Türksat’ın uydu geçişi sonucu bazı televizyonlarda kanalların kaybolması üzerine tüketiciden kanal ayarı için 500, hatta 1.000 liraya varan ücretler talep edildiği görülmekte.
500-1.000 liralık bedelin gerçekten yapılan işle karşılaştırıldığında fahiş olup olmadığı ise somut olaya göre değerlendirilmelidir.
Özellikle birkaç dakikalık basit bir kanal taraması için tüketicinin bilgisizliğinden veya zor durumda olmasından yararlanılarak ölçüsüz bir bedel talep edilmesi ciddi şekilde sorgulanmalıdır.
Bir hizmetin fiyatının yüksek olması tek başına otomatik olarak “yasal değildir” anlamına gelmez. Ancak tüketiciye hizmet verilmeden önce ücretin açık, anlaşılır ve tereddüde yer bırakmayacak şekilde bildirilmesi gerekir.
Tüketici, ne kadar ücret ödeyeceğini bilmeden hizmet almaya zorlanamaz.
Vatandaşlarımız, servis çağırmadan önce mutlaka toplam fiyatı sorsun, mümkünse WhatsApp mesajı, SMS veya yazılı teklif alsın. Fatura, fiş ve ödeme dekontunu mutlaka saklasın.
“Servis ücreti”, “yol ücreti” ve “ayar ücreti” gibi kalemlerin ayrı ayrı ne olduğunu da öğrenmeli.
Fahiş veya yanıltıcı bir ücretle karşılaşan tüketici ise öncelikle işletmeden fatura ya da belge talep etmeli, Ticaret Bakanlığına ihbarda bulunmalı ve fahiş miktarın iadesi için Tüketici Hakem Heyeti’ne başvurmalıdır.
Buradan servis işletmelerine de açık bir çağrı yapıyoruz:
Vatandaşın, özellikle yaşlı tüketicilerin teknik bilgi eksikliğini fırsata çevirmeyin. Fiyatınızı işlemden önce açıkça bildirin, belge düzenleyin ve makul, şeffaf bir ücretlendirme yapın.
Tüketici de işletme de bilsin: Şeffaflık ve dürüstlük, bu süreçte en önemli güvencedir.
------------
Tüketicinin pazarda ürünleri seçme hakkı var mı?
Tüketicimizin çarşı ve pazarda ürünleri seçerek alma isteği ve alışkanlığı her zaman olmuştur. Satıcı ellemeyelim, seçmek yok dediğinde ise sinirleniyor ve kendisine saygısızlık yapılmış gibi hareket ederek öfkeleniyor.
Peki, tüketicinin Pazar tezgahındaki ürünü seçme hakkı var mı yok mu? Kim haklı?
Türkiye'de tüketicinin pazarda veya markette ürünleri seçme hakkı var. Bu hak; hem tüketicinin serbest iradesine hem de tüketicinin korunmasına ilişkin temel ilkelere dayanır.
6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un temel amacı, tüketicinin ekonomik çıkarlarını korumak ve bilinçli seçim yapabilmesini sağlamaktır. Bir tüketicinin, satın alacağı ürünün kalitesini, olgunluğunu veya görünümünü değerlendirerek seçim yapması bu amaca uygundur. Tüketici, satın alacağı meyve, sebze ve diğer ürünleri seçebilir. Pazarcının, "elleme", "seçme", "karıştıramazsın" gibi genel yasaklar koyması tek başına hukuki bir dayanağa sahip değildir.
Bu hakkın bazı sınırları da bulunmaktadır. Tüketici, ürünlere zarar vermemeli, ezmemeli, kirletmemeli veya satışı engelleyecek şekilde davranmamalıdır.
Satıcı da ürünlerin hijyenini ve düzenini korumak amacıyla makul kurallar koyabilir. Örneğin, ürünlerin etrafa saçılmaması veya zarar görmemesi için uyarıda bulunabilir. Satıcının da tüketicinin seçme hakkını tamamen ortadan kaldıracak keyfi yasaklar koymaması gerekir.
Seçme hakkı konusunda bir ayrımda bulunmak gerekir.
Açık pazarlarda (semt pazarları): Tüketicinin ürün seçmesi genel olarak kabul edilen bir uygulamadır.
Hazır paketlenmiş ürünlerde: Ambalajı açarak seçim yapmak mümkün değildir. Satıcı ambalajın açılmasına izin vermeyebilir.
Tüketicinin pazarda ürün seçme hakkı vardır, ancak bu hak dürüstlük kuralları çerçevesinde kullanılmalı; ürünlere zarar verilmemeli ve diğer tüketicilerin alışverişi engellenmemelidir.