Seçim sathımailine girildiği şu günlerde Antalya iş dünyasında herkesin dilinde tek bir soru var: "Kim kazanacak?" Ancak bu fırtınalı süreçte gemisini limana sağ salim yanaştıracak olan, sosyal medyadaki parıltılı görseller veya havada uçuşan genel vaatler değil; üyeyi en çok takan, onun sorununa dokunan, "rezerv ordusunu" doğru tahkim edip en nihayetinde o üyeyi sandık başına götürmeyi başaran adayın ta kendisi olacaktır.

Antalya iş dünyasının yeni dönem yönetimlerinin şekilleneceği dev maraton için artık takvimler kesinleşti, nefesler tutuldu. Sektör temsilcilerinin heyecanla beklediği büyük yarışta ilk startı 1 Ekim 2026 Perşembe günü Cumhuriyet Caddesi’ndeki borsa binasında sandık kuracak olan  Antalya Ticaret Borsası (ATB) verecek. Ardından gözler, 18 Ekim 2026 Pazar günü ANFAŞ Fuar Merkezi'nde kentin en büyük sivil toplum kuruluşu için sandık başına gidecek olan  Antalya Ticaret Sanayi Odası (ATSO)üyelerine çevrilecek.

Geri sayım sürerken sahanın nabzı bize çok net bir gerçeği fısıldıyor: Oda ve borsa seçimlerinin kaderini kararsızları ikna eden, listelerin ötesinde sahaya ilave güç süren ve sandık lojistiğini kusursuz yönetenler belirleyecek. Ticaret odası ve borsa seçimlerinin en büyük handikapı, sandığa katılım oranının düşüklüğüdür. İşte bu yüzden, bu kritik düzlükte "üye en çok takan, seçim en çok sandığı getiren bana şanslı olacaktır."

Peki, bu son düzlükte ipi göğüslemek isteyen adaylar sahada nasıl bir rota izlemeli?

İş dünyasının beklentileri, aslında seçimin de şifrelerini barındırıyor:

1. Sahada Üye İkna Argümanları: "Sen Yoksan Bir Eksiğiz"

Adayların genel geçer cümleleri bırakıp üyeye doğrudan hitap etmesi gerekiyor. Sahada şu üç argümanı bayraklaştıran ekipler fark yaratacaktır:

  • "Senin Sorunun, Benim Ajandam": Üyeye "Temsil makamında senin sektörel hakkını arayacak doğrudan muhatabın benim" güveni verilmelidir.

  • Erişilebilirlik Sözü: Seçimden seçime hatırlanma algısını yıkmak için, "Seçildikten sonra da her ay komite toplantılarında bir araya geleceğiz" taahhüdü somutlaştırılmalıdır.

  • Birlikte Yönetim Vizyonu: "Bu oda birkaç büyük aktörün değil, kentin tüm tüccarının odası olacak" vurgusu kararsız üyeyi sandığa çekecektir.

2. "Rezerv Ordu" ve İlave Güç Faktörü: Gizli Oylar Sahaya!

İş dünyası seçimlerinin gizli formülü görünmeyen seçmendir. Kağıt üstündeki hesapları bozan en büyük güç budur:

  • Rezerv Güçlerin Organizasyonu: Askıda adı olan ama bugüne kadar hiç oy kullanmamış, köşesinde bekleyen "rezerv ordu" niteliğindeki pasif üyeleri harekete geçiren aday dengeleri altüst eder.

  • İlave Güçlerin Entegre Edilmesi: Sektörün arka planında kalan, sisteme küsmüş veya oy vermeye gelmeyeceği düşünülen dinamiklerin listelere ve seçim sürecine ilave edilmesi, sandığa çarpan etkisi yaratacaktır.

3. Meslek Komitelerine Özel Nokta Atışı Mesajlar

Antalya ekonomisi homojen değildir; inşaatçının derdiyle turizmcinin, tarımcının beklentisiyle perakendecinin sorunları başkadır. Genel bir seçim beyannamesi yerine:

  • İnşaat ve Emlak Komitelerine: Ruhsat süreçlerinin hızlandırılması, imar ve bürokrasi engellerinin aşılması için odanın arabuluculuk rolü anlatılmalıdır.

  • Tarım ve Ticaret Borsası Üyelerine: Akdeniz’in tarım potansiyelini küresel pazara taşıyacak ihracat destekleri ve lojistik çözümler sunulmalıdır.

  • Turizm ve Hizmet Sektörüne: Sezon uzatma projeleri, nitelikli personel krizi için mesleki eğitim iş birlikleri vadedilmelidir.

4. Seçim Günü Sandık Organizasyon Planı: "Lojistik Yoksa Zafer de Yok"

Üyeyi ikna etmek yetmez, o oyu sandığın içine düşürmek gerekir. Seçim günü şu organizasyonu kuramayan her aday kaybetmeye mahkumdur:

  • Birebir Randevulaşma: Seçim gününden önce her üyenin saat kaçta oy kullanmaya geleceği netleştirilmeli, ajandalarına bu randevu işlenmelidir.

  • Sandık Lojistik Ağı: Oy kullanmaya gitmekte üşenen, vakti olmayan veya aracı bulunmayan üyeler için iş yerlerinden sandık alanına konforlu bir ulaşım ağı kurulmalıdır.

  • Anlık Sandık Takibi: Sandık başındaki ekipler, oy kullanan üyeleri listelerden anlık olarak çizmeli; öğleden sonraya kadar oy kullanmaya gelmeyen üyeler telefon zinciriyle tek tek aranarak sahaya davet edilmelidir.

Son Söz…

Antalya iş dünyası kararını sosyal medyada beğeni butonlarına basarak değil, sandıkta mührü vurarak verecek. Üyesine kıymet veren, onun derdini gerçekten "takan", rezerv ordusunu ve tüm ilave güçlerini sandık alanına yığabilen ekip 1 Ekim'de borsada, 18 Ekim'de odada gülen taraf olacaktır.

Unutulmamalıdır ki; "Rüzgarın yönünü değiştiremiyorsan, yelkenlerini ona göre ayarlayacaksın." Bu fırtınalı seçim denizinde yelkenlerini üyenin gerçeğine göre açanlar limana sağ salim varacaktır.

Selametle…