Altın Portakal Film Festivali’nin “amacı” nedir?
Türk sinemasına destek vermek, Türk sinema sanatçılarının ürünlerine dikkat çekmek, bu arada sinema sanatçılarını halkla buluşturmak..
Bugüne kadar..
Sinema sanatçılarının çok azı halkın arasına karıştı..
Genellikle 5 yıldızlı otellerde İstanbul basını ile söyleşi yapmayı, içki içip muhabbet etmeyi ve kokteyllere katılmayı yeğlediler..
Böylece..
Altın Portakal hiçbir zaman “amacına uygun” olarak gerçekleşmedi..
…
Altın Portakal son yıllarda “skandallarla” anılmaya başladı..
Geçen yıl “Sırp yönetmen Kusturica” ile yatıp-kalktık..
Bu yıl da “Rutkay Aziz” var..
Bunda “reklamın iyisi-kötüsü olmaz” mantığı ağır mı basıyor, bunu bilemem..
Ama..
Ben “sanatçı” denince, kişiye de olaya da biraz farklı bakıyorum..
“Sanat” bir emek ve zeka ürünüdür..
“Sanatçı” ise emeğini zekasıyla yoğuran, içinde bulunduğu toplumun gerçeklerini sanatıyla buluşturan insandır..
Yani..
“Sanatçı” aydındır..
Ya da “aydın” olmalıdır..
Rutkay Aziz’in de dediği gibi..
“Gerçek sanatçılar, ülkesinin ve dünyanın gerçeklerine tanık olmakla yükümlüdür”ler..
…
Bunu söyleyen bir “sanatçı”dan ne beklersiniz?
Bu sözüne uygun konuşmasını ve hareket etmesini, değil mi?
Bakın ne diyor:
“Gerçek sanatçılar ülkesinin ve dünyanın gerçeklerine tanık olmakla yükümlüdür..
Benim ülkemde tanık olduğum, hukukun üstünlüğünün yittiği, adaletsiz bir kalkınma girişiminin hızla yol aldığı, parasız eğitim pankartı açan öğrenci arkadaşımın 16 ay hapis yatması..
Dünyanın hiçbir ülkesinde kadın, çocuk bu kadar tacize, cinayete maruz kalmıyor..”
…
Böyle bir konuşmayı “sanatçı” değil, ancak bir “siyasetçi” yapar..
Ya da “siyasete soyunan” biri..
Evet, “gerçek sanatçılar ülkesinin ve dünyanın gerçeklerine tanık olmakla yükümlüdür”..
Ama..
Tanık oldukları her şeyin “gerçeğini” de araştırmak zorundadır..
Rutkay Aziz’e soruyorum..
O öğrenci arkadaşın, sadece “parasız eğitim pankartı açtığı” için 16 ay hapis yattığına gerçekten inanıyor mu?
O öğrenci ile ilgili gerçekleri hiç araştırmış, “niye hapis yattığını” öğrenmek için gerekli yerlere gitmiş mi?
Olay “toplum güvenliği ile ilgili olabilir mi” diye hiç araştırmış mı?
Yoksa..
Sırf “anamuhalefet partisi genel başkanının” dikkatini çekmek için mi “CHP’lilerin söylemlerini” tekrar ediyor?
…
Rutkay Aziz o konuşmasında..
“16 ay hapis yatan öğrenci ile konuştum..
O’nun yaşantısı ve o 16 aylık süreyi film haline getiriyoruz..
Bazı gerçekleri Türk halkı görmelidir” deseydi..
Bence çok büyük bir alkışı hak etmiş olurdu..
Çünkü..
Bir sanatçı, içinde bulunduğu toplumun gerçeklerini sanatıyla buluşturan kişidir..
Bir sanatçı, topluma anlatmak istediklerini ancak “icra ettiği sanatı” ile anlatmalıdır..
İşte “siyasetçi” ile “sanatçı”nın farkı da budur..
…
Rutkay Aziz, beğendiğim-sevdiğim bir sanatçıdır..
Ama..
Rutkay Aziz bir karar vermek zorundadır..
Siyasetçi mi olmak istiyor, sanatçı olarak kalmak mı istiyor?
Ya da halk..
Bir film festivalinde sanatçı mı görmek istiyor, siyasetçi mi?
Önce bunu bilelim..
Değerlendirmemizi de ona göre yaparız..
Antalya
Güncel
Asayiş
İlçeler
Özel
Çevre
Bölge
Trend Haberler
Hatice Öz’den güçlü mesaj: Antalya’nın hakkı güçlü ATSO
Bursaspor’dan Rey Manaj bombası! Anlaşma çok yakın
Bülent Korkmaz’dan Mardin yenilgisi sonrası öz eleştiri: Mağlubiyeti hak ettik
İl içi tayinlerde takvim tepkisi
YKS tercih sonuçları ne zaman açıklanacak?
Antalya trafiğine nefes: Uncalı ve Kocayatak tamamlandı, sıra Duraliler’de