Ramazan ayında beslenme düzeninin tamamen değişmesi, metabolizmayı alışılmışın dışında bir tempoya zorluyor. İftar vaktinde boş mideye aniden yüklenmek ve ardından yüksek şeker içeren ağır tatlılar tüketmek, vücutta ‘şeker şoku’ etkisine yol açıyor. Özellikle unlu ve bol şerbetli tatlılar, sadece kilo alımına neden olmakla kalmıyor; aynı zamanda iftar sonrası yaşanan ağırlaşma, uyku hali ve hazımsızlığın da ana kaynağı olarak görülüyor. Gün boyu düşen kan şekerini iftarda hızla toparlama isteği, çoğu zaman tatlı krizlerini beraberinde getiriyor. Ancak baklava, tulumba veya kadayıf gibi ağır şerbetli tatlılar tüketildiğinde kan şekeri kontrolsüz bir şekilde yükseliyor. Bu durum, vücudun aşırı insülin salgılamasına ve kısa süre sonra şeker seviyesinin tekrar hızla düşmesine neden oluyor. Sonuç ise daha fazla açlık hissi, sinirlilik hali ve geçmek bilmeyen baş ağrıları olarak geri dönüyor.

Kusurlu fide isyanı
Kusurlu fide isyanı
İçeriği Görüntüle

Seçimlerinizi değiştirin

İftar sonrası tatlı keyfinden mahrum kalmadan sağlığı korumanın yolu, seçimleri değiştirmekten geçiyor. İşte sofralarda şerbetli tatlıların yerini alabilecek sağlıklı alternatifler: Ramazan’ın simgesi haline gelen güllaç, en hafif ve sağlıklı seçeneklerin başında geliyor. Az şekerli hazırlanan sütlaç, muhallebi veya keşkül gibi tatlılar, protein içeriği sayesinde kan şekerini daha dengeli bir şekilde yükseltiyor. Şeker eklenmeden, meyvenin kendi tadıyla hazırlanan tarçın ve karanfil aromalı kompostolar, hem tatlı ihtiyacını karşılıyor hem de gün boyu kaybedilen sıvının geri alınmasına yardımcı oluyor. Ayva veya kabak tatlısı, üzerine şerbet dökülmeden, fırınlanarak ve az miktarda pekmez veya bal ilavesiyle hazırlandığında hem lif kaynağı oluyor hem de sindirimi kolaylaştırıyor. Üzerine eklenen ceviz veya fındık ise tokluk süresini uzatıyor. İftarı açarken tüketilen hurma, sadece bir gelenek değil, aynı zamanda yüksek lifli bir tatlı alternatifi. Tatlı ihtiyacını baskılamak için iftardan sonra da bir-iki adet hurma tüketilebilir.

Yemekten 2 saat sonra

Haber bültenlerinde sıkça yer alan uyarılar, tatlı tüketim zamanının da en az içeriği kadar önemli olduğunu gösteriyor. İftar yemeğinin hemen ardından yenen tatlı, sindirim sistemini kilitliyor. En sağlıklı yöntem, iftardan en az 1,5 - 2 saat sonra, küçük porsiyonlar halinde tüketim yapmak. Ayrıca tatlının yanında içilecek bir bardak ayran veya bir parça peynir, şekerin kana karışma hızını yavaşlatarak vücudu koruma altına alıyor. Ağır bir tatlı tükettikten sonra koltuğa uzanmak yerine, ev içinde yapılacak hafif hareketler veya kısa mesafeli yürüyüşler, sindirime büyük katkı sağlıyor. Kan dolaşımını hızlandıran bu aktiviteler, şekerin enerjiye dönüşmesine yardımcı olarak mide kramplarını ve şişkinliği önlüyor.

Muhabir: Zehra ÇİÇEK