3. HAFTA: ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
Akdeniz'de İlk Yelkenler ve Yıldızlar Geçidi
Atatürk'ü deniz üstünde karşılayan efsane kaptanlardan, cenazesinde ona eşlik eden vefalı kuşlara; taksi direksiyonunu bırakıp dümene geçen kadim dostlardan, limanın gizli kalmış efsane lezzetlerine uzanan yazı dizimizin son bölümü...
Antalya’da modern deniz acenteliğinin temelleri de bu dönemde atıldı. Ata Küner’in yönetimindeki Ak İş Vapur ve Gemi Acentesi ile Hasan Akıncıoğlu’nun AntMarin’i, Yaşar Sobutay’ın Pamfilya Turizm’i ve Kayhan Öndemir’in Ekspres Turizm acenteleri uluslararası denizcileri şehre çeken ilk profesyonel kapılar oldu. Son dönemlerine yetiştiğim, iskeledeki neredeyse tüm acentelik hizmetlerini tek başına yürüten Ekizler Gemi Acentesi'nin sahibi Mehmet Ekizler’in denizcilerin uğrak noktası olan salaş bir restoranı vardı. Sektöre damga vuran profesyonel acente sahibi rahmetli Arap Bülent de limanın unutulmaz efsanelerindendi.
Limanın teknik hafızasında ise ilk Gemi ve İnşa Mühendisi olan Selçuk Sarı abimizin payı büyüktü. Projelerini yokuşun başındaki dükkanında çizerdi. Yakıt lojistiğini Kurtlar Denizcilik üstlenmişti; meşhur OK Tankeri teknelerin mazotunu karşılardı. Görkemli gulet Dedeman 2 yatı da bu mazot iskelesinin yanındaydı ve Antalya'nın resmi protokol teknesiydi. Efendiliği, dürüstlüğü ve derin bilgisiyle tekneye kendi teknesi gibi bakan emektar Rıfkı Kaptan limanın saygın simalarındandı. 1 Temmuz Denizcilik ve Kabotaj Bayramı'nda mülki erkan bu yatla Akdeniz'e açılırdı. AntMarin'in Bareboat Charter sistemini ülkeye tanıtan yedi tane Kekova yelkenlisi de bu suların öncüsüydü.
Eski Dostluklar ve Deniz Ticaret Odası'na Uzanan Yol
Kaleiçi Yat Limanı’nın en güzel zamanlarıydı... 12 nolu dükkanımızı henüz yeni açmışız; heyecanla etrafı tanımaya, çevre yapmaya çalışıyoruz. Tam o günlerde baba dostumuz ve Burdur’dan çocukluk arkadaşım Hüsnü Çöllü hayırlı olsuna geldi. Benim Antalya’ya gelip dükkan açmama yürekten sevinen Hüsnü, o ilk adımlarımda beni hiç yalnız bırakmadı. Zaman içinde kendisi de eski sanayi sitesinde dükkan açarak benim gibi bir deniz sevdalısı ve meslektaşım oldu. Sektörümüze uzun yıllar birlikte hizmet ettik; İMEAK Deniz Ticaret Odası Antalya Şubesi’nin oluşumunda ve TURMEPA Deniz Temiz Derneği Antalya Şubesi'nde birlikte büyük emekler verdik. Bugün geriye dönüp baktığımda; ben ticareti bıraktım ama sektör beni bırakmıyor. Hüsnü Çöllü hâlâ azimle ve kararlılıkla büyümeye devam ediyor. Maşallah diyelim, yolu hep açık olsun.
Limanın Ruhunu Yaşatan Tekneler ve Unutulmaz Kaptanlar
O yıllarda Antalya Yat Limanı’na karakterini veren ahşap ve yelkenli tekneler ile sahipleri, limanın asıl ruhunu oluşturuyordu:
- Mustafa Ekizler Kaptan: Gazi Mustafa Kemal Atatürk Antalya’ya geldiğinde onu denizde ilk karşılayan Kaptan’dı. Teknesinin ismi "HÜDA'YA EMANET" idi. Tam bir kuş dostuydu; limandaki kuşları her gün elleriyle beslerdi. Aynı zamanda İskele Camii’nin temizliğini, bakımını yapar, gönüllü olarak ezanını okurdu. Vefat ettiğinde cenazesi limandan ebediyete uğurlanırken, hayatı boyunca beslediği o kuşlar tabutunun üstüne konarak ona son yolculuğunda eşlik ettiler. Mekanı ve rotası cennet olsun.
- Sumar 2 Yatı ve Pehlivan Mustafa: Zamanın ilk yacht charter teknelerinden olan Sumar 2'nin sahibi, denizcilik camiasında Pehlivan Mustafa olarak bilinen Mustafa Büyükkurt idi. Kendisiyle hem çok güzel alışverişlerimiz oldu hem de İMEAK Deniz Ticaret Odası (DTO) Yönetim Kurullarında uzun yıllar omuz omuza, büyük bir uyumla birlikte çalıştık. Allah selamet versin.
- Süllüler’in İki Kardeş Yatı: Nuri Süllüler ve Nurettin Süllüler (Çorapçı) kardeşlere aitti. Teknenin dümrenindeki Nurettin Çorapçı Kaptan, hiç yüzme bilmediği için denizden çok korkar, bu yüzden teknesini her zaman olağanüstü bir dikkat, temkin ve titizlikle kullanırdı.
- FuGu Teknesi: Bülent Eyilik ve Sevinç Eyilik çiftine ait, Fibrotek yapımı muazzam bir karpuz koç tekneydi. Cemal Kaptan tekneyi her gün titizlikle yıkar, adeta jilet gibi tertemiz yapardı.
- Sinbad Yatı: Liman tarihinde bizlerde derin bir hatırası olan, Ceylan Kaptan’ın emektar ve asil Sinbad yatının da buradan hakkını teslim edelim. Ruhu şad, mekanı ve rotası cennet olsun inşallah.
- Sevdam Yatı: İş adamı Abdi Ülgen’e aitti ve ünlü sanatçı Sevda Karaca ile birlikte uzun süre limanın seçkin konukları olarak burada kaldılar.
- Mahmut Konuk’un asil teknesi Çakabey, Hüsnü Ekizler’in Barış yatı, Sabri Zafer’in Rüyam teknesi, Hasan Kılınçay’ın Alaiye yatı, Hortum Yılmaz’ın meşhur Renate kayığı, Aziz Kilit’in Şima 1 yatı ve Hüseyin Manavuşak’ın kalender Boşver teknesi limanın silüetini tamamlardı.
- Profesör Dr. Çetin Büyükberker ile Dişçi Rıza’nın (Rıza Aker) meşhur Trandili; Sedat Usta’nın (Sedat Geldeç) yelkenli Rapsodi’si ve Felek Usta lakaplı İsmail Şeyda Üreğen amcamızın bizzat işlediği Şeyda 1 teknesi o dönemin işçilik zirveleriydi.
Eğlencenin İlkleri, Yıldızlar Geçidi ve Direksiyondan Dümene Geçenler
O yıllarda Antalya açığına devasa Amerikan gemileri demirler, askerler büyük canlılık bırakırdı. Komşumuz olan AntMarin acentesi Amerikan gemilerinin tüm lojistik ihtiyacını karşılar, operasyonları yönetirdi. Hatta o günlerin samimi esnaf ruhunun bir hatırası olarak, Bilen Akıncı dükkanıma gelip her seferinde "İzzet, usturmaça var mı?" diye takılır, neşeli şakalarıyla limana neşe katardı.
O dönemler iskelede tam iki tane taksi durağı bulunurdu ve ortam acayip hareketli, cıvıl cıvıldı. Zaman içinde bu duraktaki şoför esnafından bazıları kara trafiğini ve direksiyonu bırakıp denize sevdalandılar, yatçı oldular. İşte onlardan birisi de benim kadim dostum, Hanifi Demirkıran idi.
Kendisiyle limanın o şanlı yıllarında çok ama çok güzel anılar biriktirdik. Allah selamet versin.
Liman esnaflarımızdan Kaya Gürlersan (Deniz 1), Doğan Özüt (Martı) ve Can Akcan (Fora-C) tekneleriyle limanı zenginleştirdi. Dükkanımızın hemen arkasındaki Yat Limanı Diskosu Street, Cece Bar, Adalya Bar ve Mr. White eğlencenin ilk adresiydi. Ali Pur’un ünlü Orkinos Lokantası, Kulüp 29, Yat Restoran, Kral Sofrası, Cafe Yelken, Yakamoz Restaurant ve İbrahim ile Ziya Zeytinoğlu kardeşlerin her akşam tıklım tıklım dolu olan meşhur Ahtapot Restaurant'ı dönemin lezzet zirveleriydi.
İskelenin o meşhur, her daim cıvıl cıvıl olan sofralarında taze balığın ve dostluğun adresi ise "Balıkgözü" balıkçı kayığıyla Sami Büyükkurt idi; onun getirdiği deniz kokulu taze taze balıklarını ve kadim dostluğunu unutamam. Tabii burada, işinin erbabı, adam gibi adam, boyacı Ruhi Abimizi de rahmet ve özlemle anmadan geçemem. Ruhi Abi bizim çok kadim bir dostumuzdu.Rahmetli abim Avukat Hüseyin Fahri Ünlü Antalya’ya her geldiğinde, Ruhi ağabey o meşhur "DAMLA"isimli kayığında, o emektar denizci elleriyle balıkları pişirir, bizlere unutulmaz lezzet sofraları kurardı. Mekanı ve rotası cennet olsun.
Adalya Bar'da özellikle hafta sonları Eskişehir’den ortaokul arkadaşım sevgili Vahdet Narın ve Kadir Dalkıran birlikte sahne alırlardı. Ellerinde gitarları, dillerinde en güzel nostalji şarkılarıyla tüm masaları hıncahınç doldururlardı. Nefeslerine sağlık, bizler de büyük bir keyifle onlara eşlik eder, o tarihi kemerlerin altında unutulmaz geceler yaşardık.
Kaleiçi Yat Limanı yıllar içinde Sanat Güneşimiz Zeki Müren, Emel Sayın, Müjde Ar, Tarık Tarcan, Nilüfer, Sibel Can ve Metin Akpınar'ı; yeraltı ve iş dünyasından İnci Baba, Enis Karaduman, Sedat Peker, Alaaddin Çakıcı ve lüks yatı ile konaklayan Turan Çevik gibi binlerce ünlü ismi ağırladı
Kaybolan Özgürlük ve Ödüle Uzanan Yol
Bugün Deniz Polisi’nin olduğu o korunaklı mıntıka, o yıllarda tamamen halka açık, insanların denize girdiği rengarenk bir yaşam alanıydı. Bu kolektif emeğin meyvesi gecikmedi; projemiz 28 Nisan 1984 tarihinde FIJET tarafından turizmin en prestijli ödülü sayılan "Altın Elma" (Turizm Oskarı) ile ödüllendirildi [Kaleiçi]. Bugün Antalya Yat Limanı’nın taş duvarlarında yürürken duyulan dalga sesleri; aslında bizim hikayemizi, eski esnafın o paha biçilemez güvenini, o dükkanlarda filizlenen kadim dostlukları ve o cıvıl cıvıl güzel günleri fısıldamaya devam ediyor.
[YAZAR NOTU]
Bu kıymetli kent hafızasını kayıt altına almam fikrini bana öneren ve teşvik eden çok kıymetli Prof. Dr. Faik Ardahan hocama kalbi şükranlarımı sunarım. Geçmişine sahip çıkan, geleceğine yön verir!

