Burdur’un Gölhisar kazasına bağlı Yazır köyünde doğan Elmalılı’nın babası Numan Efendi (ö.1334/1916), Gölhisar’lı Bedreddin Efendi’nin oğlu Hasan Efendi’nin oğlu Hacı Bekir Efendi’nin oğlu Muhammed Efendi’nin oğludur. 1831 yılında yapılan ilk nüfus sayımında, Gölhisar ilçesi Yazır Karyesi’nde kadınlar ve kız çocukları hariç 146 kişi olduğu tespit edilmiştir. Söz konusu sayımda, Muhammed Hamdi Yazır’ın büyük dedesi Hasan oğlu Hacı Bekir Efendi listede 4. sırada yer almakta, 40 yaşında ve hatip olduğu kaydı görülmektedir. (Bkz. Başbakanlık Osmanlı Arşivleri, HAT.541/26740-A)
Numan Efendi, Aydın medreselerinde ve Burdur medreselerinde tahsil görüp icazet aldıktan sonra Elmalı’ya yerleşmiş ve Elmalı Şer‘iyye Mahkemesi’nde başkâtiplik ve Eytâm Müdürlüğü yapmıştır. Numan Efendi’inin, Ali Paşazâde diye mâruf Burdur’lu müderrislerden olan Mustafa bin Ali er-Rızâ’dan 1296/1878 yılında Buhâri-yi Şerif ve Nakşibendi tarîkatının hatm-i hâcegânını yaptırmak için aldığı icâzetnâmeler Elmalılı’nın torunu Mehmet Hamdi beyde bulunan metrûkâtında mevcuttur. Elmalılı’nın metrûkâtında babasına ait bir evrakta, Elmalı Kaymakamlığı’na hitâben defter-i kassâm ile alakalı kendisinin kaleme aldığı bir notta şöyle yazmaktadır: “...Mahkeme-i Şer’iyye kitâbetiyle beraber Eytâm Müdiriyeti vazifesi uhdemde bulunduğundan…” ve ayrıca; “Trabzonî Mustafa Âsım Efendi tevkîl ile mahkem-i şer’iyye kitâbetinden ferâgatim târihidir. 12 Zilka’de 1310/5 Mayıs 1309” ifâdesinden de 28 Mayıs 1893 tarihinde Şer’iyye Mahkemesi kâtipliğinden ayrıldığı anlaşılmaktadır. Numan Efendi, İslam fıkhında üstâd, ziraatle uğraşır, hat sanatı ile kitap istinsâhı yapar ve Kur’ân-ı Kerim’ler yazardı.[1] Elmalı Şer‘iyye Mahkemesi başkâtipliğinden ve Elmalı Eytâm Müdürlüğü’nden istifa eden Numan Efendi 1325/1908 yılında, zevcesi Firdevs hanım, kızı Şerife hanım ve diğer oğlu Mahmud Bedreddin ile İstanbul’a, Elmalılı Muhammed Hamdi Yazır’ın evine geldiler ve beraber yaşamaya başladılar.
Numan Efendi, 1908 ila 1916 yılları arası İstanbul’da oğlu Elmalılı Muhammed Hamdi Yazır’ın yanında kalmış, 1334/1916 yılında Elmalılı’nın evinde, sabah namazı sonrası vefat etmiştir. Elmalılı, babası için yazdığı mersiyenin baş kısmındaki açıklamasında babasının vefat tarihini h.1334/1915 olarak kaydetmiştir. Elmalılı, Divançe’sinde Arapça Şiirler bölümünde dördüncü sırada bulunan şiirinin sonunda, babasının vefat tarihine ebced hesabıyla Türkçe olarak düşürdüğü tarih kıtası şöyledir:
Târîḫ-i vefâtı
Yârân göçtü başḳa diyâra gitti
Ġam bir ḥaḳîḳat oldu ḫayâl bitti
Târîḫi Ḥamdi ḫûn-i cigerle yazdım
Eyvâh pederim irtiḥâl etti 1334/1915
ایواه پدرم ارتحال ایتدی
Elmalılı’nın tarih kıt’asının tarih mısraı olan “Eyvah pederim irtihâl etti” dizesini, Elmalılı’nın kardeşi hattat Mahmud Bedreddin Yazır talik hattı ile yazmış, söz konusu yazı Sahrâ-yı Cedîd Mezarlığı’ndaki babasının kabir taşı kitabesine hâk edilmiştir. Numan Efendi’nin “Ölüm” ile alâkalı yazdığı bir şiiri şöyledir:
Şâh ü gedâ bilmez müsâvî tutar
Tanımaz rütbesin ünvânın ölüm
Gönüllü gönülsüz gelir başına
Çâresiz derdidir insânın ölüm
İster kibir etsin ister tevâzu’
Giyecek câmesi ecsâmın ölüm
Elinde yok buna karşı bir çâre
Olacak mutlaka encâmın ölüm
Başka servetin yok ancak bir kefen
Gayre nasip eder emvâlin ölüm
Bildiğinden ister rahmet-i Hakk’ı
Gelecek başına Numân’ın ölüm
(Gedâ:Fakir, Müsâvî:Eşit, Câme:Elbise, Ecsâm:Cisimler, Encâm:Nihayet, Emvâl:Mallar)
Elmalılı’nın tahsil hayatını şekillendiren ve kendisinde sağlam ilmî bir zeminin oluşmasına en büyük katkı sağlayan, babası Numan Efendi’den ve amcası Mehmed Emin Efendi’den aldığı özel derslerdir. Elmalılı’nın metrûkâtında babası Numan Efendi’ye ait 15x22 cm ebatlarındaki karton kapaklı çizgili defterde, akâid ve fıkhî konularda yazıları olduğu gibi farklı konularda şiirleri de mevcuttur. Ayrıca Elmalılı’nın metrukâtında babasının nesih hat tarzıyla yazdığı Hılye-i Hâkânî, Tevhid Muallimi ve İbnül Arabî’nin Şeceretü’l-Kevn’i bulunmaktadır. (Torunu Mehmet Hamdi Yazır Özel Arşivi).
Elmalı Müftüsü Sarılarlı Muhammed Efendi
Elmalılı Muhammed Hamdi Yazır’ın anne tarafından dedesi olan Sarılarlı Muhammed Efendi son asır fazilet ehlinden bir zât olup Elmalı ilçesnin Sarılar Köyü’nde doğdu. (Sarılar, Antalya’nın Elmalı ilçesinin güneydoğu bölgesinde bir köyün adıdır.) 1287/1870 yılında Elmalı’da vefat etti. İlim ve fazileti pek yüksek derecede olduğu telif ettiği eserlerinden anlaşılmaktadır. Söz konusu kıymetli eserleri araştırmacıların ilgi ve alakasını beklemektedir.
Eserleri: Şerhu İsti’âre-i Cedîde, ulûm-i siyâsiyeden Nâmûs-i A’zam ismiyle metin ve şerh, ilm-i münazaradan Mazhar-ı Me’âlim ‘alâ Miftâhi Mekâlim adıyla metin ve şerh, İlm-i vaz’dan Kâdı Adud risalesine Meşrebetü’l-‘uyûn ismiyle bir şerh yazmıştır. (Süleyman Fikri Erten, Antalya Livası Tarihi, İstanbul Matbaa-i Âmire 1338/1919, s. 185)