Biraz mantıklı düşünmek ve çok önemli üç sorunun yanıtını çok iyi tahlil etmek lazım. Uzun zamandır gelişmeleri sessizce izleyip, herkesin fikrini söylemesini ve Kılıçdaroğlu?nun meydanlara çıkmasını bekledim. Bir vatandaş olarak bu süreçte sürekli aklıma bazı sorular takıldı ve yanıtlarını aradım.
Nedir o sorular?
Acaba Türkiye?nin önde gelen bazı TV kanalları ve gazeteleri CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu?na neden sonsuz destek veriyor? Acaba bu destek bir noktadan gelen talimatlamı yerine getiriliyor? Ve en önemlisi bu desteği verenlerin, sayın Deniz Baykal?ın başına gelenlerle bir ilgisi varmı?
Bunun gibi daha onlarca soru var aslında kafama takılan. Ancak o sorular başka kesimlerle ilgili. Bugün sadece medya boyutuna değinmek istedim. Bu sorular gün geçtikçe kafama daha fazla takılıyor çünkü; Kılıçdaroğlu?nu izlerken o makamı Deniz Baykal kadar doldurmasının imkansızlığı ortaya çıkıyor. Yıllarca solun güçlenmesi için Baykal?ın artık bir kenara çekilmesi gerektiğini ifade edenler arasında yeraldım. Ancak görünen oki bu çekilmeden sonra yerine gelen isim, ?Gelen, gideni aratır? sözünü bir kez daha doğrulayacak.
Bu satırlar şu anda çok net anlaşılmayabilir. Çünkü; Yaratılan bir balon var ve Kılıçdaroğlu ile ilgili yaratılan bu balon daha şimdiden yıpranmaya başladı. Patlaması için çok fazla beklemeye gerek kalacağını sanmıyorum. Seçim yaklaştıkça ne demek istediğimin daha iyi anlaşılacağını düşünüyorum.
Kılıçdaroğlu?nu dikkatle takip eden bir çok kişinin benim geldiğim noktaya ulaştığını görüyorum. Sevgili Genel Başkan?ı birkaç kez takip ettiğiniz zaman, aslında yeni olan hiçbir şey söylemediği ortaya çıkıyor. Halka ilk anda çok hoş gelmiş olsa bile, kullandığı bazı argümanları tekrar edip durması, gittikçe antipati toplamaya başlıyor. Çünkü; O argümanları kullanırken, ortaya tek bir çözüm koymuyor. ?İşsizliği çözeceğim? diyor, ama çözümü ortaya koymuyor. ?Yolsuzlukla mücadele edeceğim? diyor. Ama kendisine CHP?li belediyelerin yolsuzluklarını soranlara yanıt vermekten kaçıp, dalga geçer gibi ?Hadi halay çekelim? yanıtı veriyor.
Sevgili Genel Başkan?ın en büyük handikapı ise, Sayın Deniz Baykal?ın çok çirkin bir şekilde görevi bırakması ve makama bu sayede gelmiş olması. Sözkonusu kişi görevi bırakması en fazla istenilen lider Deniz Baykal bile olsa, milletin vicdanı gün geçtikçe buna isyan edecek hale geliyor. Baykal?ı en istemez kişiler bile, bu şekilde gitmiş olmasını kabullenemiyor. Dönüp makamına bakınca da, durumda bir gariplik olduğunu gün geçtikçe daha fazla hissediyor.
Çok yazıp, çizeceğiz. Ancak bir aylık süreç bile Kılıçdaroğlu?nun o makamı doldurmadığını göstermeye yetmiş görünüyor. Bakalım ben haklı çıkarsam, balonu şişirenler ileriki süreçte ne yapacak?