Dünyaya gelişimizde ailelerimizi seçme imkanımız doğa gereği mümkün değil.
Ama yaşça bilince erdiğimiz andan itibaren gerek öğrenim gerek mesleki hedeflerimizde ve kişisel çevremizin oluşmasında kendi seçimlerimiz rol oynuyor.
Hayat yolumuzu kapsayan yol haritamızın gidişatında kendimizin imzası olmalıdır.
Yaşam hikayemizde birçok kişi ve birçok olay elbette olacaktır ama kendi hikayemizi kendimiz yazmalıyız.
Hayat hikayemizi yazan biz olabilmeliyiz, kimsenin bizim ömrümüzü ilgilendiren hikayemizi bizim dışındakilerin yazmasına izin vermemeliyiz.
Yaşam hikayemize müdahil olanlar tabiki olacaktır ama kimsenin bizim hikayemizi yazmaması lazım.
Çünkü yaşam bizim yaşantımız hayat bizim hayatımız o yüzden hikayemizin hem ana kahramanı hemde yazarı biz olmalıyız.
Tabiki bunun için yani kendi hikayemizin yazanı olmamız için özgüvenkültürel ve sosyal hayat mesleki hedeflerimizin tutarlı ve gerçekçi olması gerekiyor.
Kendi hikayemizi yazmamız için kimseye taviz vermeden dirayetli durmamız önemli.
Hiçbir kimsenin hiçbir olayın hikayemizi bizim yazmamızdan bizi alıkoymaması lazım.
Fakat mühim olan hikayemizin bizim istediğimiz gibi mutlu sürmesi ve güzel sonlanması için kimselerin etkisi altında kalmadan lehimize kararlarlar alarak mümkün olduğunu unutmamalıyız.
Gönlünüz ve kalbiniz kendi hikayenizi reel ve mutlu yazacak kadar güçlü olsun.