Antalya’da tarımsal üretimde kullanılan ve ‘tehlikeli madde’ kapsamında değerlendirilen ürünlere yönelik Tehlikeli Madde Taşımacılığı Danışmanı (TMGD) uygulamasının kapsamının genişletilmesine tepki geldi. Ziraat Mühendisi Vural Şahin, tarımsal ürünlerde daha önce 50 ton olan kotanın 20 tona düşürülmesi ve işletmelere danışman bulundurma yönünde bildirimler gönderilmesinin sektörde yeni bir sorun oluşturduğunu savunarak, 148 bin çiftçi bu ürünleri kullanıyor, danışmanlık sisteminin neyi denetlediği açıklanmalı. Tarım sektörüne destek olmak istiyorsak yeni sorunlar üretmek yerine mevcut sorunları çözmeliyiz” dedi.
‘50 tonluk kota 20 tona çekildi’
Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığının tehlikeli madde taşımacılığına ilişkin uygulamalarının tarım sektörünü doğrudan ilgilendiren yeni bir boyut kazandığını belirten Şahin, daha önce 50 ton olarak uygulanan kotanın 20 tona çekildiğini ifade etti. Şahin, tarım sektöründe faaliyet gösteren işletmelere posta yoluyla çeşitli evraklar gönderildiğini ve yaklaşık bir aylık süre tanındığını belirterek, bu süre içerisinde danışman bulundurularak sisteme girilmemesi halinde cezai yaptırımlarla karşı karşıya kalınacağının bildirildiğini öne sürdü. Uygulamanın en önemli sorunlarından birinin danışmanlık hizmetinin niteliği olduğunu savunan Şahin, tehlikeli madde taşımacılığı danışmanlarının önemli bölümünün tarımsal üretim, zirai ilaçlar ve ürünlerin kullanım süreçleri konusunda yeterli bilgiye sahip olmadığını ileri sürdü. Şahin, “Tehlikeli Madde Taşımacılığı Danışmanı daha tarımı bilmeyen, ürünleri tanımayan, birçoğu ziraat mühendisi ya da tarımsal eğitim almamış, sadece danışmanlık belgesi almış kişilerden oluşuyor. Kısacası onlar da ne yapacağını bilmiyor” ifadelerini kullandı.
‘148 bin çiftçi ne olacak?’
Antalya’daki tarımsal üretimin büyüklüğüne dikkat çeken Şahin, uygulamanın kentte çok geniş bir kesimi ilgilendirdiğini söyleyerek, “Antalya’da üretim yapan 148 bin çiftçi bu tehlikeli maddeleri taşıyor, evinde, serasında son kullanana kadar bulunduruyor. Peki, bu alanda nasıl bir danışmanlık hizmeti olacak? Anlatın o zaman bizlere” dedi ve yetkililere çağrıda bulundu. Tarımsal üretimde kullanılan ürünlerin satın alınmasından depolanmasına, seraya veya tarlaya götürülmesinden son kullanımına kadar farklı aşamalardan geçtiğine işaret eden Şahin, danışmanlık sisteminin hangi aşamayı kapsadığının açık ve anlaşılır şekilde ortaya konulmasını istedi. Şahin’in en önemli itirazlarından biri ise ürünlerin zirai ilaç bayilerinden çıktıktan sonraki sürecine ilişkin oldu. Bir ürünün MSDS (Malzeme Güvenlik Bilgi Formu) değerine göre tehlikeli madde olarak sınıflandırılması halinde, ürünün üretiminden çiftçinin kullanımına kadar gerçekten denetlenip denetlenmeyeceğinin açıklanmasını isteyen Şahin, aksi durumda uygulamanın amacının sorgulanması gerektiğini belirtti. Şahin, “MSDS değeri tehlikeli madde olarak belirlenen ürünün üretiminden ta ki çiftçinin tüketimine kadar bir denetleme olacağını bilsek bir yere kadar anlarız. Ama zirai ilaç bayilerinden sonra ne olacağı belli olmayan ürünün takibi olmayacaksa bu işi ivedilikle sonlandırın” dedi.
‘Danışmanlık zinciri sorgulanmalı’
Aynı ürünün ithalatçısı, üreticisi, distribütörü, toptancısı, perakendecisi ve zirai ilaç bayisi gibi farklı aşamalarda yeniden danışmanlık hizmetine tabi tutulmasının sektörde gereksiz bir maliyet oluşturabileceğini savunan Şahin, uygulamanın kapsamının yeniden değerlendirilmesini istedi. Şahin, bir ürünün ithalatını veya üretimini gerçekleştiren kuruluşun belirlenmesinin ardından, tehlikeli madde mevzuatı kapsamında asıl sorumluluğun ürünün üretimi veya ithalatı aşamasında yoğunlaştırılabileceğini ifade etti. Uygulamanın temel amacının netleştirilmesi gerektiğini vurgulayan Şahin, “Sadece amaç istihdam yaratmak ya da para toplamaksa bunu açık açık söyleyin” sözleriyle tepki gösterdi. Şahin, danışmanlık hizmetinin gerçekten güvenlik ve denetim amacı taşıması halinde bunun üretimden son kullanıcıya kadar etkin bir takip mekanizmasıyla desteklenmesi gerektiğini belirtti. Aksi halde farklı ticari aşamalarda aynı ürün üzerinden tekrar tekrar danışmanlık hizmeti alınmasının sektöre ilave yük getireceğini savundu.
‘Tarımın sorunları artırılmamalı’
Tarım sektörünün halihazırda çok sayıda sorunla mücadele ettiğini belirten Şahin, yeni uygulamaların üreticinin maliyetlerini ve bürokratik yükünü artırmaması gerektiğini söyledi. Şahin, “Bu anlamda ne olduğu belli olmayan, sorma ver parası haline gelen Tehlikeli Madde Taşımacılığı Danışmanlığı kesinlikle kabul edilemez. Derhal gözden geçirilerek yeniden bu konunun kapatılması gerekiyor” ifadelerini kullandı. Uygulamaya ilişkin itirazlarını ilgili kurumlara aktaracağını açıklayan Şahin, konunun yetkililer tarafından yeniden değerlendirilmesi gerektiğini belirterek, “Tarım sektörüne destek, tarıma sahip çıkmak istiyorsak eğer sorun çıkartmak yerine sorunları çözmemiz gerekmektedir. Bu konuda gerekli mercilerle görüşecek ve bu yanlışın üzerine gideceğimi de buradan belirtmek isterim” dedi,



