Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu..
Antalya 1'inci İdare Mahkemesi'nin HalkKart ihalesini iptal eden kararını bozdu..
Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Akaydın'la birlikte aralarında CHP'li Belediye Meclis üyeleri, Genel Sekreter Mehmet Aktekin ve belediye bürokratlarının yargılandığı 26 kişilik HalkKart davasını da ilgilendiren bu karar, aslında hiç “sürpriz” değil..
Çünkü..
Danıştay, daha önce de bu yönde bir karar vermiş, ama mahkeme kararında direnmişti..
Bu defa, “Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu” aldığı kararla şunu demek istiyor:
“Şikayetçi esnaf, şikayetinden feragat etmiş..
Mahkeme olarak bunu gözardı edemezsiniz..
Bu feragatı değerlendirerek, aldığınız iptal kararını iptal ediyoruz..”

Burada “önemli bir nokta”yı açıklamam gerekiyor..
Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu, Antalya 1'inci İdare Mahkemesi’nin aldığı “Halkkart ihalesini iptal kararı”nı iptal ederken, sadece “feragat”e vurgu yapıyor..
Ve sadece “yargılama usulü” nedeniyle kararı bozuyor..
Yani..
“İhaleye fesat karıştırma, görevi kötüye kullanma, yolsuzluk-arsızlık-hırsızlık” gibi suçlamalar için, “böyle bir şey yok” demiyor..
Danıştay’ın verdiği bu karar, “Ceza Mahkemesi’nin verdiği kararı” etkilemiyor..
Akaydın’ın, “ihaleye fesat karıştırma iddiasıyla yargılandığımız davanın altının tamamen boşalmış olduğunu düşünüyorum” demesi, sizleri yanıltmasın..
Akaydın ve ekibinin 17 yıl hapis istemiyle yargılandığı HalkKart davasındaki bütün suçlamalar, “aynen” devam ediyor..
Bir kişi aynı konuda şikayetçi olursa, mahkeme aynı yönde yeniden karar alacaktır..

Öte yandan..
Şu anda Antalya’yı büyük bir “KAOS” bekliyor..
Daha önce A-Kent firması ile sözleşme imzalayan esnaf, Danıştay’dan çıkan bu “iptal” davası ile “validatör kullanma zorunluluğu”ndan kurtuldu..
Kendilerini A-Kent’e zorunlu kılan sözleşme geçersiz hale geldi..
Yani..
Bundan sonra toplu ulaşım esnafından isteyen validatörü kullanacak, istemeyen kullanmayacak..
Bu ne demek?
Bir vatandaş bir toplu ulaşım aracına bindiğinde, “kart kullanmak” zorunda kalacak, bir başkasına bindiğinde “kart bizde geçmez, peşin para lütfen” sözleriyle karşılaşacak..
A-Kent (dolayısıyla Akaydın)karta zorlayacak..
Esnafın büyük bölümü, kart makinelerini sökecek..
Vatandaş bu duruma, yaratılan bu kaosa isyan etmez mi sizce?

Bakın, olay nereden nereye geldi..
ANTKART’ı iptal ettirebilmek için varını-yoğunu ortaya koyan Mustafa Akaydın ve CHP’liler, tıkır tıkır işleyen sistemi yok ettiler, daha kötüsünü getirmeye kalkınca da başlarına bunlar geldi..
“Keser döner sap döner, gün gelir hesap döner” diye boşuna dememişler..
Menderes Türel, “dünyanın en iyi akıllı kart sistemi”ni Antalya’ya getirmesine rağmen, bu kart (muhalefetin yalan ve kışkırtmalarıyla)seçim kaybetme nedenlerinden biri olmuştu..
Peki..
“Dünyanın en kötü akıllı kart sistemi” olan HalkKart kimin başını yiyecek acaba?
Bunu göreceğiz..