On beş gün önce Marmara Denizinde, ALSU ve Tuğberk İmamoğlu isimli iki Türk Bandıralı ticari gemi iddialara göre gece saat 03.00 sularında çarpıştı ve İmamoğlu gemisi “11 dakika” içinde battı.
Çarpışma sonunda batan İmamoğlu gemisinin 10 kişilik mürettebatı kayboldu ve hala kayıp olarak değerlendiriliyor…
Yapılan açıklamalara ve uzman raporlarına göre çarpışan ALSU isimli diğer gemide “kayda değer hiçbir hasar oluşmamış…”
İşte benimde kafamı bulandıran ve peş peşe sorular oluşmasına yol açan şey de tam bu noktada.
“Düşünebiliyor musunuz, iki gemi çarpışıyor, birisi 11 dakikada batıyor, diğerinde hasar yok…”
Konuyu denizcilik alanında uzman olan kişilere danıştım ve bunu sordum…
Böyle bir şey mümkün mü, dedim ve hemen hepsi de şunu söylediler.
“İki gemiden birisinin batabileceği derecede şiddetli çarpışma olmuşsa diğer geminin ciddi hasar almaması mümkün değildir…”
Yine uzmanlara sordum;
İki geminin çarpışması sonunda birisi 11 dakika gibi bir sürede batabilir mi?
Verilen cevaplar şunlar oldu.
“Eğer batan gemi sualtı seviyesinin altında bir darbe ve parçalanma almışsa gemi çok hızla su alarak batabilir.
Ancak iki geminin çarpışması her ikisinde de sualtı seviyesinde hasar oluşturmaz.
Fiziki olarak bu olmaz çünkü gemilerin yapısı V şeklindedir ve su altı seviyesinde birbirlerine dokunmaları mümkün değildir…
Ancak sualtı seviyesinde ciddi bir yarık oluşur ve birden fazla olan su geçirmez bölme aynı anda su alırsa kısa sürede batar…”
Peki bunun tespitinin yapılabilmesi için ne yapılması gerekir, diye yeniden sordum ve aldığım cevap şu şekilde oldu.
“İmamoğlu gemisinin batışının gerçek nedeni bu geminin hasar durumunun incelenmesiyle ortaya çıkabilir.
Ancak bu aşamada bu mümkün gibi görülmüyor, çünkü geminin Marmara Denizinin en derin yeri olan 900 metre derinlikte olduğu tespit edildi.”
Ve açıklamalarının devamında bu derinlikte bir geminin teknik incelemesinin yapılabilmesi için gerekli olan sualtı araçlarının ve bu derinliğe inebilecek insan kaynaklarının henüz olmadığı belirtildi.
Bir diğer muamma ise kayıp 10 denizci…
Bunlar gemiyle birlikte batıp hayatlarını kaybetmiş olabilirler…
Ancak ilk belirlemeler göre gemideki iki kurtarma filikasının birisi bulundu ama diğeri hala yok.
Yine uzman görüşüne göre, gemilerde batma tehlikesi olduğunda mürettebat en geç 4 dakika içinde kurtarma filikalarına ulaşıp gemiden ayrılabilirler…
Acaba bu 10 kişi kayıp denilen diğer kurtarma filikasıyla kurtulmuş olabilirler mi?
Böyle bir ihtimal hala var ama 15 gündür de bulunamadılar…
Kısacası bu kadar kafa karıştıran sorular ortada dururken insanın aklına ister istemez bu gemi battı mı, yoksa batırıldı mı kuşkusu gelip oturuyor.
Bu olayın nedenleri ve sonuçları arasında bir bağ kurulabilmesi için bana göre İmamoğlu gemisinin gerçek anlamda taşıdığı yükün incelenmesi gerekir…
Keza her iki geminin personel geçmişleri ve sahipleri hakkında bir araştırma yapılmalıdır.