameliyat sonrasında sağlık durumunun belirgin şekilde düzeldiğini dile getiren Windsor, 'Bulutların üstündeydim. Kalbimin kan pompalamasında yaşanan sorun düzeldi, değerlerim iyileşti. Çok mutluyum ve geleceğe umutla bakıyorum. İnşallah daha da iyi olacağım' diye konuştu.

Yaşadığı sürecin ardından yaşam alışkanlıklarını değiştirdiğini vurgulayan Windsor, 'Hastaneye geldiğim gün sigarayı bırakma kararı aldım. Artık sigara ve alkol yok. Daha uzun yaşayabilmek için daha sağlıklı beslenmeye ve yaşam tarzımı değiştirmeye çalışıyorum' ifadelerini kullandı.

Daha önce de trafik kazası sonrası şu an ameliyat olduğu hastanede dizine metal implant takıldığını ve diş tedavisi gördüğünü anlatan Windsor, 'Türk doktorlarına güveniyorum. Daha önce de bunu tecrübe ettim' dedi.

'Cerrahi dışında pek şansı yoktu'

Op. Dr. Egemen İşgören: 'Yaz aylarında sistit vakaları artıyor'
Op. Dr. Egemen İşgören: 'Yaz aylarında sistit vakaları artıyor'
İçeriği Görüntüle

Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Doç. Dr. Cemal Kemaloğlu ise hastanın kendilerine eforla çabuk yorulma, nefes darlığı ve göğüs ağrısı şikayetleriyle başvurduğunu söyledi.

Yapılan tetkiklerde ileri kalp yetmezliği, her iki kalp kapağında ciddi yetmezlik ve üç koroner damardan ikisinin tamamen tıkalı, birinin ise kritik düzeyde daralmış olduğunun tespit edildiğini belirten Kemaloğlu, kalbin pompalama gücünü gösteren ejeksiyon fraksiyonunun da yüzde 24-25 seviyesinde bulunduğunu kaydetti.

Bu seviyedeki hastalarda ameliyat riskinin oldukça yüksek olduğuna dikkati çeken Kemaloğlu, 'Cerrahi dışında da pek bir şansı yoktu. Çünkü ciddi nefes darlığı ve göğüs ağrıları vardı. Kendisine ameliyatın yüksek riskli olduğunu ancak yapılması gerektiğini anlattık. O da bu riski kabul etti' dedi.

Kemaloğlu, ameliyat kapsamında her iki kalp kapağının onarıldığını ve üç koroner damara baypas yapıldığını belirterek, hastanın bir aylık kontrolünde olumlu sonuçlar elde edildiğini söyledi.

Hastanın kalp kasılma gücünün yüzde 25 seviyesinden yüzde 30'a yükseldiğini aktaran Kemaloğlu, 'Şu anda aktif olarak yüzebilen, bisiklete binebilen bir hasta haline geldi. Sonuçtan oldukça memnunuz' ifadelerini kullandı.

'Genetik yatkınlık ve sigara önemli risk faktörleri'

Kemaloğlu, hastalığın gelişiminde genetik yatkınlığın önemli rol oynadığını belirterek, yüksek tansiyon, diyabet ve sigaranın da riski artırdığını söyledi.

Hastanın daha önce geçirdiği kalp krizlerinin farkında olmadığını ifade eden Kemaloğlu, kalp yetmezliği geliştikten sonra şikayetlerin ortaya çıktığını belirtti.

Sigaranın bırakılması ve düzenli ilaç kullanımının yaşam süresini uzattığını vurgulayan Kemaloğlu, hastanın tedavi sürecinde hekim-hasta güven ilişkisinin önemli katkı sağladığını dile getirdi.

Kemaloğlu, 'Başından beri aramızda güçlü bir güven oluştu. Kendi ülkesinde randevu almak için uzun süre beklediğini ve ameliyat olamayacağını söyledi. Bizim cesur yaklaşımımız onun da hoşuna gitti. Kendisi de cesur bir hastaydı ve bu riski aldı. Bugün geldiğimiz noktada elde ettiğimiz sonuçtan memnunuz' dedi.

Kaynak: İHA