Antalya’da sendikal mücadelenin öncü isimlerinden Cemil Ünal, çalışma hayatındaki güncel sorunlara ilişkin kapsamlı bir açıklama yaptı. Kamuda taşeron sisteminin tamamen sona erdirilmesi gerektiğini vurgulayan Ünal, iş güvencesinin emekçiler için bir tercih değil, zorunluluk olduğunu ifade etti. Yaklaşık 100 bin işçinin yıllardır kadro sözünün tutulmasını beklediğini hatırlatan Ünal, belirsizliğin iş barışını bozduğunu dile getirdi.

‘Kadro işçinin en doğal hakkı’

Taşeron sisteminin emeğin sömürülmesine dayalı bir model olduğunu savunan Başkan Cemil Ünal, kadroya geçişin önemini şu sözlerle anlattı: "Kadro demek; iş güvencesi, yarınından emin olmak ve insanca yaşam standardı demektir. Bugün hala 100 bin işçi kardeşimiz aynı işi yaptığı mesai arkadaşıyla farklı haklara sahipse, burada bir adaletsizlik vardır. Bakanlığın daha önce verdiği sözlerin arkasında durmasını ve bu mağduriyetin bir an önce giderilmesini bekliyoruz” dedi. Sadece taşeron konusuna değil, emek dünyasını ilgilendiren diğer kritik başlıklara da değinen Ünal, staj mağdurlarının hak arayışından kuryelerin hayati tehlike içeren çalışma koşullarına kadar geniş bir yelpazede uyarılarda bulundu.

Çocuk işçiliğindeki artış

Dijital kelepçe büyüyor
Dijital kelepçe büyüyor
İçeriği Görüntüle

Çocuk işçiliğinin artış göstermesinin toplumun geleceği için bir tehdit olduğunu belirten Ünal, iş cinayetlerinin durdurulması için denetimlerin sıkılaştırılması gerektiğini vurguladı. Sendikal örgütlenmenin ve dayanışmanın her zamankinden daha önemli olduğu bir dönemden geçildiğini belirten Cemil Ünal, Türk-İş’in her zaman işçinin yanında saf tutacağını ifade etti. Antalya’daki tüm emekçilerin sesi olmaya devam edeceklerini söyleyen Ünal, açıklamasını, "Bizim mücadelemiz sadece bir kadro mücadelesi değil, bir haysiyet mücadelesidir. Yol-İş ve Türk-İş olarak her platformda işçinin hakkını savunmaya devam edeceğiz. Nerede bir emek varsa, Türk-İş orada olmaya, haksızlığa karşı dimdik durmaya devam edecektir. 100 bin taşeron işçisi kadrosunu alana, çalışma hayatındaki sömürü bitene kadar susmayacağız” sözleri ile tamamladı.

Muhabir: Esra ALTUNKES