Prof. Dr. Hakan Coşkunol, İrem Peker ve Oğuz Peker tarafından yürütülen çalışmada; kumar oynama bozukluğu nedeniyle yardım arayan, yaş ortalaması 35 olan 60 erkek hasta mercek altına alındı. Depresyon şiddeti, kumar davranışının düzeyi ve tedavi motivasyonunun birlikte değerlendirildiği araştırmaya göre; ruhsal çöküntü derinleştikçe bireylerdeki "kumarı durduramama" algısı güçleniyor ve tedaviye duyulan güven zayıflıyor. Araştırma ayrıca, kumar sorunu ağırlaşan hastaların tedaviye içsel bir istekle değil; borçlar, aile baskısı ve sosyal sorunlar gibi tamamen dışsal nedenlerle yöneldiğini ortaya koydu.

'Kontrol bende' algısı kayıpları artırıyor
Çalışmada, birçok kişinin kumarı bir kazanç yolu ya da hayatlarındaki krizlerden bir çıkış kapısı olarak gördüğü belirlendi. Araştırmaya göre bağımlılığı besleyen en yaygın bilişsel çarpıtma ise “Kazanma Sırası Bende” yanılgısı. Bu hatalı düşünce güçlendikçe bireylerin kumarda geçirdiği süre ve kaybettiği maddi miktar katlanırken, "kontrol bende" sanrısı tedavi motivasyonunu tamamen yok ediyor.
Bağımlılarda psikiyatrik sorun artışı
Araştırma, kumar oynama bozukluğunun arkasındaki gizli psikiyatrik tabloyu ürkütücü istatistiklerle ortaya koydu. Katılımcıların yüzde 68,3’ünde en az bir psikiyatrik sorun tespit edilirken, en sık rastlanan odağın %35 ile depresyon olduğu belirlendi. Yeşilay Bilim Kurulu Üyesi ve Addicta Baş Editörü Prof. Dr. Hakan Coşkunol, kumarın sadece finansal kayıplarla değerlendirilmemesi gerektiğinin altını çizerek, "Depresyon derinleştikçe kişi kumarı kontrol etmekte zorlanıyor. Kumar ağırlaştıkça da psikolojik yük artıyor. Ruh sağlığı ihmal edilmemeli" uyarısında bulundu.



