Pastacılar Odası Başkanı Abdullah Sevimçok, beklendiği gibi Antalya Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birlik Başkanlığı?na aday olduğunu açıkladı. Sevimçok?un Perşembe günü resmi açıklamayı yapacağı duyulunca, Çarşamba günü bana ismi lazım olmayan ancak çok değer verdiğim bir dostum bazı belgeler gönderdi.
 O belgelerde Sevimçok?un ?Vergi kaçakçılığı? suçundan ceza aldığı açıkça belliydi. Bir gazeteci olarak tabiî ki haber yapmayı düşündüm. Ancak saat çok geçti. Derken Sevimçok Perşembe günü basın toplantısı ile adaylığını açıkladı. Burada bir gazeteci dostumuz, kaçakçılık olayını sordu. Verdiği yanıt, bana ?İyiki haberi yapmadık? dedirtti. Çünkü; O belgeleri incelerken bazı detayları atlamıştım.
 Neydi o detaylar?
 Sözkonusu olayın geçmişi tam 15 yıl öncesine dayanıyor. Üzerinde biraz düşününce, her esnafın başına gelebilecek bir mesele olduğu ortaya çıkıyor. Ve en önemlisi bu belgelerin 15 yıl sonra ortaya çıkması, vicdani açıdan rahatsız edici görünüyor. Mademki böyle bir olay vardı. İnsanın dönüp, ?O zaman bu insan 10 yıldır AESOB Başkanvekilliği görevini nasıl yürütüyor?? diye sorması gerekir.
 Neden bugün?
 Neden Sevimçok başkanlığa talip olduğunu açıklamaya hazırlanırken?
 Neden bu açıklamadan sadece bir gün önce?
 Her zaman dile getirdiğim ve arkasında durduğum bir inancımız var. Biz ?Vicdansız gazetecilik? yapamayız.
 Kimse bizden bunu beklemesin.
 Gece yastığa başımızı koyduğumuzda, şayet içimizde bir vicdani huzursuzluk varsa, birileri gibi uyuyamayız.
 Görünen oki, AESOB Başkanlığı için Tolunay ile Sevimçok kıyasıya bir yarış içerisinde olacak. Her ikisinden de rica ediyorum. Antalya?nın son yerel seçimlerinden önce başlayan ?pislik siyaset?ten uzak dursunlar.
Ben Orhan Tolunay?ın da bu gelişmeden rahatsız olduğuna yürekten inanıyorum. Birileri sakın bu meselenin onunla ilgisi olduğunu düşünmesin. Benim bildiğim Tolunay böyle bir vicdansızlık içerisinde yeralmaz. Rakibi ile doğru şekilde mücadele etmeyi ister.
 İkisi de seviyeli ve doğru insanlardır.
 Yıllarca birlikte bu esnaf için mücadele etmiş iki dosttur. Öyle kalmalıdır.
 Antalya?nın artık tüm seçimlerde ?Doğru, dürüst, ilkeli mücadele? örnekleri vermesi gerekir. Demokrasi bunu gerektirir. Antalya adı bunu gerektirir. Aksi takdirde bu şehir ileride çok daha çatışmalı bir şehir haline gelir. Bunu kimse istememelidir.