NATO Genel Sekreteri Mark Rutte, İsveç’in Helsingborg kentinde gerçekleştirilen NATO Dışişleri Bakanları Toplantısı sonrasında basın toplantısı düzenledi. İsveç’in ilk kez bir NATO Dışişleri Bakanları Toplantısı’na ev sahipliği yaptığı ve artık Finlandiya da dahil olmak üzere tüm Kuzey ülkelerinin NATO İttifakı içinde yer aldıklarını söyleyen Rutte, bugün Helsingborg’da "daha güçlü bir NATO", ittifakın karşı karşıya olduğu tehditler ve NATO’nun bugün, yarın ve sonrasında her türlü zorluğa karşı hazır ve güçlü kalmasını ele aldıklarını ifade etti.
"Savunma yatırımı ve Ukrayna’ya destek, Ankara’daki yaklaşan zirve için önceliklerimizdir"
Rutte, "Savunmamıza yatırım yapmak, ihtiyaç duyduğumuz kabiliyetleri üretmek ve Ukrayna’ya desteğimizi sürdürmek, Ankara’daki yaklaşan zirve için önceliklerimizdir" dedi.
Bu konuda ilerleme sağlandığını ve müttefiklerin 2025 yılında savunma yatırımlarında büyük artışlar elde ettiklerini söyleyen Rutte, "Avrupa’daki müttefikler ve Kanada’nın savunma yatırımları, yüzde 20 arttı. Bu eğilim devam edecek" ifadelerini kullandı.
NATO Genel Sekreteri, "Savunma sanayilerimiz, şu an için ihtiyaç duyduğumuz her şeyi yeterli ölçekte üretmiyor. Bu nedenle dışişleri bakanları, ittifak genelinde üretimin artırılmasına yönelik ihtiyacı ele aldı. Atlantik’in her iki yakasında daha hızlı ve daha büyük ölçekte üretim yapmamız gerekiyor" dedi.
Rutte, "Bakanlar, savunma sanayii kapasitemizi güçlendirmek amacıyla ittifak genelinde iş birliğini ilerletmeye devam etmemiz gerektiği konusunda mutabık kaldı" dedi.
Rutte, müttefiklerin NATO üyesi bir ülkenin saldırıya uğraması durumunda bu saldırının ittifakın tamamına yapılmış sayılmasına ilişkin NATO’nun 5. maddesine olan bağlılıklarının da "demir gibi sağlam" olduğunu söyledi.
NATO Genel Sekreteri, daha önce de yaptığı "Herhangi biri saldıracak kadar aptalca davranırsa, buna vereceğimiz karşılık yıkıcı olur" şeklindeki açıklamasını bugün de tekrarladı.
Toplantıda Ukrayna’nın da görüşüldüğünü ifade eden Rutte, "Ukrayna’ya desteğimizin önemli, öngörülebilir ve sürdürülebilir kalmasını ve bunun Ukrayna’nın kritik ihtiyaçlarını baz almasını sağlamaya çalışıyoruz" dedi.
Rutte, Amerikan silah ve teçhizatlarının Ukrayna'ya tedarikine yönelik "Ukrayna'nın Öncelikli İhtiyaçlar Listesi" (PURL) mekanizmasının önemini koruduğunu ifade ederek, "Müttefikler, bu ve diğer yollarla katkıda bulunmaya devam ediyor" ifadelerini kullandı.
İran ve Hürmüz Boğazı’na ilişkin konuların da ele alındığını ifade eden Rutte, "İran Hürmüz Boğazı’nı kapatarak küresel ekonomiyi rehin almaya çalışmayı sürdürüyor. Seyrüsefer özgürlüğüne ve küresel ticarete yönelik bu doğrudan saldırı, hepimizi etkiliyor. Boğazların geçişlere açık tutulmasını sağlamak üzere, bölgeye kritik askeri unsurların sevk edilmesi de dahil olmak üzere ülkelerin ortak planlar etrafında birleşmesi büyük önem taşıyor" dedi.
"Türkiye, Ankara’da inanılmaz bir gösteri ortaya koyacak"
Ankara’daki NATO zirvesinin başarısına ilişkin öngörü ve ev sahibi olarak Türkiye’nin rolüne ilişkin bir soruya Rutte, "Bence Türkiye, Ankara’da inanılmaz bir gösteri ortaya koyacak. Büyük bir etki oluşturacak" şeklinde cevap verdi.
Ankara’daki zirvede savunma harcamalarındaki artışın başarısına odaklanılacağını ve aynı zamanda yüzde 5 hedefine doğru güvenilir bir yol çizileceğini ifade eden Rutte, "Savunma sanayii konusunda çok büyük bir ilerleme göreceğimize kesinlikle inanıyorum. Henüz, NATO’nun ne ABD ne de Avrupa tarafında orada değiliz. Daha fazla üretmemiz gerekiyor" dedi.
Rutte, "Elbette burada Türkiye, 3 binden fazla şirketiyle son derece önemli ve aynı zamanda savunma sanayii altyapısının nasıl organize edileceğinin çok iyi bir örneği" şeklinde konuştu.
"NATO, sadece Avrupa ana karasını değil, aynı zamanda ABD ana karasını da savunmak için var"
Avrupa’nın ne zaman ABD olmadan kendisini korumaya hazır olacağı yönünde bir soruya Rutte, "Böyle bir hazırlık yapmıyor" cevabını verdi.
ABD’nin arzusunun güçlü bir Avrupa olduğunu ifade eden Rutte, "Avrupalıların, NATO’nun Avrupa kısmının savunması için daha büyük sorumluluk almasını bekliyorlar. ABD, uzun vadede nükleer alanda da konvansiyonel alanda da burada kalmaya devam edecek. ABD’nin savunmasının Norveç’te başladığını unutmayın. Çünkü Rusya’nın devasa nükleer denizaltıları Norveç’i geçerse, Amerikan kıyılarına fazla yaklaşabilir ve bu ABD’ye doğrudan tehdit oluşturabilir. NATO, sadece Avrupa ana karasını değil, aynı zamanda ABD ana karasını da savunmak için var. Bu işte birlikteyiz" dedi.
"ABD’ye aşırı bağımlıyız"
Rutte, "Avrupa çok zengin, belki de dünyanın en zengin bölgesi. Fakat Ruslara karşı kendini savunmak için dünyanın başka bir bölgesinin desteğine ihtiyaç duyması garip. Burada bir müttefike yani ABD’ye aşırı bağımlıyız. Ve önümüzdeki yıllarda daha eşit bir durum, kademeli bir değişim olacak. Avrupalılar, daha fazla sorumluluk üstlenecek. ABD ise transatlantik ilişkiye güçlü bir şekilde bağlı kalacak" dedi.
Ukrayna’nın toprak kazanmaya başladığını söyledi
Ukrayna’nın artan savunma kabiliyetlerinin Rusya’nın konumunu nasıl etkilediğine ilişkin bir soruya cevabında Rutte, "Ukrayna, güçlü bir savunma ortaya koyuyor. Cephe hattına baktığınızda, durum istikrara kavuşuyor. Hatta, Ukrayna’nın net olarak topraklarını geri kazandığına dair raporlar bile var. Çok büyük ölçüde değil ama en azından durum istikrara kavuşuyor. Potansiyel olarak artık yanlış yönde değil, doğru yönde ilerliyor. Yani, doğudan batıya değil, batıdan doğuya doğru. Bu inanılmaz. Ukraynalıların yaptığı şey bu" dedi.
Rutte, "Dolayısıyla Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in yerinde olsam pek mutlu olmazdım. Aslında Putin’in yerinde olsam hiçbir zaman mutlu olmazdım ama özellikle son birkaç haftadır, onun açısından işler yolunda gitmiyor" dedi.
Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy’i Ankara Zirvesi’ne davet edip etmediği sorusuna Rutte, "Evet, onu davet ettim. Lahey’de olduğu gibi orada da olacak" dedi.
"ABD’nin NATO’dan çıkması çıkarlarına aykırı olur"
Basın toplantısında ABD’nin NATO’dan çekilmesi gibi bir durumun söz konusu olmayacağı hususunda ABD Başkanı Donald Trump veya Dışişleri Bakanı Marco Rubio’dan bir taahhüt alıp almadığı yönünde bir soru alan Rutte, "Bu ittifak hepimizi korumak için var" dedi.
ABD’nin kendi güvenliği için Avrupa ve Arktik güvenliğinin de kritik olduğunu ifade eden Rutte, "Yani burada doğrudan bir çıkar söz konusu. Son haftalarda, özellikle 20 Şubat sonrasındaki altı hafta boyunca, ABD ile Avrupa'daki çeşitli ülkeler arasındaki taahhütlere dayanarak Avrupa’daki üslerden binlerce ABD uçuşu gerçekleştirildiğini gördünüz" dedi.
Rutte, "Hepimizin NATO’da olması için çok fazla neden var. Her ülkenin kendi gerekçeleri var. Ama sonuçta mesele, kolektif savunma ve birine yapılan saldırının herkese yapılmış sayılmasıdır" şeklinde konuştu.
"Avrupalılar, ABD’den gelen mesajı çok ciddi biçimde duydu"
ABD’nin NATO müttefiklerinin İran konusundaki çabaları desteklemekte başarısız olmalarına ilişkin hayal kırıklığı konusunda bir soruya cevabında Rutte, "Nisan başında Beyaz Saray’ı ziyaret ettiğimde ben de kesinlikle bu hayal kırıklığını hissettim. Bunun iki nedeni vardı. Birincisi, bazı durumlarda Avrupa ülkelerinin başka bir yerdeki ABD operasyonlarında bu üslerin kullanılması için önceden verilmiş taahhütleri uygulamaya koymasının biraz zaman almasıydı" dedi.
Halihazırda Portekiz’den Almanya, İtalya, Fransa, İngiltere ve Yunanistan’a kadar Avrupa’da birçok ülkede İran’a karşı savaş boyunca ABD uçuşlarının gerçekleştiğini söyleyen Rutte, "Bu NATO ile değil, ikili taahhütlerle ilgili ama yine de çok önemli. Ardından Hürmüz Boğazı ve sonraki aşama söz konusu olduğunda, Avrupalılar, ABD’den gelen mesajı çok ciddi biçimde duydu ve kritik teçhizatları, gemileri, insansız sistemleri ve diğer önemli katkıları önceden konuşlandırıyorlar" ifadelerini kullandı. Rutte, "Bunlar, Hürmüz Boğazı konusunda sonraki aşama için yapılıyor ve ABD tarafından da kabul ediliyor" şeklinde konuştu.
ABD’nin Hürmüz Boğazı’nı açmaya yönelik taleplerine ilişkin ayrıntı talep eden bir soruya Rutte, "Tartışmalar sürüyor. Fransız-İngiliz girişimini gördünüz. Bu NATO kapsamında değil, birlikte çalışan iki ülke ile ilgili. Sanırım birkaç hafta önceki bildiriye 40’tan fazla ülke destek verdi. Şimdi özellikle mayın temizleme teçhizatlarının yoğun bir şekilde konuşlandırıldığını görüyorsunuz. Bu, Avrupa’nın güçlü olduğu bir alan. ABD, mayın temizleme konusunda o kadar güçlü değil" cevabını verdi.



