Sendika, özellikle seçmeli derslerin belirlenmesi konusunda okul imkânlarının gerekçe gösterilerek sınırlama getirilmesini ve idareye öğrenci adına seçim yetkisi verilmesini eleştirerek, düzenlemelerin iptali talebiyle Danıştay nezdinde dava açıldığını duyurdu. Eğitim-İş tarafından yapılan açıklamada, yönetmelik değişikliğinin seçmeli derslerin temel mantığıyla ve eğitim sisteminin amaçlarıyla bağdaşmadığı savunuldu. Sendika ayrıca ilkokullarda “Yabancı Dil, Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi ve farklı program uygulayan ilkokullar” şeklindeki ifadelerin belirsizliğe yol açabileceğini belirterek, zorunlu eğitimin ilk basamağında farklı program uygulamalarının önünün açılmasına karşı olduklarını bildirdi. Eğitim-İş’in açıklamasında en dikkat çekilen başlıklardan biri, seçmeli derslerin belirlenmesine ilişkin düzenleme oldu. Sendika, seçmeli derslerin temel mantığının öğrencinin ilgi, yetenek ve tercihleri doğrultusunda şekillenmesi gerektiğini savunurken, okulun imkânlarının gerekçe gösterilerek ders seçeneklerinin sınırlandırılmasına tepki gösterdi. Açıklamada, “Okulun imkânları bahanesiyle getirilen sınırlama ve idareye resen öğrenci adına seçme yetkisinin verilmesi kabul edilemez” denildi. Eğitim-İş, bu düzenlemenin öğrencinin eğitim hakkı ve seçmeli derslerin taşıması gereken tercih esaslı yapısı açısından değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.

Antalya'da sıcak hava sürüyor: 10 Ağustos hava durumu
Antalya'da sıcak hava sürüyor: 10 Ağustos hava durumu
İçeriği Görüntüle

‘Farklı program uygulayan ilkokullar’

Sendikanın itiraz ettiği bir diğer düzenleme ise ilkokullara ilişkin kullanılan ifadeler oldu. Eğitim-İş, yönetmelikte yer alan “İlkokullarda Yabancı Dil, Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi ve farklı program uygulayan ilkokullar” şeklindeki ifadelerin yeterince açık ve net olmadığını savundu. Sendikaya göre bu tür belirsiz kavramların yönetmelikte yer alması, ilkokullar arasında farklı uygulamaların ortaya çıkmasına zemin hazırlayabilir. Açıklamada, “Belirsiz kavramlarla ilkokullarda farklı tür yaratmaya yönelik fiilî duruma geçit vermeyeceğiz” ifadelerine yer verildi. Eğitim-İş, özellikle zorunlu eğitimin ilk basamağı olan ilkokullarda farklı program uygulamalarının yönetmelik düzeyinde yer almasını da eleştirdi. Sendika, ilkokulların ortak bir eğitim anlayışı içerisinde değerlendirilmesi gerektiğini savunarak, ‘farklı program uygulayan ilkokullar’ anlayışının yönetmeliğe girmesinin eğitimde birlik ilkesi açısından sorun oluşturduğunu ileri sürdü. Açıklamada bu yaklaşımın Tevhid-i Tedrisat Kanunu’nun ortak, laik ve bilimsel eğitim anlayışıyla bağdaşmadığı görüşü dile getirildi. Yönetmelik değişikliğinin 28 Temmuz 2026 tarihinde Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmesinin ardından hukuki süreci başlattığını duyuran Eğitim-İş, düzenlemelerin iptali istemiyle Danıştay nezdinde dava açıldığını açıkladı. Sendika, dava sürecinin sonuna kadar takipçisi olacaklarını belirterek, eğitim alanında yapılan düzenlemelerin öğrencilerin eğitim hakkı, fırsat eşitliği ve ortak eğitim anlayışı bakımından değerlendirilmesi gerektiğini savundu. Eğitim-İş açıklamasında, “Eğitim-İş olarak dava konusu yapılan bu uygulamalara karşı Danıştay nezdinde dava açılmış olup, süreci sonuna kadar takip edeceğimizi ilan ediyoruz” denildi.

Tartışmanın merkezinde ‘birlik’ vurgusu

Eğitim-İş’in açıklamasıyla birlikte yönetmelik değişikliğinin özellikle seçmeli derslerin belirlenmesi ve ilkokullarda farklı program uygulamalarına ilişkin hükümleri yeniden tartışma konusu oldu. Sendika, eğitim politikalarında yapılacak değişikliklerin yalnızca okulun fiziksel imkânları veya idari ihtiyaçlar üzerinden değil, öğrencinin hakları ve eğitim sisteminin temel ilkeleri üzerinden değerlendirilmesi gerektiğini savunuyor. Açıklamada ayrıca eğitim sisteminin ortak, laik ve bilimsel niteliğinin korunması gerektiği vurgulanırken, yönetmelik değişikliğinin hukuki boyutunun Danıştay süreciyle birlikte şekilleneceği belirtildi. Eğitim-İş’in Danıştay’a taşıdığı düzenlemenin bundan sonraki süreçte yargı tarafından nasıl değerlendirileceği merak konusu olurken, sendika davanın sonuna kadar takipçisi olacağını açıkladı. Sendikanın açıklamasında özellikle öğrencinin seçmeli ders tercihine müdahale edilmemesi, okul imkânlarının öğrencinin tercih hakkını ortadan kaldıracak biçimde kullanılmaması ve ilkokullarda farklı program uygulamalarının önünün açılmaması gerektiği yönündeki görüşler öne çıktı.

Muhabir: Esra ALTUNKES