Önceki gün..
Lara’da, İsmail Erten’in “Şanzelize gibi yapmıştık” dediği sahilin karanlığa büründüğü haberini aldık..
Biliyorsunuz..
Şanzelize, Paris’in kuzey batısında 8. bölgedeki ışıl ışıl bir turistik caddedir..
Luksor Dikilitaş’ın bulunduğu Concorde Meydanı’ndan başlar ve Arc de Triomphe anıtının bulunduğu yere kadar devam eder..

Lara’daki sahilin aydınlatması Şanzelize’ye benzer mi bilemem..
Ama..
Işıklar Caddesi’nin ilk zamanları o ambiansı biraz yansıtıyordu..
“Yansıtıyordu” diyorum..
Çünkü..
Artık o ilk yapılan halinden pek fazla bir eser kalmamış..
Neredeyse 30 civarında ışıklı direkte artık “ışık”lar yanmıyor..
Çoğunda ampul bile yok..
Yani..
Tıpkı “Lara sahili” gibi..
Akaydın Hoca’nın meda-ı iftiharı Işıklar Caddesi de kararmaya başladı..

Lara sahili niye karanlığa bürünmüştü?
Lara Birlik Başkanı Erdem Armen’e göre, “yüklü elektrik faturası” yüzünden..
Armen diyor ki:
“Bütçemiz kısıtlı..
Kış aylarında (yani turistin az olduğu mevsimde) belirli bir saten sonra aydınlatmayı kapatıyoruz..”
Lara Birlik’in eski başkanlarından İsmail Erten buna farklı bakıyor:
“Bizim dönemimizde aydınlatmayla ilgili bir tasarruf tedbiri uygulanmazdı..
Aydınlatmayı asla kapatmadık..
Zaten kapatılmaması gerekir..”

Bu tartışma sürer gider..
Ancak, “aydınlatma” ile ilgili gerçekleri göz ardı etmemek gerek..
Özellikle sahiller ve parklar mutlaka aydınlık kalmalı..
Sokakların hepsi aydınlık kalmalı..
Çünkü..
Karanlık, her türlü kötülüğe gebedir..
Karanlıkta, “karanlık işler” daha bir fazla olur..
Geçmiş yılları bir hatırlayın..
Karaailoğlu ile Atatürk Parkı’nda aydınlatma iyi olmadığı için fuhuş, uyuşturucu ve cinayet, taciz olaylarının ardı arkası kesilmiyordu..
Ne zaman “aydınlık” bir hale geldi, o zaman bu tür olaylar neredeyse yok oldu gitti..
Böyle durumlarda “fatura” düşünülmemeli..

Akaydın’ın Işıklar Caddesi ise “farklı”..
Işıl ışıl bir cadde olacaktı..
Antalya halkı özellikle akşam ve gece bu caddeye akın edecekti..
Bu caddede ticaret canlanacaktı..
Esnaf da “çok şükür iyiyiz” diyecekti..
Her ne kadar vatandaş pek rağbet etmiyorsa da..
Esnaf, “çok şükür iyiyiz” diyemiyorsa da..
Cadde gerçekten ışıl ışıl olmuştu..
Ama..
Bu ihtişamlı görüntü sadece 1 yıl sürdü..
Şimdi o ışıklı direkler birer-ikişer sönüyor..
Her fırtına ve yağmurda birer-ikişer kararıyor..

Bir işi iyi yapmak elbette önemli..
Ancak..
Daha önemlisi o işi “iyi tutmak”tır..
Akaydın Hoca ve ekibi, bunu da beceremiyor..
Yakında Işıklar Caddesi de “ışıksız” kalırsa şaşmayın..
Böyle giderse..
Hoca’ya değil, o caddeye milletin cebinden harcanan paraya yanarım..