31 Aralık 2025 tarihinde yayımlanan Emlak Vergisi Kanunu kapsamında 2026 yılı için öngörülen düzenlemeye dikkat çeken Gündüz, “bir önceki yıl vergi değerinin iki katını geçemez” ifadesinin kamuoyuna eksik ve yanlış anlatıldığını ifade etti. Gündüz, vatandaşın bu ifadeyi “geçen yıl ne ödediysem bu yıl en fazla iki katını öderim” şeklinde yorumladığını, ancak uygulamanın bu şekilde işlemediğini belirterek “Vatandaş 2025 yılında 10 bin lira emlak vergisi ödediyse, 2026 yılında bunun en fazla 20 bin lira olacağını düşünüyor. Ancak sistem bu şekilde işlemiyor. Hesaplama yöntemine bakıldığında ortaya çok daha yüksek rakamlar çıkabiliyor” dedi.

Turizmde başarı için önce insan
Turizmde başarı için önce insan
İçeriği Görüntüle

‘'Uygulamada artışlar 3 katı da aşıyor''

Gündüz, kendilerine ulaşan şikâyetlerde bazı bölgelerde emlak rayiç bedellerinin beklenenin çok üzerinde arttığını vurguladı. Mayıs ayında belediyelere gidildiğinde vatandaşların ciddi sürprizlerle karşılaşacağını ifade eden Gündüz, “Bize gelen şikâyetleri aynen aktarıyoruz. 2026 yılında hesaplanan vergi değeri, teknik olarak 2025 yılının iki kat fazlasını yani toplamda üç katını geçemeyecek gibi ifade ediliyor. Ancak uygulamada bu sınırın çok farklı yorumlandığını görüyoruz. Bazı semtlerde artış oranları 3 katla da sınırlı kalmıyor, 18 kata kadar çıkan rayiç bedellerden söz ediliyor” diye konuştu.

‘'Cumhurbaşkanlığı kararnamesi beklentiyi karşılamadı’'

Düzenlemeye ilişkin çıkarılan Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin de vatandaş nezdinde beklenen sonucu vermediğini savunan Gündüz, kararnamenin uygulamadaki sorunları çözmeye yetmediğini dile getirerek, “Bu kadar düzenleme, bu kadar açıklama yapıldı ama sonuçta vatandaşın anladığı ile karşılaştığı tablo aynı değil. Bu durum ciddi bir güven sorunu yaratıyor” dedi.

‘'Vergi adaleti olmadan sosyal adalet olmaz’'

Emlak vergisindeki artışların genel ekonomik tabloyla uyumsuz olduğunu belirten Gündüz, gelir artışları ile vergi yükü arasındaki farkın büyüdüğünü ifade ederek, “Bir tarafta gelir artışları yüzde 12-27 seviyelerinde kalırken, diğer tarafta harç ve vergilerde yüzde 400, hatta bazı örneklerde çok daha yüksek artışlar konuşuluyor. Bu tablo kabul edilebilir değil. Bir ülkede vergi adaleti yoksa sosyal adalet de olmaz” ifadelerini kullandı.

Emlak vergisinde “iki kat” tartışması büyüyor: Vatandaşın beklentisiyle uygulama örtüşmüyor

Tüketiciler Birliği Antalya Şubesi Başkanı Neşet Gündüz, 2026 yılı emlak vergisi hesaplamalarına ilişkin kamuoyunda oluşan “iki katı geçmeyecek” algısının gerçeği yansıtmadığını belirterek çok sert açıklamalarda bulundu. Gündüz, vatandaşın beklentisi ile uygulama arasında ciddi farklar bulunduğunu savundu.

“İki kat söylemi vatandaşta yanlış algı oluşturdu”

31 Aralık 2025 tarihinde yayımlanan Emlak Vergisi Kanunu kapsamında 2026 yılı için öngörülen düzenlemeye dikkat çeken Gündüz, “bir önceki yıl vergi değerinin iki katını geçemez” ifadesinin kamuoyuna eksik ve yanlış anlatıldığını ifade etti.

Gündüz, vatandaşın bu ifadeyi “geçen yıl ne ödediysem bu yıl en fazla iki katını öderim” şeklinde yorumladığını, ancak uygulamanın bu şekilde işlemediğini belirterek şunları söyledi:

“Vatandaş 2025 yılında 10 bin lira emlak vergisi ödediyse, 2026 yılında bunun en fazla 20 bin lira olacağını düşünüyor. Ancak sistem bu şekilde işlemiyor. Hesaplama yöntemine bakıldığında ortaya çok daha yüksek rakamlar çıkabiliyor.”

“Uygulamada artışlar 3 katı da aşıyor”

Gündüz, kendilerine ulaşan şikâyetlerde bazı bölgelerde emlak rayiç bedellerinin beklenenin çok üzerinde arttığını vurguladı. Mayıs ayında belediyelere gidildiğinde vatandaşların ciddi sürprizlerle karşılaşacağını ifade eden Gündüz, şu değerlendirmeyi yaptı:

“Bize gelen şikâyetleri aynen aktarıyoruz. 2026 yılında hesaplanan vergi değeri, teknik olarak 2025 yılının iki kat fazlasını yani toplamda üç katını geçemeyecek gibi ifade ediliyor. Ancak uygulamada bu sınırın çok farklı yorumlandığını görüyoruz. Bazı semtlerde artış oranları 3 katla da sınırlı kalmıyor, 18 kata kadar çıkan rayiç bedellerden söz ediliyor.”

“Cumhurbaşkanlığı kararnamesi beklentiyi karşılamadı”

Düzenlemeye ilişkin çıkarılan Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin de vatandaş nezdinde beklenen sonucu vermediğini savunan Gündüz, kararnamenin uygulamadaki sorunları çözmeye yetmediğini dile getirdi.

“Bu kadar düzenleme, bu kadar açıklama yapıldı ama sonuçta vatandaşın anladığı ile karşılaştığı tablo aynı değil. Bu durum ciddi bir güven sorunu yaratıyor” dedi.

“Vergi adaleti olmadan sosyal adalet olmaz”

Emlak vergisindeki artışların genel ekonomik tabloyla uyumsuz olduğunu belirten Gündüz, gelir artışları ile vergi yükü arasındaki farkın büyüdüğünü ifade ederek, ““Bir tarafta gelir artışları yüzde 12-27 seviyelerinde kalırken, diğer tarafta harç ve vergilerde yüzde 400, hatta bazı örneklerde çok daha yüksek artışlar konuşuluyor. Bu tablo kabul edilebilir değil. Bir ülkede vergi adaleti yoksa sosyal adalet de olmaz” diye konuştu.

‘'Vatandaş ‘iki kat’ denince bunu net anlar’'

Açıklamasında iletişim diline de dikkat çeken Gündüz, devletin kullandığı ifadelerin vatandaş tarafından net ve sade anlaşılması gerektiğini söyleyerek, “Bu ülkenin dili Türkçe. Eğer ‘iki kat’ diyorsanız vatandaş bunu açık şekilde anlar. Geçen yıl 10 lira ödediyse bu yıl 20 lira ödeyeceğini düşünür. Bunun farklı bir yorumla uygulanması ciddi bir iletişim sorunudur” dedi. Emlak vergisi tahakkuk dönemine dikkat çeken Gündüz, özellikle Mayıs ayında vatandaşların belediyelerde beklenmedik rakamlarla karşılaşabileceğini ifade ederek, “Alt düzenlemeler netleşmeden yapılan bu uygulamalar nedeniyle çok sayıda vatandaşın hüsrana uğraması kaçınılmaz görünüyor” dedi.

‘Dava açmayın’ uyarısı

Başkan Gündüz, mevcut durumda hukuki süreçlere girmenin de çözüm olmayabileceğini belirterek vatandaşlara dikkat çeken bir çağrıda bulunarak, “Buradan tüketicilerimize açıkça uyarıda bulunuyorum; alt düzenlemeler yapılmadan belediyelere dilekçe verilmesi ya da dava açılması şu aşamada sonuç getirmeyebilir. Önce mevzuatın netleşmesi gerekiyor” diye konuştu. Açıklamasının sonunda oldukça sert ifadeler kullanan Gündüz, yaşanan sürecin vatandaş nezdinde ciddi bir hayal kırıklığı oluşturduğunu söyleyerek, ““Bu durum insanlarımıza karşı yapılmış büyük bir haksızlık olarak görülüyor. Yanıltıcı bir algı oluşturuldu ve vatandaş kendisini aldatılmış hissediyor. Kanunlar insanların huzuru için vardır. Bu şekilde bir uygulama toplumsal güveni zedeler” dedi.

Muhabir: Esra ALTUNKES