Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın 14 Ağustos 2026 haftasına ilişkin Haftalık Para ve Banka İstatistikleri, bankacılık sektöründe mevduat ve kredi hacminin yükselmeye devam ettiğini gösterdi. Veriler, tasarruf sahiplerinin Türk lirası mevduata ilgisinin sürdüğünü, buna karşılık döviz mevduatının toplam içindeki ağırlığının sınırlı da olsa gerilediğini ortaya koydu. TCMB’nin haftalık istatistikleri; mevduat, kredi, menkul kıymet ve para arzı gelişmelerini birlikte izlemeye imkân veriyor.
TOPLAM MEVDUAT 33,2 TRİLYON LİRAYA ÇIKTI
14 Ağustos haftasında bankacılık sektörünün toplam mevduatı bir önceki haftaya göre yaklaşık 448 milyar lira artarak 33 trilyon 243 milyar liraya yükseldi. Böylece mevduat hacminde haftalık artış yaklaşık yüzde 1,37 oldu. Bu yükselişte Türk lirası mevduattaki artış özellikle dikkat çekti.
Bankacılık sektöründeki toplam TL mevduat 20 trilyon 461 milyar liraya yükselirken, yurt içi yerleşiklerin TL mevduatı da yaklaşık 445 milyar liralık artışla 18 trilyon 214 milyar liraya ulaştı. Bu tablo, yüksek faiz ortamının tasarruf sahiplerini TL cinsi araçlarda tutmaya devam ettiğini gösteriyor.
Ancak burada önemli bir ayrıntı var. Yüksek faiz, tasarruf sahibinin parasını TL mevduatta değerlendirmesini teşvik ederken, aynı zamanda kredi maliyetlerini de yüksek tutuyor. Dolayısıyla mevduat tarafındaki olumlu gelişmenin ekonominin diğer kesimlerine aynı hızla yansıması beklenmemeli.
DÖVİZ MEVDUATI DA ARTTI AMA PAYI GERİLEDİ
Yurt içi yerleşiklerin döviz mevduatı 14 Ağustos haftasında 228 milyar 160 milyon dolara yükseldi. Haftalık artış 718 milyon dolar oldu. Ancak parite etkisinden arındırıldığında yurt içi yerleşiklerin döviz mevduatında yaklaşık 297 milyon dolarlık azalış görüldü. Bu durum, döviz hesaplarındaki nominal yükselişin tamamının yeni döviz talebinden kaynaklanmadığını gösteriyor.
Toplam mevduat içerisinde döviz mevduatının payının yaklaşık yüzde 37,4 seviyesine gerilemesi ise TL tercihinin güçlendiğine işaret ediyor. Gerçek kişilerin döviz mevduatında düşüş görülürken, tüzel kişilerin döviz hesaplarındaki artış dikkat çekti.
Bu gelişme para politikasının önemli hedeflerinden biri açısından da önem taşıyor. Ekonomide TL’ye güvenin artması, dolarizasyonun azalması ve tasarrufların TL finansal sistem içerisinde tutulması, fiyat istikrarına yönelik politikaların etkinliğini destekleyebilir.
KREDİLERDE SINIRLI AMA DİKKAT ÇEKEN ARTIŞ
14 Ağustos haftasında bankacılık sektörünün toplam kredi hacmi yaklaşık 26 trilyon 961 milyar liraya yükseldi. Bir haftalık artış yaklaşık 197 milyar lira oldu.
Yurt içi yerleşiklerin tüketici kredileri de 6 trilyon 870 milyar liraya çıktı. Bu artışta bireysel kredi kartları önemli rol oynadı. Kredi kartı bakiyesi bir haftada yaklaşık 66,5 milyar lira artarak 3 trilyon 430 milyar liraya yükseldi. İhtiyaç kredileri 2 trilyon 577 milyar lira, konut kredileri ise yaklaşık 821 milyar lira seviyesinde gerçekleşti. Taşıt kredilerinde ise sınırlı bir gerileme görüldü.
Ticari kredilerde de artış devam etti. Finansal kesim dışındaki kuruluşlara kullandırılan ticari krediler yaklaşık 17 trilyon 959 milyar liraya ulaştı. KOBİ kredilerinin de bu toplam içinde önemli bir yer tuttuğu görüldü.
YÜKSEK FAİZİN İKİ YÜZÜ
Haftalık verilerin ortaya koyduğu en önemli gerçeklerden biri, yüksek faiz politikasının ekonomide iki farklı etki oluşturmasıdır. Bir tarafta tasarruf sahibini TL mevduata yönlendiren güçlü bir faiz getirisi bulunuyor. Diğer tarafta ise yüksek kredi maliyetleri, özellikle konut, otomobil ve işletme yatırımlarında finansmana erişimi zorlaştırıyor.
Bu nedenle önümüzdeki dönemde yalnızca mevduatın büyüklüğüne değil, kredilerin hangi alanlara yöneldiğine de bakmak gerekiyor. Ekonominin sağlıklı büyümesi için finansal kaynakların tüketimden ziyade üretim, yatırım, ihracat ve istihdam oluşturan alanlara aktarılması büyük önem taşıyor.
KKM’DE SON DÖNEMEÇ
14 Ağustos haftasında Kur Korumalı Mevduat’ın da artık sembolik seviyelere kadar gerilediği görüldü. BDDK verilerine göre KKM bakiyesi haftalık 47 milyon lira azalarak 4 milyon lira seviyesine indi. Böylece Türkiye’nin para ve bankacılık sisteminde KKM döneminin fiilen sona yaklaşması daha da belirgin hale geldi.
Sonuç olarak 14 Ağustos 2026 haftası, bankacılık sektöründe mevduatların büyüdüğü, TL tasarrufların güç kazandığı ve kredi hacminin artmaya devam ettiği bir dönem olarak öne çıktı. Ancak asıl önemli olan, bu finansal büyüklüklerin önümüzdeki aylarda ekonominin üretim gücüne ne ölçüde katkı sağlayacağı olacak.
Çünkü güçlü bir bankacılık sistemi yalnızca yüksek mevduat ve kredi rakamlarından oluşmaz. Asıl başarı, tasarrufların yatırıma, kredilerin üretime ve finansal kaynakların sürdürülebilir büyümeye dönüşebilmesidir.
Kaynak: TCMB
ZAFER ÖZCİVAN
Ekonomist-Yazar