Tatil parasını aylar öncesinden ödediniz, ancak çeşitli nedenlerle tatilinizi iptal etmek zorunda kaldınız.

Peki paranızın tamamını geri alabilir misiniz?

Burada tüketicilerimizin çok önemli bir hakkını hatırlatmak istiyoruz:

“Odayı size ayırdık, başkasına satamadık” denilerek tüketicinin parasına keyfi olarak el konulamaz!

Özellikle paket tur sözleşmelerinde fesih koşullarına ve 30 günlük süreye çok dikkat edilmesi gerekiyor.

Tatilinizin başlamasına en az 30 gün kala fesih bildiriminizi yapıyorsanız, mevzuat ve sözleşmedeki şartlar çerçevesinde, tüketicinin yaptığı ödemenin iadesini talep etme hakkı bulunuyor.

Örneğin tatiliniz 15 Ağustos'ta başlayacaksa ve siz 15 Temmuz'a kadar iptal bildiriminizi yaparsanız, kural olarak herhangi bir kesinti yapılmadan ödemenizin iadesini isteyebilirsiniz. Kanunen ödenmesi zorunlu vergi ve benzeri bedeller ise ayrı değerlendirilebilir.

Ama 30 günün altına indiğinizde tablo değişiyor.

Sözleşmede açıkça belirtilmiş olması şartıyla belirli oranlarda kesinti yapılması mümkün olabilir.

İşte bu nedenle tüketicilerimize çağrımız çok net:

Rezervasyon yaparken sadece “erken rezervasyon indirimi”ne bakmayın! İptal ve fesih şartlarını mutlaka okuyun.

Ve iptal talebinizi kesinlikle yazılı olarak yapın. E-postanızı, mesajınızı, ödeme dekontunuzu ve sözleşmenizi mutlaka saklayın.

Size haksız bir kesinti uygulanıyorsa veya paranız iade edilmiyorsa, “Otel böyle istedi” deyip hakkınızdan vazgeçmeyin!

Tüketici Hakem Heyetleri ve diğer yasal başvuru yolları önünüzde.

Unutmayın: Erken rezervasyon, tüketicinin haklarından erken vazgeçmesi demek değildir!

Paranızı ödediniz; hakkınızı da sonuna kadar arayın!

----------------------------------------------

Bir Tüketici Hakkı Kapsamında HGS (Hızlı Geçiş Sistemi) ve Tüketici Şikayetleri

Birleşmiş Milletler tarafından tanınan 8 Evrensel Tüketici hakkından birisi belki de en önemlisi Tüketicinin bilgilenme hakkı (veya bilgi edinme hakkı), tüketicilerin mal veya hizmet satın almadan önce doğru, eksiksiz ve anlaşılabilir bilgilere erişmesini sağlayan temel bir haktır.

Bu hak o kadar önemlidir ki, tüketicilerin bilinçli kararlar vermesini amaçlar ve yanıltıcı reklam, etiket veya sözleşmelerden korunmasını sağlar. Bu temel hak tüketicilerin, ürünlerin özellikleri, kullanım koşulları, riskleri ve fiyatları hakkında bilgi edinme hakkına sahip olmasını, bu sayede, zararlı ürünlerden kaçınma ve doğru seçim yapma imkanı verir.

Türkiye'de bu hak, başta 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun (TKHK) olmak üzere çeşitli yönetmeliklerle düzenlenmiş olup 4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanunu, tüketicilerin kamu kurumlarından bilgi talep etmesini, bilgilendirme hakkına sahip çıkmasını destekler.

Tüketicinin en temel haklarından olan bilgilendirme hakkı kapsamında Hızlı Geçiş Sistemi (HGS) yi ele almak istiyoruz.

Türkiye'de Hızlı Geçiş Sistemi (HGS), otoyol ve köprü geçişlerinde kullanılan bir elektronik ücret toplama sistemi olmasına rağmen, tüketicilerden gelen başlıca şikayetleri;

1. Yanlış veya Haksız Ceza Uygulamaları

Tüketicilerin en yaygın şikâyeti, yeterli bakiye olmasına rağmen ihlali geçiş cezası kesilmesi veya hiç geçmedikleri yerlerden borç bildirimi gelmesi. Kullanıcılar, HGS etiketinin okunmaması nedeniyle kaçak geçiş fişiyle uğraşmak zorunda kaldıklarını belirtiyor. Bu durumda, 45 gün sonra 4 katı ceza uygulanabiliyor ve itiraz süreci karmaşık.

2. Uygulama ve Sistem Erişim Sorunları

HGS mobil uygulamasının sık sık açılmaması, bakiye yüklenememesi veya geçiş bilgilerine erişilememesi gibi teknik sorunlar, cezaların artmasına yol açıyor. Birçok kullanıcı, uygulamanın çalışmaması nedeniyle yasal sürede ödeme yapamayıp cezalı duruma düştüğünü belirtiyor.

3. Bakiye ve Ödeme Sorunları

Bakiye sorgulama, yükleme ve iade süreçlerindeki aksaklıklar, geçmiş borçların yanlışlıkla başkalarına atfedilmesi veya iade edilmemesi,

olarak toplamak mümkün.

Bu şikayetler neden oluyor? Kamu otoritesi tüketicinin bilgilendirme hakkına sahip çıkıp yasalara uyuyor mu?

HGS uygulamalarına baktığımızda birçok yerde geçiş ücretinin ne kadar olduğu, HGS de ne kadar bakiye kaldığı geçiş esnasında ve sonrasında SMS vs bilgilendirmesi yapılmıyor. Neden tüketici sisteminde ne kadar para kaldığını geçiş anında göremez veya gördürülmez. Bu teknolojik çağda çok mu zordur bunu yapmak? Yapmak isteyen için çok basit.

Ama yapmak istemezsen, tüketici haklarına saygın yoksa, tüketiciye karşı şeffaf ve açık değilsen yapmazsın. Bu yüzdendir ki şikayetlerin haddi hesabı yok.

Yukarıdaki tüketici şikayetleri, geçiş anında ve sonrasında ödenen ücret, sistemdeki bakiye miktar bilgilendirmesi yapılmış olsa yaşanmayacak. Ama sistemin karışık olmasından, tüketicilerin şikâyet etmesinden, hak aramaya zorlanmasından memnun ki sistem ile ilgili bir çalışma gözükmüyor.

Bu arada yeterli bakiye olmadan geçen tüketiciden 4 katı ceza alınması hangi modern ve tüketiciye saygılı ülkede uygulanıyor? Tüketiciye ceza kesme hakkını kim veriyor?