‘Keşke bu görev bize yeniden düşmeseydi ancak şartlar bunu gerektirdi’ diyen Dolanay, üç dönem şube başkanlığı yaptığını hatırlattı. Ayhan Dolanay’ın basın toplantısındaki en çarpıcı ve duygusal anları, yeni mezun mühendislerin yaşadığı dramı anlattığı dakikalar oldu. Üniversitelerin ‘mantar gibi’ çoğaldığını ancak istihdamın tıkandığını belirten Dolanay, sektördeki acı tabloyu, ‘Mühendis kazma kürek işinde çalışıyor, bu bana mermi gibi geliyor" sözleri ile özetledi. Mesleki sorunlara dikkat çeken Dolanay, "Birçok meslektaşım asgari ücretle, hatta kazma kürek işlerinde çalışıyor. Bunları söylemek bana mermi yemek gibi geliyor ama maalesef durum bu. Kağıt üzerinde brüt asgari ücreti 91 bin lira ama sahada 15 bin liraya mahkum edilen mühendisler var. Özellikle yapı denetim sektöründe bu sömürü düzeni kemikleşmiş durumda. Bizim dönemimizde hiçbir mühendis sahipsiz kalmayacak, angaryaya karşı Anayasal haklarımızı sonuna kadar savunacağız” ifadelerini kullandı.
Ölüm oranı en yüksek meslek
Elektrik mühendisliğinin hatayı affetmediğini hatırlatan Dolanay, odanın bir ‘sosyal klüp’ değil, bir ‘hayat kurtarma merkezi’ olması gerektiğini vurguladı. Antalya Şubesi’ni bir ‘Eğitim üssü’ haline getirme sözü veren Dolanay, projelerini şöyle detaylandırarak, “Lokal Değil Akademi: Oda binasındaki lokali, usta-çırak ilişkisinin yeniden canlandığı bir bilgi paylaşım alanına çevireceğiz. Sosyal Entegrasyon: Genç mühendislerle kıdemli isimleri maç izleme, sohbet etme gibi etkinliklerle buluşturup, tecrübe aktarımını doğal bir süreç haline getireceğiz” dedi. "Bu meslekte kaza olduğunda 'nasıl oldu' diye değil, 'ölü var mı' diye sorulur" diyen Dolanay, ileri düzey teknik eğitimlerle iş kazalarını minimize edeceklerini belirtti. Adaylık sürecinin ‘şartlar gerektirdiği için’ doğduğunu ifade eden Dolanay, mevcut yönetim modelini sert bir dille eleştirdi. ‘Koronadan daha bulaşıcı bir hastalık var: Tek adam hastalığı’ diyen Dolanay, yönetimin üyelere gönderdiği mesajlarda ‘Biz’ yerine ‘Ben’ dilini kullanmasının meslek etiğine aykırı olduğunu savundu. Bazı genç üyelerin, mevcut yönetimin baskısı nedeniyle adaylık sürecinde korku yaşadığını iddia eden Dolanay, "Gençler korkmasın diye adayım. Benim koltuk ya da ego derdim yok, tecrübemi gençlerin önünü açmak için siper ediyorum" dedi.
Antalya’nın doğası ve enerji politikası
Enerji yatırımları konusunda çevreci bir vizyon çizen Dolanay, HES ve GES projelerinde ‘yaşam hakkı’ vurgusu yaptı. Enerji krizinin çözümünün sadece santral kurmak olmadığını belirten aday, teknik bir çözüm önerisi sunarak, "Dünyadaki her canlının yaşam hakkı kutsaldır. Enerji bize lazım ama nesli tükenen bir balık da bizimdir. Çözüm; enerji nakil hatlarının modernizasyonu ve yerel enerji indirici sistemlerin kurulmasıdır. Bu yatırımlar yapılırsa hem kayıp-kaçak azalır hem de vatandaşın isyan ettiği o doğa kıyımı santrallere gerek kalmaz” şeklinde konuştu. EMO Antalya Şubesi üyeleri, 10 Ocak Cumartesi ve 11 Ocak Pazar günü sandık başına gidecek. Dolanay, tüm meslektaşlarını mesleki onur ve değişim için oy kullanmaya davet ederek; lobi faaliyetleri güçlü, haksız rekabetle mücadele eden ve üyesinin sicilini değil, hakkını tutan bir oda sözüyle açıklamasını noktaladı.






