Tüketici Konfederasyonu (TÜKONFED) Bankacılık Komisyonu Başkanı Hüseyin Ölmez, bankalarda ön onaylı krediler ve mobil bankacılık üzerinden gerçekleştirilen dolandırıcılık vakalarına ilişkin çarpıcı değerlendirmelerde bulundu. Ölmez, yaşanan olayların münferit olmadığını belirterek, bazı bankalar açısından sistematik dolandırıcılık risklerinin ortaya çıktığını söyledi. Ön onaylı kredilerin, bankalar tarafından bir pazarlama yöntemi olarak müşterilere sunulduğunu ifade eden Ölmez, “Ön onaylı kredi, fiili bir kredi kullandırılması değil, müşteriye sunulmuş bir teklif anlamına gelir. Tek başına bir güvenlik riski doğurmaz. Ancak müşterinin kişisel ve bankacılık verileri dolandırıcıların eline geçtiğinde, bu durum suçlular için ciddi bir kolaylık yaratmaktadır” dedi.
‘Veri sızıntıları besliyor’
Mobil bankacılık üzerinden dolandırıcılık vakalarının artmasında üç temel zafiyet bulunduğunu dile getiren Başkan Hüseyin Ölmez, bunları genel veri sızıntıları, finansal tüketiciden kaynaklanan zafiyetler ve bankalardan kaynaklanan eksiklikler olarak sıraladı. Hüseyin Ölmez, “Ülkemizde çok sayıda vatandaşın kişisel ve finansal verileri internet ortamında dolaşıma girmiş durumda. Bu, dolandırıcılık suçlarının temelini oluşturuyor. Bunun yanında tüketicilerin, cazip ama gerçek dışı tekliflere inanarak linklere tıklaması, şifrelerini paylaşması ağır kusur teşkil edebiliyor” diye konuştu. Bankaların da sorumluluğu bulunduğunu vurgulayan Ölmez, özellikle şüpheli işlem izleme mekanizmalarının yeterince işletilmediğini, suç gelirlerinin aktarıldığı “kiralık hesaplar” konusunda yıllardır etkili önlem alınmadığını savundu.
‘Kimlik doğrulama yetersiz’
Mevcut KYC ve kimlik doğrulama uygulamalarının ağırlıklı olarak SMS ve mobil bildirimlere dayandığını belirten Başkan Ölmez, bu yöntemlerin dolandırıcılığı önlemede yetersiz kaldığını söyledi. “Dolandırıcılık olaylarının yaygınlığı, mevcut sistemlerin yeterli olmadığını açıkça gösteriyor” diyen Ölmez, biyometrik doğrulama yöntemlerine hızla geçilmesi gerektiğini ifade etti. Parmak izi ve yüz tanıma gibi uygulamaların henüz sınırlı kullanıldığını belirten Ölmez, “Yeterince kullanıldığında üst düzey başarı sağlayacağına inanıyorum” dedi.
‘Hak ararken dolandırılmayın’
Bankaların sahtecilik tespitinde yapay zeka ve davranış analizi gibi ileri teknolojileri yeterince kullanmadığını savunan Hüseyin Ölmez, özellikle şüpheli işlemlerde bu teknolojilerin daha etkin ve sonuç alıcı şekilde devreye sokulması gerektiğini vurguladı. Dolandırıcılık mağdurlarının izlemesi gereken hukuki sürece de değinen Hüseyin Ölmez, vatandaşların öncelikle bankaya derhal bildirim yapması, kartlarını kapattırması ve savcılığa suç duyurusunda bulunması gerektiğini söyledi. 2026 yılı için 186 bin TL’nin altındaki uyuşmazlıklarda Tüketici Hakem Heyetleri, üzerindeki tutarlarda ise arabuluculuk ve ardından tüketici mahkemelerinin devreye girdiğini hatırlatan Başkan Hüseyin Ölmez, sosyal medyada “paranızı geri alırız” vaadiyle ortaya çıkan kişi ve gruplara karşı da uyarıda bulunarak, “Dolandırıcılık mağdurları, yardım vaadiyle gelen yeni dolandırıcılara karşı dikkatli olmalı. İnternetten tanımadıkları kişilerle, hatta sözde uzmanlarla hareket etmemeli; mutlaka güvendikleri, yerel bir avukattan destek almalılar” dedi.
‘Tüketici yalnız bırakılıyor’
Bankaların güvenlik zafiyetlerinden kaynaklı hukuki sorumluluklarının bulunduğunu vurgulayan TÜKONFED Bankacılık Komisyonu Başkanı Hüseyin Ölmez, son dönemde tüketici mahkemeleri ve Yargıtay kararlarının da bu yönde olduğunu hatırlattı. Önleyici çözüm olarak biyometrik sistemlerin zorunlu hale getirilmesini, bankaların dolandırıcılık sonrası ödedikleri tutarları gider yazmalarının engellenmesini ve şüpheli işlem ile suç bildirim yükümlülüklerinin yaptırımlarla güçlendirilmesini önerdi. BDDK ve Merkez Bankası’nın mevcut denetimlerinin yeterli olmadığını savunan Başkan Ölmez, “Finansal tüketici bu konuda maalesef yalnız bırakılıyor. Oysa etkili ve sonuç alıcı denetimlerle bankalardan kaynaklanan sorunların büyük ölçüde çözülebileceğine inanıyorum” diye konuştu. Son olarak tüketicilere çağrıda bulunan Ölmez, “En güçlü savunma bilinçtir. Vatandaşlarımız, kolay kazanç vaatlerine kapılmamalı, kişisel ve bankacılık verilerini titizlikle korumalıdır” ifadelerini kullandı.