İnsan için hatta bütün canlılar için doğuştan gelen bazı bilinç ve biliş hallerinin üstüne hayat boyu bilgi üzerine eğitim ve öğretim süreci mecburidir.

Bilhassa insan diğer canlılardan farklı olarak dünya yolculuğunu farklı içerikte yapmaktadır. Yaratılış özellikleri, Yaratıcımızın arzusu ve doğal ve kültürel yükümlülüklerden dolayı farklı bir hayat kaçınılmazdır.

Allah(cc) ilk ayetinde ‘’OKU’ ’emriyle başlıyor ve devam eden bütün ayetlerde düşün, aklet, hatırla, bil, ibret al, mukayese et gibi bir sürü emir kipli kelimelerle yükümlülüğünü hatırlatıyor insanoğluna.
İnsana keşfetme özelliğinin verilmesi ya da bu özelliğe sahip olmak demek yukarıdaki emir kelimelerini kendi zihninde aktif hale getirmeyi mecbur kılar.

İnsanoğlu zamanla şimdi adına meslek dediğimiz farklı iş alanları üretti. Her mesleğin içeriği ve sınırları zaman içinde belirginleşti.

Bu sayede insanoğlu zaman içerisinde ara devrimleri yaptı. Yerleşik mimari yapılar, tekerleğin icadı, sanayi devrimi, akünün icadı, enerji çeşitliliği, gök bilimleri ve internet teknolojisinin icadı ve sair.
Bunların tamamı doğuştan var olan zengin melekelerin üzerine okumak, düşünmek, akletmek, denemek ve başarma azmini sürekli canlı tutmakla mümkün oldu.

Günümüzde de bu sistem böyle devam etmektedir. Her meslek ancak bu çalışmalarla gelişir.
Eğitim her birisinin tam da merkezinde duruyor.

Her konuda o konunun uzmanları devrede olmalı ki Rabbimizin açık emri de budur. ‘’Emaneti Ehline Veriniz.’’ Nisa Suresi 58.

Ehliyet sahibi olabilmenin de ilk şartı eğitim olduğundan zinhar emeksiz kazanılan bir şey değildir ve de olmamalıdır.

Bunun için ilk yapılması gereken iş her alanda ehliyetli bir eğitici gurup oluşturmaktır. En azından en ehliyetlilerin kendilerini geliştirme nimetinden dolayı bir müddet sonra aranan eğitimci kıvamına gelmiş olacaklardır.

Büyük harflerle tekrar yazıyorum:

HİÇBİR ŞEKİLDE EĞİTİCİ KADRONUN KALİTE DERECESİ DÜŞÜRÜLMEMELİ. AKSİNE SÜREKLİ KENDİLERİNİ YENİLEMK ZORUNDA OLDUKLARI BİR SİSTEM KURGULANMALI.

Torpil, adam kayırma, nepotizm denilen yandaş kollama gibi davranış bozuklukları hiçbir zaman bu alana yaklaştırıl mamalıdır.

Eğitim sisteminin her bir dalı ve kademesi sadece ehliyetli insan yetiştirme düşüncesiyle çalışmalıdır.
Yoksa sonuç ortada. Birçok alanda ehliyet probleminin bizlere neler yaşattığını görmemek körlük olur.
Ehliyetsizliğin iki önemli darbesinden birisi sistemi kilitlemek, ikincisi ise bozuk ürün- hizmet ortaya çıkartmak ve işlerin ahlaksızlığını normal hale getirmektir. Bir toplum için bundan daha az bir bela bulunamaz.

O yüzden eğitimsiz olmaz. Zamana uygun olmayan eğitim de olmaz. Yarınları hesaba katmayan eğitim de olmaz, olamaz.

Bir zamanlar gelişmiş ülkeler bir özellikleriyle övünürlerdi: Fabrika yapan fabrikalara sahip olmak. Bu fabrikaları kuran insanların kendi alanlarında en iyi eğitim alanlardan ve onlara en iyi eğitimi veren eğitimciler kadrosuyla varlığı mümkün olmuştu.

İbret alınabilecek her türlü nimet önümüzde. Kötü örnekler zaten gözümüze kadar girmekteler. Gelin ilmi, bilgiyi ve ehliyeti hiçbir şartta tartışmayalım. Tek düşüncemiz bu programı bütün insanımıza nasıl yayabiliriz olmalı.

Vesselam.