BDP’nin Antalya toplantısında, Genel Başkan Yardımcısı Gültan Kışanak, “Türkiye’de bir Kürt sorunu var ve bu sorun ‘barış’la doğrudan bağlantılı bir sorundur” dedi..
Geçtiğimiz yıllarda da “aynı sözler” söyleniyordu..
Hatta, “çözümün formülü bile ortaya konmuştu:
“Kürtleri tatmin etmek, Türkleri ikna etmek”
İyi de, Kürtler ‘tatmin’ Türkler ‘ikna’ olur mu?
Aslında, her ikisi de mümkün..
Ama..
Ne Kürtleri tatmin, ne de Türkleri ikna ettirirler..
İşin rengi farklı..

Kürt sorunu çözülemez..
Çözmezler..
Çünkü..
Birileri sürekli besleniyor bu işten..
Kan gölünün içinde saltanat sürenler var..
ABD’si bu işten besleniyor..
AB’si bu işten besleniyor..
Onların yol verdiği içimizdekiler de bu işten besleniyor..
Siyasi partiler bu gerginliği kullanıyor..
Kürt vatandaşlarımız zerre kadar umurlarında değil..
Olur a..
Kürt sorunu çözülürse..
Onlar da çözülür..

“Bu işten beslenenler” dedik..
Bir tarafın “açılım” şartlarına bakın..
1- PKK’nın dağdaki militanlarına genel af çıkarılacak.. Dağdan inen bu militanlara özgür yaşama ve siyasete girme koşulları sağlanacak..
2- Kürtçe, resmi dil olarak kabul edilecek..
3- Kürtçe eğitim yapan ilköğretim, ortaöğretim okulları ve üniversiteler açılacak..
4- Güneydoğu Anadolu Bölgesi’ne özerklik tanınacak..
5- Bütün Türkiye’de, okullarda “Türk’üm, doğruyum….” şeklindeki ant içme törenleri kaldırılacak..
6- Türkiye’nin hiçbir yerinde “Ne mutlu Türk’üm diyene” söylemi yazılmayacak, yazılmış olanlar kaldırılacak..
7- PKK’nın terörist lideri İmralı’dan salınacak ve T.C. ile yapılacak görüşmelerde “muhatap” kabul edilecek..
Yani..
Bir tek “arkanı dön ve hele şöyle öne doğru bi eğil bakiimm” demedikleri kalıyor..

Şimdi..
Hiçbir Türk ve/veya T.C. vatandaşı bu şartları kabul eder mi?
İçine sindirebilir mi?
Buna (beslenenler dışında) Kürt vatandaşlarımız da dahildir..

Soru şu:
“Peki.. Bizim siyasetçilerimiz..Bizim gazetecilerimiz.. Nasıl oluyor da bunları gündeme getirebiliyor?”
İşte bu durumda “ikinci taraf”ın arzularına bakacaksınız..
Yani..
Siyasetçilerimize ve gazetecilerimize..

Bir kısmı “oy yatırımı” yapıyor..
Bir kısmı da “cebini doldurma” peşinde..
Bu işi sürekli “gıdıklayan” gazetecilere ise dikkat edin..
ABD-AB ne derse onu yaparlar..
Onlar da iki kısımdır..
Kimi iyi bir yere gelmek ve “dolgun maaş almak” için talimatları yerine getiriyor..
Bir kısmı da “geldiği yeri kaybetmemek” için..
Ve onlara dikkat edin..
“En iyi” yerlerdedirler..

Peki siyasetçisi ve gazetecisi böyle olan bu ülkede ne olur?
Yukarıda özetle verdiğim “AÇILIM” sürekli gündemde tutulur..
Tartıştırılır..
Vatandaşın beyni yavaş yavaş yıkanır..
(Çünkü iletişim araçlarının büyük çoğunluğu beslenenlerin elindedir..)
Ve..
Öyle hassas ve insani yanlar ortaya konur ki..
Sonunda..
Konu kabul edilebilecek bir noktaya getirilir..

Bunlar adım adım yapılıyor..
Sizler de izliyorsunuz..

Ama..
Diyelim ki, bütün bunlar oldu..
Buna rağmen..
Kürtler ‘tatmin’ Türkler ‘ikna’ olur mu?
“Kürt sorunu” biter mi?
Bitmez..
Bitirmezler..
Çünkü..
Kan gölünün içinde saltanat sürenler var..
Olur a..
Kürt sorunu çözülürse..
Onlar da çözülür..