Yaz sezonunun açılışı ve Kurban Bayramı tatilinin yaklaşmasıyla birlikte milyonlarca vatandaş tatil planı yapmaya başladı. Ancak Türkiye’de tatil yapmak sadece izin almaktan geçmiyor; yüksek fiyatlar nedeniyle vatandaşlar adeta döviz bürolarının yolunu tutuyor. Sosyal medyada büyük tepki çeken ‘30 Euro’ya lahmacun’, ‘230 Euro’ya plaj girişi’ gibi iddiaları ve yasal boyutunu Tüketici Konfederasyonu (TÜKONFED) Turizm Komisyonu Üyesi Tugay Toydemir değerlendirdi. Toydemir, tatil beldelerinde hortlayan ‘dövizli etiket’ alışkanlığını ve sergilenen fırsatçılığı sert sözlerle eleştirdi.
‘90'lı yılların kötü alışkanlığı’
Fiyat etiketlerinde Türk Lirası yerine Dolar ve Euro sembollerinin kullanılmasının tüketiciyi yanıltmaya yönelik olduğunu belirten Tugay Toydemir, bu durumun geçmişteki yüksek enflasyon dönemlerini hatırlattığını şu sözlerle ifade etti: "Bu durum 90’larda sıkça karşımıza çıkardı; artan sıfırlar nedeniyle yabancılara fiyat anlatmak zaman alıyordu. Turizmciler ne yazık ki bu eski ve kötü alışkanlıklara geri dönmeye başladılar. Fakat tüketici açısından bu kesinlikle doğru bir işlem değil. Biz Euro bandında bir ülke değiliz, Türkiye Cumhuriyeti’nde Türk Lirası kullanıyoruz. Vatandaşımız orada dört işlem yapmak ya da matematik dehası olmak zorunda değil." Fiyat etiketlerinde 'kötü niyet' aradığını belirten Toydemir, "Kime ne tutturulursa mantığı var. Kanunlarımız buna müsaade etmiyor, denetimlerin acilen artırılması gerekiyor" dedi.
'Yağma Hasan’ın Böreği mantığı’
Sektördeki fiyat politikasını ‘fırsatçılık’ olarak nitelendiren Toydemir, bu yaklaşımın Türk turizmine hem kısa hem de uzun vadede ciddi zararlar vereceğini vurguladı. Kimsenin kafasına silah dayanarak bu mekanlara sokulmadığını ancak tüketiciyi aldatmaya yönelik gizli fiyatlandırmaların yasa dışı olduğunu ifade etti: "3-4 ay sürecek bir yaz sezonunda 'Yağma Hasan’ın böreği' gibi, 'ne koparırsak kardır' mantığıyla herkesi tezgahtan geçirmeye çalışıyorlar. Bu bize yakışmıyor. Eğer bir mekanda fiyatlar kapıda net bir şekilde deklare edilmiyorsa, menüde gizleniyorsa veya 40 yazıp yanına küçücük bir Euro işareti konularak tüketici hataya sevk ediliyorsa bu yasa dışıdır. Ciddi kanuni yaptırımları vardır."
‘Bodrum, Saint-Tropez oldu’
Türkiye’deki popüler tatil beldelerinin Akdeniz çanağındaki Saint-Tropez, Cannes, Sicilya veya Ibiza gibi dünyaca ünlü lüks destinasyonlarla yarışmaya çalıştığını belirten Tugay Toydemir, bu kıyaslamanın absürtlüğüne şu sözlerle dikkat çekti: "Bugün üzülerek söylüyoruz ki Bodrum fiyat olarak Saint-Tropez noktasına erişmiş durumda. 'Ama Saint-Tropez’de de fiyatlar böyle' dediklerinde, ben de adama gayri safi milli hasıladan vatandaşımızın aldığı payı ve asgari ücreti sorgularım! Türkiye'de öyle bir milli gelir yok." Plajlardaki astronomik giriş ücretlerine ve halkın denizden mahrum bırakılmasına da değinen TÜKONFED Turizm Komisyonu Üyesi Toydemir, Anayasa’nın net hükümlerini şöyle hatırlattı: "Anayasa’nın 43. maddesine ve 3621 sayılı Kıyı Kanunu’na göre kıyılar halkındır. Denizle karanın birleştiği noktadan içeriye doğru ilk 50 metrede yapılaşma kesinlikle yasaktır ve tamamen kamunun kullanımına açıktır. Vatandaşımız kimseden izin almadan, ücret ödemeden plaja havlusunu, şemsiyesini koyabilir. Ancak kıyı şeritleri özel işletmeler tarafından işgal edilmiş durumda." Belediyelerin ve milli parkların ücretsiz halk plajlarında da bir ‘adaletsizlik’ olduğunu belirten Toydemir, "Plajın en taşlık, en çakıllık, en kötü yerini halka ayırıyorlar; en güzel, en temiz yerleri ise ücretli şezlong ve localarla kapatıyorlar. Bu da bir kanun dışılıktır ve kabul edilemez" diyerek yetkilileri göreve çağırdı.
‘Tepkisizlik hayra alamet değil’
Bazı ünlü sanatçıların bile "Aklımı peynir ekmekle mi yedim?" diyerek bu fahiş fiyatlı plajları boykot edip halk plajlarına gitmesini olumlu bulan Toydemir, medyanın ve sosyal medyanın bu işletmelerin adını sürekli anarak bilerek ya da bilmeyerek ücretsiz reklamlarını yaptığını söyledi. Toplumdaki fiyat kanıksamasına ve sessizliğe dikkat çeken Toydemir, tüketicileri haklarını aramaya ve yasa dışı uygulamaları vakit kaybetmeden yetkili mercilere şikayet etmeye davet etti.




