Türkiye’de tarımsal üretimin geleceği yalnızca tarlada verilen mücadeleyle belirlenmiyor. Tohumun toprağa ulaşmasından ürünün hasat edilmesine, tarladan hale ve tüketiciye uzanan süreçte çok sayıda işletme ve emekçi aynı üretim zincirinin içerisinde yer alıyor. Ziraat Mühendisi Vural Şahin, tarım politikalarının bu bütünlük içerisinde ele alınması gerektiğini belirterek, sektörün tüm paydaşlarının eşit ve sürdürülebilir destek mekanizmalarından yararlanmasının önemine dikkat çekti. Şahin, tarımsal üretimin yalnızca çiftçinin tarladaki faaliyetinden ibaret olmadığını vurguladı. Üreticinin ihtiyaç duyduğu tohum, fide, gübre, zirai ilaç ve diğer girdilerin sağlanmasından ilaçlama hizmetlerine, ürünün pazarlanmasından hale ve ticarete kadar çok sayıda işletmenin üretimin devamlılığında kritik rol üstlendiğini ifade etti. Bu nedenle tarıma yönelik destek politikalarının yalnızca üretimin bir aşamasına odaklanmasının yeterli olmayacağını belirten Şahin, sektörün bütününü gözeten bir yaklaşımın benimsenmesi gerektiğini söyledi.

‘Bir sorun bütün sektörü etkiler’
Tarım sektörünün birbirine bağlı bir sistem olduğunu dile getiren Şahin, üreticinin girdi temininde yaşayacağı sorunun bayiyi, bayide yaşanacak finansal sıkıntının üreticiyi, pazarlama aşamasındaki sorunların ise hem tüccarı hem de üreticiyi etkileyebileceğini kaydetti. Şahin, bu nedenle tarım sektöründe faaliyet gösteren işletmelerin birbirinden bağımsız değerlendirilmemesi gerektiğini ifade ederek, “Çiftçi, bayi, girdi sağlayıcısı, ilaçlama işletmesi, tüccar ve hal esnafı aynı zincirin parçalarıdır” anlayışının esas alınmasını istedi. Artan mazot, işçilik, SGK, enerji ve diğer işletme giderlerinin tarımsal işletmeler üzerindeki yükü artırdığına dikkat çeken Şahin, sektörün önümüzdeki yıllarda daha güçlü bir destek ve finansman yapısına ihtiyaç duyacağını belirtti. Başta Ziraat Bankası olmak üzere kamu ve özel bankaların tarım sektörüne yönelik uygun maliyetli ve uzun vadeli finansman modellerini geliştirmesi gerektiğini söyleyen Şahin, bu imkânların tarımın farklı alanlarında faaliyet gösteren işletmelere de adil kriterlerle ulaştırılmasının önem taşıdığını ifade etti.
‘Bütüncül bir politika gerekiyor’
Şahin, önümüzdeki 3-5 yıllık dönemde tarım sektörünün yalnızca üretim miktarı açısından değil, üretimi ayakta tutan ekonomik yapı açısından da ele alınması gerektiğini söyledi. Gerçekten üretime ve istihdama katkı sağlayan işletmelerin faaliyet alanları, mali yapıları ve ihtiyaçları dikkate alınarak desteklenebileceğini belirten Şahin, gerektiğinde belge, mali durum ve yerinde inceleme gibi ölçülebilir kriterlerin kullanılabileceğini kaydetti. Şahin, temel hedefin belirli kesimlere ayrıcalık tanımak değil, tarım sektörünün tamamında üretim zincirinin sürdürülebilirliğini sağlamak olması gerektiğini vurguladı. Tarım sektörünün geleceğinin bütün paydaşların birlikte güçlendirilmesine bağlı olduğunu belirten Vural Şahin, üreticiden tarımsal girdi sağlayıcısına kadar herkesin üretimin devamlılığında sorumluluk taşıdığını söyledi. Şahin, tarımın bütün paydaşlarına eşit yaklaşılması ve destek mekanizmalarının sektörün tamamını kapsayacak şekilde geliştirilmesi gerektiğini belirterek, güçlü tarımın ancak güçlü ve sürdürülebilir bir üretim zinciriyle mümkün olacağını ifade etti.




