Özel Haber

‘Her şeffaf sıvı kaliteli su değil’

Gıda Mühendisleri Odası (GMO) Antalya Şube Başkanı Ali Manavoğlu, ambalajlı su ve arıtma sistemleri konusunda halkı bilinçlendirerek, “Vücudumuzu mineralsiz bırakarak aslında kendimizi susuzluğa mahkum ediyoruz" dedi.

Abone Ol

GMO Antalya Şube Başkanı Ali Manavoğlu, ambalajlı su ve arıtma sistemlerindeki ‘saf su’ tuzağına karşı vatandaşları uyardı. Suyun sadece berrak olmasının yeterli olmadığını, ideal pH aralığı olan 7,2 ile 8,5 değerlerinin hayati önem taşıdığını vurgulayarak, "Vücudumuzun en temel yakıtı olan suyun kalitesi, doğrudan yaşam kalitemizdir" dedi. Antalya’da mevsim normallerinin üzerinde seyreden sıcaklıklar, su tüketimini rekor seviyelere taşıdı. GMO Antalya Şube Başkanı Ali Manavoğlu, tüketicilerin su alırken sadece fiyat ve marka popülerliğine baktığını, ancak suyun kimyasal bileşenlerinin hayati önem taşıdığını hatırlattı. Manavoğlu, "Sağlıklı bir yaşam için pH dengesi korunmuş, minerallerden arındırılmamış su içmeliyiz" uyarısında bulundu. Başkan Ali Manavoğlu, suyun asitlik veya bazlık durumunu gösteren pH değerinin vücut dengesi için kritik bir eşik olduğunu belirtti. Manavoğlu, teknik detayları şu şekilde aktardı: "Bir içme suyunun pH değerinin 7,2 ile 8,5 arasında olması idealdir. Bu aralık, suyun 'alkali' yapıda olduğunu gösterir. Vücudumuzdaki kanın pH değeri yaklaşık 7,4 civarındadır. Dolayısıyla alkali su tüketmek, vücuttaki asidik yükü dengeleyerek bağışıklık sistemini destekler ve metabolizmayı hızlandırır. pH değeri 7’nin altında olan, yani asidik suların sürekli tüketimi, uzun vadede yorgunluk ve hücre yapısında bozulmalara neden olabilir."

Saf su değil, mineralli su için

Arıtma cihazlarının yaygınlaşmasıyla birlikte ‘saf su’ yanılgısının ortaya çıktığını belirten Manavoğlu, minerallerin önemine dikkat çekerek, “Piyasada 'sıfır tortu' vaadiyle satılan bazı arıtma sistemleri, suyu tüm minerallerinden arındırarak adeta 'ölü su' haline getiriyor. Kaliteli bir suyun içinde kalsiyum, magnezyum ve potasyum gibi mineraller mutlaka bulunmalıdır. Özellikle magnezyum kalp sağlığı için, kalsiyum ise kemik yapısı için elzemdir. Tüketicilerimiz etiketlerdeki mineral değerlerini mutlaka kontrol etmelidir” dedi. Gıda mühendisliği perspektifiyle ambalajlı suların lojistik sürecine de değinen Manavoğlu, Antalya özelinde bir uyarıda bulunarak, “Plastik (PET) şişeler ısıya ve doğrudan güneş ışığına maruz kaldığında, plastiğin yapısındaki antimon ve BPA gibi kimyasal maddeler suya geçer. Marketlerin kapı önünde, güneş altında beklettiği sular sağlık açısından risk teşkil eder. Su, serin, karanlık ve temiz ortamlarda muhafaza edilmelidir. Polikarbonat damacanaların kullanım ömrü ve temizlik periyotları titizlikle takip edilmelidir. Çizilmiş ve rengi solmuş damacanalar bakteriyel gelişim için uygun zemin hazırlar. Başkan Ali Manavoğlu, tüketicilere e-devlet veya Sağlık Bakanlığı sistemleri üzerinden su analiz raporlarını takip etme çağrısında bulunarak, "Ambalaj üzerindeki analiz değerleri, o suyun kimlik kartıdır. Suyun kaynağı neresi? Hangi mineralleri içeriyor? Dolum tarihi ne zaman? Bu soruların cevabı etikettedir. Biz gıda mühendisleri olarak, standart dışı üretim yapan ve saklama koşullarına uymayan işletmelerin takipçisiyiz. Vatandaşlarımız da bilinçli birer tüketici olarak, kalitesinden şüphe duydukları suları mutlaka yetkili mercilere bildirmelidir” şeklinde konuştu.

‘Etiketi okumadan su almayın’

Konuyla ilgili gazetemize özel açıklamalarda bulunan GMO Antalya Şube Başkanı Ali Manavoğlu, tüketicilerin doğru bilinen yanlışlar nedeniyle sağlıklarını riske attığını belirterek, Antalya gibi sıcak bir bölgede su tüketimi sadece susuzluğu gidermek değil, vücudun mineral dengesini korumak içindir. Ancak görüyoruz ki piyasadaki birçok su ve kontrolsüz arıtma cihazı, suyu tüm yararlı minerallerinden arındırarak 'ölü su' haline getiriyor. Vatandaşlarımıza sesleniyorum; elinize aldığınız su şişesinin etiketine mutlaka bakın. Eğer pH değeri 7,2’nin altındaysa o su asidiktir ve uzun vadede vücut direncinizi düşürür. Bizim önerimiz 7,2 ile 8,5 arasındaki alkali değerlerdir. Bu değerler vücudun pH dengesini korur, hücre yenilenmesini destekler. Özellikle market önlerinde, güneşin altında istiflenen plastik şişelere dikkat çekmek istiyorum. Plastik, ısıyla karşılaştığında içindeki BPA ve antimon gibi zararlı maddeleri doğrudan suya salar. Şeffaf görünen o su, aslında bir kimyasal karışıma dönüşebilir. Suyu serin ve karanlık yerde muhafaza eden noktalardan alın. Sağlığınız, bir şişe suyun fiyatından çok daha değerlidir” diye konuştu.