Tefsir çalışmalarına başladığı dönemlerde (1926) sadece cuma namazı için evinin dışına çıkan Elmalılı, 1935 yılından sonra hiç dışarı çıkmadı. Yalnız kızının ricâlarını reddedemez ve üç dört ayda bir, bir iki hafta için ona misafir olurdu. Trafiğin rahat olduğu akşam saatlerinde damadı Hulûsi Topbaş, onu Fatih’teki (İskender Paşa Mahallesi Aile Sokağı No: 7 Fatih/İstanbul) evinden alır, arabasıyla Erenköy’e evlerine geçirirdi.

1942 baharında mektupla kız kardeşine biraz iyileştiğini haber veren Elmalılı, aynı yılın 27 Mayıs günü dâr-ı bekâya irtihâl eyledi. Vefat ettiğinde 64 yaşında olan Elmalılı (1878-1942), vasiyetinde çok sevdiği ve ölümlerine şahit olduğu oğlu ve babasının yanını işaret ederek; “İstanbul'da ölürsem oğlumun yanını, Erenköy’de ölürsem babamın yanını isterim” dediği için, babasının Sahrayıcedit mezarlığındaki kabrinin yanına defnedildi.

Elmalılı Hamdi Yazır, soyu ve öğrenimi hakkında tefsirinin mukaddimesinde şunları yazmaktadır: “Ben hâlis Anadolu, öz Oğuz Yazır Türküyüm. On beş yaşında İstanbul’a geldim. Ne Arabistan’a gittim ne de Türkistan’a. Ne İran gördüm ne de Frenkistan’ı. Öğrendiğimi bu vatanda öğrendim. Yazır’ın Kayı, Kınık, Bayındır, Eymir, Avşar gibi büyük Oğuz kabîlelerinden biri olduğunu da Arapça’dan, Dîvân-ı Lügât-ı Türk’ten öğrendim.” Milliyetçilik hareketlerinin gündemde olduğu XX. yüzyılın başlarında onun bu ifadelerinde, Türk millî kimliğini ortaya koyduğu görülmektedir.

Döneminin siyâsî, sosyo-ekonomik, ilmî, felsefî, dînî, hukûkî ve fikrî konularıyla ilgilenmiş, bu konularda yazdığı makaleleriyle ve sözleriyle çözümler önermişti. Mezhebî, tasavvufî, felsefî ve fikrî akımları kendi anlayışı çerçevesinde değerlendirirdi. Her zaman İslâmî değerleri müdafaa etmişti. Milleti Avrupalılaştırmanın hata olduğunu hep dile getirdi. Avrupa’nın değerlerini değil, ilmini almanın gerekliliğini savundu.

Eserleri: Yayınlananlar: İrşâdü’l-Ahlâf fî Ahkâmi’l-Evkâf (1911), Hz. Muhammed’in (s.a.v.) Dîni (1919), Tahlîli Felsefe Tarihine Ait Metâlib ve Mezâhib (Tercüme 1922), Hak Dîni Kur’ân Dili (1935-38), Sefer Bahsi (1960), Yarım Kalmış İslam Hukuku Kâmûsu (Sıtkı Gülle 1997 Eksik), Mesnevî Tercümesi (Necmi Atik 2020), Mektupları (Son Müfessir Elmalılı’nın Mektuplaşmaları, Necmi Atik, 2021), Türkçe İbadet Anadilde İbadet (Necmi Atik 2022), Divançe (Necmi Atik 2022), Yeni Kur’ân Meali (Necmi Atik 2024), Hüsn-i Hat Yazılarını içeren ‘Hattat Elmalılı Muhammed Hamdi Yazır’ (Necmi Atik 2025), Makaleleri (Beyânü’l-Hak, dînî, edebî siyâsî, fennî gazete olarak kendini nitelemiş haftalık süreli yayın organıydı. 22 Eylül 1324/7 Ekim 1908 ile T. Evvel 1328/Ekim 1912 tarihleri arasında 182 sayı yayımlandı. Elmalılı’nın makaleleri, Beyânü’l-Hak Gazetesi’nin ilk sayısıyla (9 Ramazan 1326 / 12 Ekim 1908) başlar ve 88. sayısıyla (3 Zilhicce 1328) tamamlanır. Beyânü’l-Hak’ta 27 sayı makaleleri yayımlanmıştır)

Yayınlanmayanlar: Hüccetullâhi’l-Bâliga Tercümesi, Mantık-ı İstintâcî ve İstikrâî Tercüme, Hediyyetü’reîs Tercüme, Menâkıbü’t-Türk Tercüme, Fetevâ-yı Hindiyye’den Da’vâ Bahsi Tercüme, Fıkıh Usûlü, Dedesi Sarılarlı Muhammed Efendi’nin telif eseri olan Şerhu’l-İsti’âretü’l-Cedîde’ye yazdığı Tuhfetü’l-Hafîdü Hâşiyetü ‘alâ İsti’âretü’l-Cedîde isimli hâşiyesi, İlm-i usûlden Mir’ât Hâşiyesi Tarsûsî üzerine tamam olmamış bir hâşiye. Tasavvurât ve Hayâlî Siyâlkûtî’lerine Ta’likât, Teşkîl-i Mehâkim Kânûnu Şerhi Defteri ve Usûl-i Muhâkemât Kânûnu Şerhi, Ticaret Kânûnu, Hukûk-i Husûsiyye-i Düvel, Meclis-i Meb’ûsan-ı İlmiyye Encümenince Ta’dîlen Kaleme Alınan Mehâkim-i Şer’iyye ve Hükkâm-ı Şer’i Kânûn Lâyihası Esbâb-ı Mûcibe Mazbatası, Abdest Konusundaki Fıkhî Çalışması, Makaleleri, Fetvaları ve Mahkeme Kararları.