Yurdum insanı dahil dünyada hızla insanlar maskeli bir yaşamı farkında olarak ya da olmayarak yaşamaya başladılar.
Aslında böyle bir yaşam tarzı hep vardı ama bu kadar yoğun ve yaygın değildi. Toplumda marjinal bir sınıfı oluşturuyorlardı.
İnsanoğlunun çok harcama yapmak için çok çalışmak zorunda kalmasının yanında emeksiz ve gayr-ı meşru kazançlara yönelim de arttı.
Yani insanoğlu kendi fıtrat ayarlarıyla çok hızlı oynamaya başladı. Maddiyat, makam, güç, itibar gibi statülere kavuşmak için kendi gerçekliğini hızla terk etmeye başladı.
Rabbimiz her insanı diğerinden biraz farklı yaratmış ki toplumsal yaşamda herkes bir konuda daha iyi olabilsin. Toplumsal gelişime katkı sunabilsin.
Ama insanoğlunda var olan nefs ve onun ürettiği bazı ataklar onu fıtrattan yani kendi gerçeğinden uzaklaştırmaktadır.
Bazen hırs, bazen aç gözlülük, bazen doyumsuzluk, bazen güçlü ve etkili olma arzusu, bazen kıskançlık, bazen haset duygusu, çok ileri düzeyde ise fesatçılık ve bozgunculuk üreten nefsimiz bizim karakterimizde değişime sebep olur.
Fakat insanoğlu yukarıda yazdığım huylarıyla anılmayı da istemez. Yani kötü sıfatlardan da hoşlanmaz.
İşte tam bu sırada iyiliklerin her çeşidine dair maskeler takmaya başlar. Etrafına iyi insan imajı vermeye gayret eder. Dini hayatı ile ilgili de safkan bir dindar olduğunu muhataplarına hissettirmeye çalışır.
Bu durumdaki insanlar zamana, zemine, kimlerle ve ne konuştuğuna göre uygun olan maskesini takar ve arzu ettiklerini elde edinceye kadar bu etkileme çalışmalarına devam eder.
Dostlar, Dinimiz İslam bu karaktere doğrudan MÜNAFIKLIK der. Olduğu gibi görünmeme, göründüğü gibi olmama hali.
Yani dini açıdan Kuran’ın tarif ettiği insan kategorilerinin en sefil ve aşağılık olan gurubunu ifade eder. Vay ki vay bu duruma düşenlerin haline.
Toplumumuz milli ve dini değerler çerçevesinde bir yaşam sitilini günden güne ve hızla terk ediyor. Onun yerine çıkar merkezli yaşam sitilleri geliyor ki bu hayatın çıkardan başka hiçbir amacı yoktur.
Çok dindar olduğunu iddia edenlerin sapmalarındaki en büyük problem yapıp ettiklerinden Allah’ın haberi yokmuş gibi, ya da Allah ona izin vermiş gibi, ya da böyle bir hakkının olduğuna kendisini ikna etmiş gibi davranma halleridir.
Kafalarındaki Allah kavramı belli ki kusurlu. Allah’ın kendisini tanıttığı ayetlerde kusurdan bahsetmek mümkün değildir. İtikadi olarak sapma alametidir.
Diğer kategorilerin din disiplini olamadığı ya da dini aidiyetleri çok zayıf olduğundan, temel ahlak ilkeleriyle bağlarının da zayıf olmasından dolayı sadece çıkar amaçlı yaşarlar.
Bu iki gurup da çok maskeli bir hayatı yaşarlar. Bazıları geçici de olsa mutluluk çalabiliyorlar ama nihai mutluluk ve huzur söz konusu olamıyor. Bu işin Ahiretini daha yazmadım. O daha vahim bir süreç olacak.
Değerli okurlarım, maskeli hayat bulaşıcıdır ve belki en temizlerimize de bir miktar bulaşmış olabilir. Acil bir kontrol şarttır.
Etrafımızdaki hayatların doğal olmayanlarına karşı çok dikkatli olalım. Bu tiplerden dost ve arkadaş yapmayalım. Usulüne uygun yadırgayalım.
Bir gün her bir maskenin düştüğünü gördük, görüyoruz ve de göreceğiz.
Rabbimiz bizi nefsimizden, münafıklıktan ve de münafıklardan korusun.