Antalya Nekropol Müzesi’nde tarihi alanı korumak amacıyla kurulan koruma ağlarının, göçmen ve yerleşik kuşlar için bir "ölüm tuzağına" dönüştüğü iddiaları ortalığı karıştırdı. Kuşların ağlara takılarak can verdiğini belirten hayvan hakları savunucuları, müze önünde kitlesel bir basın açıklaması yaparak yetkilileri göreve çağırdı. Hayvan Hakları Platformu ile Engelli Hayvanları Koruma ve Hayvan Hakları Derneği üyelerinin ortaklaşa düzenlediği eylemde, söz konusu uygulamanın bilimselliği sorgulandı. Grup adına basın açıklamasını okuyan Özlem Başargil, ellerindeki tanık anlatımları ve görsel kanıtların durumun vehametini ortaya koyduğunu belirtti. Başargil, kuşların tellere takılarak saatlerce çırpındığını ve susuzluktan can verdiğini vurgulayarak şunları söyledi: "Gökyüzünde özgürce yaşaması gereken canlıların bu şekilde can vermesi kabul edilemez. Tarihi dokuyu korumak adına atılan bu adım, bir doğa katliamına dönüşmüştür. Yaşamı korumayan hiçbir uygulama, gerçek anlamda bir koruma yöntemi olamaz."
Aktivistlerden 4 soru
Eylemde, projenin onay ve denetim süreçlerine ilişkin şu sorular gündeme taşındı: “Bilimsel rapor var mı? Bu ağ sistemi hangi bilimsel rapora ve çevresel etki değerlendirmesine dayanarak kuruldu? Uzman görüşü alındı mı? Kurulum aşamasında ornitologlardan (kuş bilimcilerden) ya da veteriner hekimlerden görüş alındı mı? Müdahale neden gecikti? İlk ölüm vakaları ortaya çıktığında neden acil bir revizyona gidilmedi? Sorumlu kim? Bölgedeki denetim ve işletme sorumluluğu tam olarak hangi kurumun uhdesindedir?”
Yasal süreç başlatıldı
Yaşananların basit bir teknik hata veya ihmal olarak geçiştirilemeyeceğini ifade eden hayvan hakları savunucuları, Antalya gibi doğası ve turizmiyle dünyaya örnek olan bir kentte bu görüntülerin büyük bir tezat oluşturduğunu belirtti. Engelli Hayvanları Koruma ve Hayvan Hakları Derneği ile birlikte resmi makamlara gerekli yasal başvuruların yapıldığını açıklayan Başargil, "Bu göz göre göre gelen bir ölümdür. Sorumlu kişi ve kurumlar hakkında idari soruşturma açılmasını talep ediyoruz. Bu ölüm ağları kaldırılana kadar sürecin sonuna kadar takipçisi olacağız" diyerek kararlılık mesajı verdi. Eylem, müze çevresinde bağımsız uzmanlarca inceleme yapılması ve kamuoyuna şeffaf bir açıklama yapılması talepleriyle son buldu.




